Aile HukukuBağlı olduğu rehber: Aile Hukuku Nedir? Aile Hukuku Davaları Nelerdir?
Avukatsız Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır? 2026
Anlaşmalı boşanma davasında avukatla temsil zorunlu değildir; dava açmaya ehil her eş dilekçesini kendisi hazırlayabilir, davayı bizzat açıp takip edebilir. Dava, eşlerden birinin yerleşim yerindeki ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yerdeki aile mahkemesinde, adliyeden ya da e-imzayla UYAP Vatandaş Portalından açılır. Boşanma kararı için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, iki eşin duruşmada hâkim tarafından bizzat dinlenmesi ve boşanmanın mali sonuçlarıyla çocukların durumuna ilişkin anlaşmanın hâkimce uygun bulunması gerekir.
Anlaşmalı Boşanma Davası Avukatsız Açılabilir mi?
Evet. Halk arasında avukatsız anlaşmalı boşanma denilen yol, eşlerin anlaşmalı boşanma davasını kendilerini avukatla temsil ettirmeden açmaları ve duruşmayı bizzat takip etmeleridir. Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesi dava takibini kural olarak baroya kayıtlı avukatlara bırakmakla birlikte, aynı maddenin üçüncü fıkrası kişilerin kendi davalarını bizzat açabileceğini açıkça düzenler:
Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinin üçüncü fıkrası:
“Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir.”
Anlaşmalı boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 166. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen ve eşlerin hem boşanmada hem de boşanmanın sonuçlarında uzlaştığı boşanma yoludur. Davanın genel çerçevesi, süresi ve ferileri anlaşmalı boşanma davası yazımızda anlatılmıştır; aşağıda davanın avukat olmadan nasıl açılıp yürütüleceği ve bu yolda karşılaşılabilecek usul sorunları ele alınmaktadır.
Davanın avukatsız açılabilmesi, sonuçlarının hafife alınabileceği anlamına gelmez. Anlaşmalı boşanmada imzalanan protokol ve duruşmadaki beyanlar, boşanmanın mali sonuçlarını kural olarak bir daha açılmamak üzere kapatır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.05.2019 tarihli ve 2017/3067 E., 2019/512 K. sayılı kararında, mahkeme huzurunda boşanmada ve mali sonuçlarda uzlaşarak boşanan kadının yaklaşık dokuz yıl sonra açtığı tazminat davası konu edilmiştir. Kurul bu davada “Böyle bir durumda tarafların boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin aralarındaki ihtilafı nihai olarak çözdükleri ve ilişkilerini tasfiye ettikleri kabul edilir.” ve “Bu itibarla anlaşmalı boşanmadan sonra artık boşanma sebebiyle (TMK md. 174/1,2) maddi ve manevi tazminat istenemez.” demiştir (oy birliği). Boşanmadan doğan diğer talepler için de süre kısadır: TMK’nın 178. maddesine göre “Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.” Uygulamada anlaşmalı boşanmayı hukuki destek almadan tamamlayan kişilerin, protokolde bir hakkın eksik ya da yanlış yazıldığını ancak yıllar sonra fark ettiği sık görülmektedir; bu aşamada hak kaybını geri almak çoğu zaman mümkün değildir. Bu nedenle protokol, imzalanmadan önce hukuki sonuçlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Randevu İçin Arayınız
Görüşmeler randevu ile, büroda ya da telefonla veya WhatsApp, Google Meet ya da Zoom Meetings gibi araçlarla çevrim içi olarak yapılabilir.
Anlaşmalı Boşanmanın Şartları Nelerdir?
Anlaşmalı boşanmanın şartları TMK’nın 166. maddesinin üçüncü fıkrasında sayılmıştır:
Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin üçüncü fıkrası:
“Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.”
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.04.2019 tarihli ve 2017/2650 E., 2019/485 K. sayılı kararında bu hüküm dört şarta ayrılmıştır:
- Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır.
- Eşler mahkemeye birlikte başvurmalı ya da bir eşin açtığı davayı diğeri kabul etmelidir. Kurula göre “Burada önemli olan tarafların boşanma iradelerini aynı anda ve duruşmada hâkime beyan etmesidir.”
- Eşler iradelerini hâkime bizzat açıklamalıdır.
- Eşler boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu konusunda anlaşmalı, bu anlaşmayı hâkimin onayına sunmalıdır.
Davayı avukatsız açacak eşlerin dava dilekçesini vermeden önce en çok dikkat etmesi gereken şart, bir yıllık süredir. Bir yıl, dava tarihine göre hesaplanır ve bu süre dolmadan anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Süre dolmadan açılan davanın akıbeti konusunda ise Yargıtay kararlarında iki farklı ifade bulunmaktadır:
- Hukuk Genel Kurulu yukarıdaki kararında şartları açıklarken, bir yıl şartı bulunmuyorsa “Aksi taktirde hâkim diğer şartları incelemeden boşanma davasını reddetmelidir.” demiştir.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise 24.04.2014’te evlenip 08.10.2014’te dava açan eşler hakkında verilen anlaşmalı boşanma kararını 21.03.2016 tarihli ve 2015/14811 E., 2016/5467 K. sayılı kararıyla oy birliğiyle bozmuştur. Daireye göre bir yıl şartı “bir dava şartı olmayıp, birliğin temelinden sarsılmış sayılacağına ilişkin yasal karinenin temel unsurudur”. Dava tarihinde evlilik bir yılını doldurmamışsa bu karineye dayanılamaz. Bu yüzden eşlere delil gösterme imkânı tanınmalı ve boşanma sebebinin bulunup bulunmadığı, şiddetli geçimsizlik gibi genel hükümlere göre toplanan delillerle belirlenmelidir.
Hangi yol izlenirse izlensin, bir yıl dolmadan verilen dilekçe anlaşmalı boşanmanın kısa yolunu kapatır.
Anlaşmalı Boşanma Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Boşanma davalarına aile mahkemesi bakar (4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4. maddesi). Aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu davalara Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (aynı Kanun’un 2. maddesi).
Yetkili mahkeme TMK’nın 168. maddesinde gösterilmiştir:
Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesi:
“Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.”
Eşler ayrı şehirlerde oturuyorsa dava ikisinden birinin yerleşim yerinde açılabilir. Duruşmaya iki eşin de bizzat katılması gerektiğinden, mahkeme seçilirken eşlerin o gün hangi adliyeye ulaşabileceği de dikkate alınmalıdır.
Avukatsız Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Dava, dava dilekçesiyle açılır; eşlerin anlaşması dilekçeye eklenen ve eşlerce imzalanan protokolle sunulabilir. Eşler tek dilekçeyle birlikte başvurabileceği gibi, bir eş davayı açıp diğer eş duruşmada davayı kabul de edebilir. Protokolün ne içermesi gerektiği aşağıda ayrıca anlatılmıştır.
a) Adliyeden Başvuru
Dilekçe ve protokol, yetkili mahkemenin bulunduğu adliyeye verilir. Davacı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 120. maddesine göre dava açarken yargılama harçlarını ve her yıl yayımlanan gider avansı tarifesindeki tutarı mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yetmediği dava sırasında anlaşılırsa mahkeme eksiğin tamamlanması için iki haftalık kesin süre verir. Harç ve avans tutarları her yıl yeniden belirlendiği için güncel tutar, başvuru günü adliyede ya da UYAP Vatandaş Portalındaki harç hesaplama ekranında öğrenilir.
b) UYAP Vatandaş Portalından Başvuru
Dava, adliyeye gitmeden UYAP Vatandaş Portalından da açılabilir. Ancak portala e-Devlet şifresiyle girmek yeterli değildir. UYAP’ın kullanım kılavuzuna göre e-Devlet şifresiyle giriş yapan kişi dosyalarını ve evrakını görebilir; dava açmak ve mahkemeye evrak göndermek için elektronik imzayla giriş yapması gerekir. Dava online açılsa da duruşma yine yapılır; eşlerin hâkim tarafından dinlenmesi şartı ortadan kalkmaz.
c) Masrafları Karşılayamayanlar İçin Adli Yardım
Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zora sokmadan yargılama giderlerini ödeyemeyecek durumdaki kişi, talebi açıkça dayanaktan yoksun değilse adli yardımdan yararlanabilir (HMK’nın 334. maddesi). Adli yardım, davanın görüleceği mahkemeden istenir; talep edenin iddiasının özetini ve mali durumunu gösteren belgeleri sunması gerekir, bu talebe ilişkin evrak harç ve vergiden muaftır (HMK’nın 336. maddesi). Avukatlık ücretini de karşılayamayanlara ayrıca Avukatlık Kanunu’nun 176. maddesindeki adli yardım kapsamında avukatlık hizmeti sağlanır; bu yol seçilirse dava artık avukatsız yürümez.
Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Neler Yer Almalıdır?
Protokolde en azından TMK’nın 166. maddesinin üçüncü fıkrasındaki iki konu düzenlenir: boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu. Hukuk Genel Kurulunun yukarıda anılan 2019/485 K. sayılı kararına göre mali sonuçlar maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasıdır; çocukların durumu ise velayet, velayeti almayan eşle çocuk arasındaki kişisel ilişki ve iştirak nafakasıdır. Bu konuların ayrıntısı için nafaka, velayet davası ve kişisel ilişki yazılarımıza bakılabilir.
Eşlerin anlaşması tek başına yetmez; hâkimin onayı gerekir:
Türk Medeni Kanunu’nun 184. maddesinin 5 numaralı bendi:
“Boşanma veya ayrılığın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz.”
Anlaşmanın mutlaka yazılı bir protokolle sunulması da şart değildir. Hukuk Genel Kurulu aynı kararında bunu şöyle açıklamıştır: “Taraflar bu hususta mahkemeye bir protokol sunabilecekleri gibi, belirtilen tüm bu hususlarda mahkemeye sözlü olarak da beyanda bulunabilirler. Ancak ikinci durumda sözlü beyanın zapta geçirilmesi ve taraflarca imzalanması gerekir”. Uygulamada yazılı protokol, duruşmada neyin kabul edildiğini tartışmasız gösterdiği için daha güvenlidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesine göre mal rejiminin tasfiyesi, yani evlilik içinde edinilen malların paylaşımı, kanundaki “mali sonuçlar” kavramına girmez; ancak eşler isterse protokolde bunu da düzenleyebilir. Daire 28.04.2026 tarihli ve 2025/6039 E., 2026/4692 K. sayılı kararında şu uyarıyı yapmıştır: “Eşler, anlaşmalı boşanma davasında mal rejiminin tasfiyesi hususunda da anlaşma yapmak istiyorlarsa, bu hususun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta olması çok önemlidir.” Olayda eşler protokolde mal rejimine yer vermemiş, duruşmada yalnız “mal tasfiyesi talebimiz yoktur” demişlerdi. Daire bu sözün, mal rejiminden doğan alacaktan açık, kayıtsız ve şartsız bir feragat sayılamayacağını belirtmiş ve sonradan açılan alacak davasının reddine ilişkin kararı oy birliğiyle bozmuştur. Kendi başına hazırlanan protokollerde bu noktaya ayrıca dikkat edilmelidir; konunun ayrıntısı boşanmada mal paylaşımı yazımızda anlatılmıştır.
Protokole yanlış ya da eksik yazılan bir hüküm, karar kesinleştikten sonra kural olarak düzeltilemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 02.04.2026 tarihli ve 2026/147 E., 2026/3575 K. sayılı kararına konu dosyada eşler, kocaya ait bir taşınmazın kadına devredileceğini protokolde kararlaştırmış ve anlaşmalı olarak boşanmıştı. Kadın sonradan kendisine bırakılması kararlaştırılan yazlığın yerine protokole başka bir taşınmazın yazıldığını ve aldatıldığını ileri sürmüştü. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi kadına hak vermiş, Daire ise kararı oy birliğiyle bozmuştur. Daireye göre “mahkeme kararının eki sayılan protokol hükümlerinin ve kesinleşmiş mahkeme kararının dışına çıkılarak hatalı değerlendirme ile davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.” Taşınmazın ada, parsel ve bağımsız bölüm bilgileri, devrin ne zaman ve kimin masrafıyla yapılacağı gibi ayrıntılar bu yüzden protokole tapu kaydıyla karşılaştırılarak yazılmalıdır.
Protokolün madde madde nasıl yazılacağı ve hazır şablonların yol açtığı hatalar anlaşmalı boşanma protokolü yazımızda ayrıca ele alınmıştır. Düğün takıları için ziynet eşyası davası yazımıza bakılabilir.
Anlaşmalı Boşanma Davasında Duruşmada Neler Olur?
Dava açıldıktan sonra mahkeme dosyayı inceler ve duruşma gününü tensip zaptında belirler. Uygulamada tensip zaptı, duruşma ve kararın aynı güne denk geldiği dosyalar da vardır.
a) Eşlerin Duruşmada Bizzat Dinlenmesi
Hâkim, eşlerin boşanma iradesini serbestçe açıkladığına kendisi kanaat getirmelidir. Hukuk Genel Kurulu 2019/485 K. sayılı kararında bu şartı şöyle açıklamıştır: “Üçüncü koşul, eşlerin iradelerini hakime bizzat açıklamalarıdır. Hâkimin eşleri dinleyerek serbest iradelerinin oluşup oluşmadığına karar vermesi gerekir.” Eşlerin duruşmadaki boşanma ve protokol beyanları tutanağa geçirilir ve kendilerine imzalatılır; anlaşma protokol yerine duruşmada sözlü yapılıyorsa bu, Hukuk Genel Kurulunun yukarıdaki kararına göre zorunludur. Bu yüzden iki eşin de duruşmada hazır bulunması gerekir.
b) Hâkimin Protokolde Değişiklik Önermesi
Hâkim, eşlerin ve çocukların menfaatini gözeterek protokolde değişiklik yapabilir; ancak bu değişiklik eşlerce kabul edilmedikçe boşanma kararı verilemez. Hukuk Genel Kurulu, kişisel ilişki düzenlemesini uygun bulmayan mahkemenin eşlere sormadan kendi düzenlemesini kurmasını aynı kararında bozma sebebi saymış ve izlenecek yolu şöyle göstermiştir: “bu durumda yapılacak iş, taraflara bir öneride bulunmak, öneri kabul edildiği takdirde buna göre karar vermek, kabul edilmediği ve taraflarca anlaşmaya varılarak mahkemenin de uygun bulacağı yeni bir düzenleme de yapılmadığı taktirde, davanın Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi uyarınca çekişmeli boşanma davası olarak sürdürülüp sonucu uyarınca karar vermekten ibarettir.” Kurula göre “Tarafların boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkındaki düzenlemelerden birinde dahi anlaşmaya varmamış olmaları, Türk Medeni Kanunu'nun 166/3. maddesi uyarınca boşanma kararı vermeye engeldir.” Karar oy çokluğuyla verilmiştir.
Duruşmada protokolden farklı bir şey kararlaştırılırsa bu değişiklik tutanağa açıkça geçirilmeli ve hâkim tarafından onaylanmalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kesinleşmiş bir anlaşmalı boşanma kararının açıklanması (tavzihi) istenen dosyada 28.03.2023 tarihli ve 2022/11067 E., 2023/1361 K. sayılı kararıyla şu ilkeyi koymuştur: “Tarafların boşanma protokolü sonrasında protokolde varsa değişiklik iradesinin Mahkemeye taraflarca açıkça bildirilmesi ve irade değişikliğinin Hâkim tarafından onaylanması gerekir.” Hükümde protokolün aynen tasdik edildiği hâlde, hâkim onayı olmayan duruşma beyanlarına dayanılarak tavzih talebinin reddedilmesi oy birliğiyle bozulmuştur.
c) Eşlerden Biri Duruşmaya Gelmezse
Usulüne uygun davet edilen iki eş de duruşmaya gelmezse dosya işlemden kaldırılır; üç ay içinde yenilenmeyen dava açılmamış sayılır (HMK’nın 150. maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkraları). Eşlerden yalnız biri gelirse, gelen eşin talebiyle yargılamaya gelmeyenin yokluğunda devam edilir ya da dosya işlemden kaldırılır (aynı maddenin ikinci fıkrası). Gelmeyen eş bizzat dinlenemediği için o duruşmada anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Dava bu yüzden hemen reddedilmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 05.04.2016 tarihli ve 2015/15295 E., 2016/6842 K. sayılı kararında, birlikte dilekçe verip de biri ön inceleme duruşmasına gelmeyen eşlerin davasını delil bildirilmedi diye reddeden kararı oy birliğiyle bozmuş ve “Bu halde anlaşmalı boşanma davasının "çekişmeli boşanma" (TMK m. 166/1-2) olarak görülmesi gerekir.” demiştir. Dava bundan sonra dilekçelerin karşılıklı verilmesi, ön inceleme ve delillerin toplanmasıyla çekişmeli boşanma davası gibi yürür.
d) Duruşmaya Uzaktan Katılım
Taraf, talep ederse mahkemenin kararıyla duruşmaya ses ve görüntü aktarımıyla katılabilir (HMK’nın 149. maddesinin birinci fıkrası). Hukuk Muhakemelerinde Ses ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmelik’e (RG 30.06.2021, 31527) göre:
- talep UYAP mobil uygulamaları ya da Vatandaş Portalı üzerinden, duruşma gününden en az iki iş günü önce yapılır (8. madde);
- hâkim duruşmadan en az bir iş günü önce kabul ya da ret kararı verir ve bu karar kesindir (9. madde);
- avukatı olmayan taraf, bulunduğu yerdeki adliyede bu amaçla ayrılan yerden katılır; evden bağlanma yalnız hastalık, yaşlılık ya da engellilik sebebiyle karar verilmişse mümkündür (11. madde).
Uzaktan katılımda beyanların imzası ayrıca düzenlenmiştir. Yönetmelik’in 13. maddesine göre uzaktan katılan taraf davaya son veren feragat, kabul ya da sulh beyanında bulunursa mahkeme yeni bir duruşma günü belirler; beyan o gün mahkeme huzurunda yenilenip tutanak imzalanınca geçerli olur. İmza gereken diğer beyanlarda ise tutanak, katılımın yapıldığı adliyeye elektronik ortamda gönderilir ve orada imzalatılır. Ayrıca 7589 sayılı Kanun’la HMK’nın 149. maddesine eklenen dördüncü fıkra (yürürlük: 31.10.2026) da benzer bir ayrım getirmiştir:
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 149. maddesinin dördüncü fıkrası:
“Ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmasına karar verilenler hakkında, 154 üncü maddenin üçüncü fıkrasının (ç) bendinde belirtilen ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ile sulh olma hâlleri hariç olmak üzere, elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmaz.”
Anlaşmalı boşanma beyanının bu iki gruptan hangisine girdiği tartışmaya açıktır. Hukuk Genel Kurulu 2019/475 K. sayılı kararında “TMK'nın 166/3. maddesi uyarınca davanın kabulü, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 308. maddesinde düzenlenen "kabul" kavramından ayrılmaktadır.” demiş, anlaşmalı boşanmadaki kabulün davayı tek başına sona erdirmediğini belirtmiştir. Bu yüzden eşlerden biri uzaktan katılacaksa, talep yapılırken beyanının aynı duruşmada mı alınacağı yoksa yeni bir duruşmada mahkeme huzurunda mı yenileneceği mahkemeye sorulmalıdır.
Eşlerden Biri Anlaşmadan Dönebilir mi?
Evet. Anlaşmalı boşanma kararı kesinleşinceye kadar eşlerden biri anlaşmadan dönebilir ve dava çekişmeli boşanma davası olarak devam eder. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.04.2019 tarihli ve 2017/1941 E., 2019/475 K. sayılı kararında şöyle denmiştir: “Anlaşmanın diğer tarafı olan eşin hüküm kesinleşinceye kadar anlaşma iradesinden dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmadığından, taraflara iddia ve savunmalarını bildirmesi ve delillerini sunması için imkân verilerek davaya "çekişmeli boşanma" (TMK m. 166/1-2) olarak davaya devam edilmesi gerekir.”
Karar oy çokluğuyla verilmiştir. Kuruldaki görüşmelerde, boşanma kararı verildikten sonra yapılan dönmenin yalnız irade fesadı iddiasıyla dikkate alınabileceği görüşü de ileri sürülmüş, ancak Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de 02.11.2023 tarihli ve 2023/7871 E., 2023/5108 K. sayılı kararında aynı ilkeyi oy birliğiyle tekrarlamıştır.
Eşlerden biri anlaşmalı boşanma kararını istinaf ederse dosya çekişmeli olarak yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine dönebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi böyle bir dosyada bölge adliye mahkemesinin geri gönderme kararını kesin saymış ve 02.05.2019 tarihli ve 2018/4413 E., 2019/5344 K. sayılı kararında “İlk derece mahkemesinin kararı kaldırılmasıyla davaya çekişmeli şekilde devam edileceğine göre, taraflarca bildirilecek tüm deliller toplanıp değerlendirilmesi gerekecektir.” demiştir (oy çokluğu). Çekişmeli boşanmanın sebepleri ve ispatı için boşanma davası nasıl açılır yazımıza bakılabilir.
Anlaşmalı Boşanma Kararı Nasıl Kesinleşir?
Duruşmadan sonra gerekçeli karar yazılır ve eşlere tebliğ edilir. İstinaf süresi iki haftadır ve her eş için kendisine yapılan tebliğden itibaren işler (HMK’nın 345. maddesi). Süre içinde istinaf edilmeyen karar kesinleşir.
Eşler kararın daha erken kesinleşmesi için istinaf hakkından feragat edebilir; ancak bu, gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden sonra mümkündür:
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 349. maddesinin birinci fıkrası:
“Taraflar, ilamın kendilerine tebliğinden önce, istinaf yoluna başvurma hakkından feragat edemez.”
Tebliğden önce verilen feragat dilekçesi sonuç doğurmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tensip zaptı, duruşma ve kararın aynı gün yapıldığı bir dosyada feragat dilekçesinin tebliğden önce mi sonra mı verildiğinin anlaşılamadığını tespit etmiş, dilekçenin tebliğden önce verildiğini kabul ederek 06.10.2025 tarihli ve 2025/1688 E., 2025/8266 K. sayılı kararında “Doğmamış bir haktan feragat hukuken sonuç doğurmayacağından davalı kadının istinaf kanun yolundan feragat beyanına hukuken sonuç bağlanamaz.” diyerek, sonradan yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi gerektiğine oy birliğiyle karar vermiştir.
Tebliğin kendisi de usulüne uygun olmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2025 tarihli ve 2023/945 E., 2025/334 K. sayılı kararına konu anlaşmalı boşanma dosyasında gerekçeli karar kadına mahkeme kaleminde tebliğ edilmiş, kadın aynı gün istinaftan feragat etmişti; ancak tebliğ evrakında tebliğ memurunun adı ve soyadı yazılı değildi. Kurul “Bu durumda gerekçeli kararın davalıya usule uygun şekilde tebliğ edildiğinden söz edilmesi mümkün değildir.” diyerek feragati geçersiz saymış ve sonradan yapılan istinaf başvurusunun incelenmesine oy birliğiyle karar vermiştir. Kalemde elden tebliğ alınacaksa tebliğ evrakının eksiksiz düzenlendiğine dikkat edilmelidir.
Karar kesinleşince mahkeme yazı işleri müdürü, nüfus kaydına işlenmesi için kararı kesinleştirme tarihinden itibaren on gün içinde nüfus müdürlüğüne bildirir (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 55. maddesi). Kesinleşme şerhi, elden tebliğ ve istinaf süresinin hesabı anlaşmalı boşanma kararının kesinleştirilmesi yazımızda ayrıntılı anlatılmıştır. Evliliği sona eren kadın, kural olarak evliliğin sona ermesinden itibaren üç yüz gün geçmeden yeniden evlenemez; mahkeme bu süreyi gebelik bulunmadığının anlaşılması ya da aynı eşlerin yeniden evlenmek istemesi hâlinde kaldırır (TMK’nın 132. maddesi).
Kesinleşmeden sonra geriye dönüş imkânı oldukça dardır:
- Değiştirilebilenler: Çocuğa ilişkin düzenlemeler ve irat biçimindeki nafaka. Ananın ya da babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi gibi yeni olgular zorunlu kılarsa hâkim çocuk için gerekli önlemleri alabilir (TMK’nın 183. maddesi). İrat biçiminde bağlanan nafaka da tarafların mali durumunun değişmesi ya da hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde artırılabilir ya da azaltılabilir (TMK’nın 176. maddesinin dördüncü fıkrası).
- Kural olarak değiştirilemeyenler: Tazminattan ve nafakadan vazgeçme, mal paylaşımı ve taşınmaz devri gibi hükümler. Feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur; iptali ancak irade bozukluğu hâlinde istenebilir (HMK’nın 311. maddesi). Bu yüzden sonradan "o gün bilmiyordum" denerek sonuç alınması kural olarak mümkün değildir.
Bu yüzden kesinleşme, avukatsız yürütülen bir davada geri dönüşü en zor aşamadır.
Avukatsız Anlaşmalı Boşanmada Sık Yapılan Hatalar
Yukarıdaki kurallar birlikte okunduğunda, davayı kendi başına yürüten eşlerin kaçınması gereken başlıca hatalar şunlardır:
- Evlilik bir yılını doldurmadan dava açmak. Bu durumda anlaşmalı boşanma kararı verilemez.
- Protokolde mal rejimini düzenlemeden “talebimiz yoktur” gibi genel ifadelere güvenmek. Bu ifade sonradan açılacak mal rejimi davasını engellemeyebilir.
- Protokolde tazminat, nafaka, velayet ya da kişisel ilişki konularından birini belirsiz bırakmak. Bir konuda talep yoksa bu da açıkça yazılmalıdır; düzenlemelerden birinde dahi anlaşma yoksa anlaşmalı boşanma kararı verilemez.
- Duruşmada hâkimin önerdiği değişikliği tutanakta açıkça kabul etmeden kararın verilmesini beklemek.
- Eşlerden birinin duruşmaya gelmemesi ya da uzaktan katılım talebini süresinde yapmaması.
- Gerekçeli karar tebliğ edilmeden istinaftan feragat dilekçesi vermek. Feragat sonuç doğurmaz; karar kesinleşmiş sayılmaz ve istinaf süresi tebliğe göre hesaplanır.
- e-Devlet şifresiyle dava açmaya çalışmak. Portalda dava açmak için elektronik imza gerekir.
Taşınmaz devri, şirket payı, yurt dışında yaşayan eş ya da çocukların uzun vadeli ihtiyaçları söz konusuysa protokol ayrı bir özen ister; protokoldeki bir eksiklik sonradan ayrı bir davanın konusu olabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
e-Devlet üzerinden anlaşmalı boşanma davası açılabilir mi? Hayır. e-Devlet şifresiyle UYAP Vatandaş Portalına girilerek dosya ve evrak görüntülenebilir; dava açmak için portala elektronik imzayla giriş yapılması gerekir. Dava portaldan açılsa da duruşma yapılır.
Duruşmaya gitmeden anlaşmalı boşanma olur mu? Kural olarak hayır. Hâkimin iki eşi de bizzat dinlemesi gerekir. Eşlerden biri, duruşmadan en az iki iş günü önce talep ederse ve mahkeme kabul ederse, bulunduğu yerdeki adliyeden ses ve görüntü aktarımıyla katılabilir. Bu durumda beyanının yeni bir duruşmada mahkeme huzurunda yenilenmesi istenebilir.
Bir eş avukatla, diğeri avukatsız olarak anlaşmalı boşanabilir mi? Evet. Avukatla temsil zorunlu olmadığından eşlerden birinin avukatı olması diğerine bir yükümlülük getirmez. Ancak avukatı olan eş de duruşmada bizzat hazır bulunmalıdır; hâkimin dinlemesi gereken eşlerin kendisidir.
Hâkim protokolü değiştirebilir mi? Evet, ancak tek başına değil. Hâkim eşlerin ve çocukların menfaati için değişiklik önerebilir; boşanma kararı ancak eşler bu değişikliği kabul ederse verilir. Kabul edilmezse dava çekişmeli olarak devam eder.
Bir yıl dolmadan anlaşmalı boşanma davası açılırsa ne olur? Anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Bir yıl, dava tarihine göre hesaplanır. Hukuk Genel Kurulu böyle bir davanın reddedilmesi gerektiğini belirtmiş, 2. Hukuk Dairesi ise delil toplanarak boşanma sebebinin araştırılmasını istemiştir.
Anlaşmalı boşanma kararı ne zaman kesinleşir? Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf edilmezse kesinleşir. İki eş de tebliğden sonra istinaftan feragat ederse karar bu sürenin dolması beklenmeden kesinleşebilir; tebliğden önceki feragat geçersizdir.
Anlaşmalı boşanmadan sonra protokolde unutulan tazminat istenebilir mi? Kural olarak hayır. Hukuk Genel Kurulu, anlaşmalı boşanmadan sonra boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat istenemeyeceğini kabul etmiştir (2019/512 K.). Boşanmadan doğan diğer dava hakları da kesinleşmeden itibaren bir yılda zamanaşımına uğrar (TMK’nın 178. maddesi).
Protokolde mal paylaşımı yazılmazsa sonradan dava açılabilir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026/4692 K. sayılı kararına konu dosyada protokolde mal rejimine yer verilmemiş, duruşmada yalnız “mal tasfiyesi talebimiz yoktur” denmişti. Daire bu sözü alacaktan feragat saymamış ve sonradan açılan davanın esastan incelenmesini istemiştir. Mal paylaşımı protokolde düzenlenecekse açık ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde yazılmalıdır.
Randevu İçin Arayınız
Görüşmeler randevu ile, büroda ya da telefonla veya WhatsApp, Google Meet ya da Zoom Meetings gibi araçlarla çevrim içi olarak yapılabilir.
