top of page
  • Avukat Baran DELİL

Boşanma Davasında Sosyal ve Ekonomik Araştırma Raporu(SED Raporu) 2024

Delil Hukuk Bürosu

sed raporu sosyal ekonomik durum araştırması
 

Makale İçeriği:

 

SED Raporu Nedir?


SED raporu, sosyal ve ekonomik durum araştırma raporunun kısaltmasıdır. Mahkeme tarafından davanın tarafı olan kişilerin sosyal ve ekonomik durumlarının çeşitli sebeplerle araştırılması gerekebilir. Sosyal ve ekonomik duruma ilişkin olarak gerçekleştirilecek olan araştırma, ilgili kolluk birimleri tarafından yapılır. SED raporunda kişilerin aylık ve yıllık gelirleri, sahip oldukları araçları ve taşınmazları vb. malvarlığı değerlerine dair bilgiler yer alır.


Sosyal ve ekonomik durum araştırması raporu: Boşanma davası, evlat edinme davası, vesayet davası, velayet davası, nafaka davası, muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası gibi birçok davada gündeme gelebilmektedir; ancak bu makalemizde özellikle boşanma davalarındaki kullanımı üzerinde duracağız.



Boşanma Davasında Niçin SED Raporu Alınır?


Boşanma davasında eşlerin malvarlıklarının ve gelir düzeylerinin tespiti, sosyal ve ekonomik durumlarının öğrenilmesi son derece elzemdir. Çünkü boşanma davasında nafaka ve tazminat gibi boşanmanın ferilerine ilişkin hususların hükme bağlanıp bağlanmayacağı ya da hükme bağlanacaklarsa bu kalemlerin tutarının ne kadar olacağı hususunda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının da çok büyük etkisi bulunmaktadır.


Boşanma davasında sosyal ve ekonomik araştırma raporunun niçin alındığının doğru anlaşılması için, öncelikle boşanma davasında yargılama usulü ile deliller konusunun kavranması gerekmektedir. Çünkü sosyal ve ekonomik durum araştırması, boşanma davasında yargılama usulü ve deliller sorununun doğal bir sonucu olarak kullanılmakta olan bir müessesedir.



Boşanma Davasında Yargılama Usulü ve Deliller


Boşanma davası tarafların kendi aralarında anlaşma iradesine sahip olup olmamalarına göre çekişmeli boşanma davası ve anlaşmalı boşanma davası olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Anlaşmalı boşanma davalarında taraf iradelerine göre işlem yapılacağı için sosyal ve ekonomik durum araştırmasına gerek görülmemektedir. Ancak anlaşmalı boşanma dava dosyasına sunulan anlaşmalı boşanma protokolünde velayete ilişkin hükümlerin de yer alıyor olması halinde, bazı aile mahkemesi hakimleri tarafından çocuğun üstün yararı ilkesi gözetilerek sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmasına karar verilmekte olduğu da görülmektedir.


Bu tip istisnai durumların haricinde, sosyal ve ekonomik durum araştırması genellikle çekişmeli boşanma davalarına ilişkin olarak kullanılan bir enstrüman olagelmektedir. Çünkü çekişmeli boşanma davalarında tarafların birbirlerine kusur izafe etmeleri ve ileri sürdükleri hususları hukuka uygun deliller ile ispat etmeleri gerekmektedir.


Boşanma davasında kullanılmakta olan deliller her somut olaya göre değişiklik göstermekle birlikte genellikle: Tanık beyanı, otel kayıtları, ses ve görüntü kayıtları, banka kayıtları ve banka hesap dökümleri, sosyal medya yazışma ve içerikleri, mesajlaşma ekran görüntüleri, telefon SMS ve arama HTS kayıtları, nüfus kayıtları, tapu ve araç sicil kayıtları, SGK kayıtları, darp raporu gibi deliller kullanılmaktadır.


Ancak boşanma davasında kullanılacak olan delillerin hukuka aykırı olmaması gerekmektedir. Hukuka aykırı delillerin boşanma davasında kullanılmasının yaptırımı, söz konusu delillerin hükme esas alınmamasının yanında bu delillerin niteliğine göre cezai yaptırımlara maruz kalınması olabilmektedir. Bu nedenle boşanma davalarının mutlaka alanında uzman Ankara boşanma avukatı ile görüşülüp hukuki danışma ve dava temsil hizmeti temin edilerek görülmesi tavsiye edilmektedir. Örneğin bir eşin telefonuna yüklenen casus yazılımla elde edilen mesajlaşma ekran görüntüleri ya da ses ve görüntü kayıtları, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak elde edilmesi suçu ve/veya özel hayatın gizliliğini ihlal suçuna sebebiyet verebilir ve bu nedenle bu delilleri kullanan kişiler hakkında cezai soruşturma ve kovuşturmalar gerçekleştirilebilir.



Boşanma Davasında SED Raporu


Boşanma davasında SED raporu: velayet, nafaka ve tazminata ilişkin olarak karar verilirken dikkate alınması gereken unsurlardan biridir. Bunun yanında mal paylaşımına ilişkin olarak gerçekleştirilen mal rejiminin tasfiyesi ile katkı payı, katılma payı, değer artış payı alacaklarının belirlenmesinde de önemli amaçlara hizmet edebilmektedir.


a) Boşanmada SED Raporunun Nafakaya Etkisi


Hukuk sistemimizde 4(dört) çeşit nafaka bulunmaktadır, bunlar:

Tedbir nafakası, boşanma davası boyunca yoksulluğa düşeceği tespit edilen eşe ya da müşterek çocuğun geçici velayeti kendisine bırakılana bağlanır ve tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için tarafların kusurluluk durumlarına bakılmaz. Tedbir nafakası, boşanma davası süresince devam edecek şekilde hükmedilir ve tüm diğer şartların varlığı halinde boşanma davasının sona ermesi akabinde iştirak nafakası ve/veya yoksulluk nafakası olarak devam eder.


İştirak nafakası, müşterek çocuğun velayetini kazanan eşe bağlanır ve diğer eşin de geliri oranında müşterek çocuğun giderlerine katılımını sağlamak amacıyla ödenir.


Yoksulluk nafakası ise, boşanma davası sonrasında yoksulluğa düşecek olduğunu ispat eden eşin kusurunun, diğer taraftan daha ağır olmaması şartıyla bağlanacak olan nafaka türüdür.


Sosyal ve ekonomik araştırma raporu, tarafların boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olup olmadıklarının tespiti amacıyla kullanılmakla beraber, yoksulluk nafakası ve yoksulluk nafakasına geçmek üzere geçici olarak hükmedilecek olan tedbir nafakasına hükmedilmesi talebinde bulunan eş lehine yoksulluk nafakası ya da tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için gerekli unsurlardan birisidir. Özellikle sigorta kayıtlarının usulsüz tutulduğu ya da sigorta girişinin yapılmadığı iddialarının mevcudiyeti halinde banka kayıtları ile SED raporunun önemi artmaktadır.


İştirak nafakası ve çocuğun giderleri için geçici olarak bağlanan tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için genellikle SED raporuna ihtiyaç duyulmaz. Ancak hükmedilecek olan iştirak veya tedbir nafakasının miktarının belirlenmesi açısından SED raporu önem arz etmektedir.


b) Boşanmada SED Raporunun Tazminata Etkisi


Boşanma davasının ferilerinden birisi de tazminat hususudur. Boşanmada maddi ve manevi tazminat miktarının belirlenmesinde en önemli faktörlerden birisi de tarafların sosyo-ekonomik durumlarıdır. Örneğin aynı kusurlu davranışı sergilemiş olmalarına rağmen farklı sosyo-ekonomik statüye sahip olan kişiler aleyhine hükmedilecek maddi ve manevi tazminat miktarları aynı olamayacaktır. Bu nedenle tazminata hükmedilirken dikkate alınması gereken hususlardan biri de, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ilişkin araştırma raporudur.


c) Boşanmada SED Raporunun Velayete Etkisi


18 yaşından küçük müşterek çocukların velayeti, kamu düzenine ilişkin bir meseledir ve taraflarca bu hususa ilişkin detaylandırılmış herhangi bir talep bulunmasa dahi, boşanma davasına bakmakta olan hakim tarafından velayet hususunun incelenip hükme bağlanması gerekir.


SED raporu tarafların sosyo-ekonomik durumlarının araştırılarak raporlanmasıdır ve bu nedenle çocuğun üstün yararı ilkesinin yerine getirilmiş olması adına sosyal ve ekonomik durum araştırmasının da dikkate alınması gerekmektedir.


d) Boşanmada SED Raporunun Mal Paylaşımına Etkisi


Boşanma davasında alınan sosyal ve ekonomik durum araştırma raporunda bir eşin diğerinden habersiz sahip olduğu taşınır ve taşınmaz mallara ilişkin bilgi edinilebilir. Bu durum birçok evli çift açısından anlaşılmaz olarak görülse de bazı evliliklerde eşlerin birbirlerinden habersiz olarak taşınır veya taşınmaz malvarlıkları edindikleri görülmektedir. Özellikle eşine ekonomik şiddet uygulayan kişiler tarafından, yıllar içerisinde ortak gelirlerle yapılan tasarruflar ve harcamalara ilişkin olarak diğer eşe yeterince bilgi verilmediği görülmektedir. Bu şekilde sosyal ve ekonomik araştırma raporunda yer alan bilgiler de mal rejiminin tasfiyesi davasının açılması ile bu mallara ihtiyati tedbir konulması konusunda önem arz eden istihbari unsurlar olagelmektedir.



Boşanma Davasında Tekrar SED Raporu Alınmasını Gerektiren Haller


Boşanma davasının tarafı olan eşlerin sosyal ve ekonomik durumlarının değişikliğe uğraması halinde mahkemeden tekrar sosyal ve ekonomik durumun araştırılması talep edilebilir. Örneğin yoksulluk nafakası niteliğinde geçici olarak tedbir nafakası almakta olan kadın eşin nafakayı kaybetmemek için sigortasız olarak çalışmaya başladığı bilgisini alan erkek eş tarafından bu husus mahkemeye bildirilebilir ve yeniden sosyal ve ekonomik araştırma raporu tanzim ettirilmesi mahkemeden talep edilebilir. Ayrıca SED raporunun gerçek duruma ya da usule veya esasa aykırı olması nedeniyle itiraz edildiğinde de tekrar SED raporu tanzim ettirilmesi gerekebilir.



Boşanma Davasında SED Raporuna İtiraz


Yukarıda detaylı olarak açıklamış olduğumuz nedenlerle, sosyal ve ekonomik durum araştırma raporunun boşanmaya ve ferilerine ilişkin olarak sonuca doğrudan ya da dolaylı etkileri olabilmektedir. Bu nedenle sosyal ve ekonomik durum araştırması sonucunda gerçek duruma aykırı hususların dosya muhteviyatına delil olarak girmesi, taraflar açısından hak kayıplarının doğmasına sebebiyet verebilecek nitelikte bir durum olmaktadır.


Dolayısıyla SED raporunun gerçek sosyal ve ekonomik durumu yansıtmadığını ya da başkaca herhangi bir sebeple usule ve esasa aykırı olduğunu iddia eden taraf, boşanma davasına bakan mahkemeden tekrar SED raporu tanzim ettirilmesini ya da bu hususun tespitine ilişkin olarak başkaca delillerin dosya muhteviyatına kazandırılmasıyla birlikte delillerin karşılaştırılmasını talep edebilir.



Yurt Dışında Yaşayan Kişi Hakkında SED Araştırması Nasıl Yapılır?


Boşanma davasının tarafı olan eşlerden birinin yurtdışında yaşıyor olması halinde, bir çok nedenden dolayı boşanma davası sürecinin uzaması riski söz konusu olmaktadır. Özellikle yurt dışında yaşayan eş bir de Türk vatandaşı olmayan bir yabancıysa, çeviri ve bilirkişi vb. işlemler nedeniyle en basit bir tebligat işlemi dahi aylar sürebilmektedir.


Yurt dışında yaşayan eşin sosyal ve ekonomik durumunun tespitine istinaden, o eşin bulunduğu ülkede yer alan konsolosluk veya büyükelçilik vasıtasıyla gerekli yazışmalar gerçekleştirilebilir. Ancak bu tip işlemler oldukça zaman almaktadır, dolayısıyla yurt dışında yaşayan eşin sosyal ve ekonomik durumunu tespite elverişli başkaca delillerin mevcut olması halinde, bu delillerin dosya muhteviyatına kazandırılması çok daha verimli olacaktır.


 

Boşanmada SED Raporuna İlişkin Yargıtay Kararları

 
  • Sosyal ve ekonomik durum araştırmasının yoksulluk nafakasına hükmedilmesi açısından önemine ilişkin karar,

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2021/6589 E., 2021/6310 K. sayılı kararı

"...

...

... Bozma sonrası yapılan yargılamada, mahalli mahkemece bozma kararına uyulmasına karar verilerek tarafların sosyal ve ekonomik durumları araştırılmış ve kadının yoksulluk nafakası talebi reddedilmiştir. Bozma sonrası yapılan sosyal ekonomik durum araştırmasında kadının asgari ücret aldığı, 500 TL kira ödediği ve ortak çocuklarla yaşadığı tespit edilmiştir. Erkeğin 2015 yılında yapılan sosyal ekonomik durum araştırmasına göre, 5000 TL kazandığı, kendi mülkünde oturduğu, evi ve dükkânının olduğu ve dosya kapsamında yer alan nafaka artırımı dava dosyası içindeki sosyal ve ekonomik durum araştırmasına göre de babası ile birlikte çalıştığı, babasının dükkânına ait malları her gün kamyonet ile pazarlara götürüp sattığı tespitleri yer almıştır. Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir (TMK m. 175/1). Dosyanın tetkikinden, boşanmaya sebep olan olaylarda kusuru bulunmadığı anlaşılan kadının boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceğinin anlaşılması karşısında; yoksulluk nafakası talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ile talebin reddine karar verilmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulmasını gerektirmiştir. ...

...

..."


 
  • Sosyal ve ekonomik durum araştırmasının, nafaka miktarının belirlenmesi açısından önemine ilişkin karar,

  • Taraflardan biri hakkında sosyal ve ekonomik duruma istinaden emniyet tarafından tespit yapılmamış olmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin karar,

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016/24210 E., 2018/10427 K. sayılı kararı

"...

...

... b- Davacı kadının yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında, ev hanımı olup çalışmadığı tutanağa bağlanmış ise de, davalı erkek yönünden yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasında emniyet tarafından tespit yapılamadığı bildirildikten sonra tekrar araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı erkeğin sosyal ve ekonomik durumu araştırılarak, gerçekleşecek sonucu uyarınca yoksulluk nafakası miktarı hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...

...

..."


 
  • Sosyal ve ekonomik durum araştırmasının eksik gerçekleştirilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve bozma nedeni olduğuna ilişkin karar,

  • Hükmedilecek olan tazminat ve nafaka miktarlarının belirlenmesinde sosyal ve ekonomik durum araştırmasının önemine ilişkin karar,

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2019/1506 E., 2019/7045 K. sayılı kararı

"...

...

...

1-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran davacı kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Türk Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddeleri nazara alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat (TMK m. 174/2) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

2-Mahkemece verilen ilk hüküm Dairemizin 13.02.2018 tarihli bozma ilamı ile "Davacı kadının usulünce ekonomik ve sosyal durumu araştırılarak, çalışıp çalışmadığı, çalışıyor ise kazancının kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı, sürekli ve düzenli gelir getiren mal varlığı değerinin bulunup bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin belirlenmesi, gerçekleşecek sonucuna göre yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi” gerekçesiyle bozulmuş, bozma sonrası mahkemece yaptırılan 09.07.2018 tarihli ekonomik sosyal durum araştırma raporunda ev hanımı olduğu belirtilmiş yine dosya içerisine alınan Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre de kadının belirli aralıklarla çalışmalarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece yeniden usulünce tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılarak, kadının sürekli ve düzenli bir işte çalışıp çalışmadığı, çalıştığının tespit edilmesi halinde, çalışması karşılığında elde ettiği gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığı, kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunup bulunmadığı araştırılarak, gerçekleşecek sonuca göre kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. ...

...

..."


 
  • Sosyal ve ekonomik durumun araştırılmasına ilişkin olarak çelişkili bir şekilde tanzim edilen raporların varlığı halinde gerçek durumun tespitinin sağlanması adına yeniden SED raporu alınması gerekeceğine ilişkin karar,

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2020/3072 E., 2020/4482 K. sayılı kararı

"...

...

... 3-Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar veren mahalli mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verilmiş ve kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir (TMK m. 175/1). Bozma ilamından önce yapılan sosyal ekonomik durum araştırmasında kadının çalışmadığı ve geliri olmadığı belirtilirken, bozma ilamından sonra yapılan 11/10/2019 tarihli sosyal ekonomik durum araştırmasında kadının çalıştığı ve bir adet otomobilinin olduğu ifade edilmiş; 28/10/2019 tarihli sosyal ekonomik durum araştırmasında ise kadının çalışmadığı belirtilmiştir. Dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarında davacı kadının çalıştığı ifade edilmiştir. Bu durumda, mahkemece yeniden usulünce tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılarak, kadının sürekli ve düzenli bir işte çalışıp çalışmadığının, çalıştığının tespit edilmesi halinde çalışması karşılığında elde ettiği gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığının, kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunup bulunmadığının belirlenerek sonuca göre kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. ...

...

..."


 
boşanma avukatı ankara

bottom of page