Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nasıl Hazırlanmalıdır? Örnek Protokol 2026
- Avukat Baran DELİL

- 6 gün önce
- 12 dakikada okunur
Delil Hukuk Bürosu
Makale İçeriği:
Anlaşmalı Boşanma Protokolünün Bağlayıcılığı ve Protokolden Dönme
Anlaşmalı Boşanma Davası Nedir?
Boşanma davası, anlaşmalı boşanma davası veya çekişmeli boşanma davası şeklinde görülebilmektedir. Anlaşmalı boşanma davası, evliliği sonlandırmak isteyen tarafların karşılıklı olarak anlaşmaları ve bu anlaşmayı bir boşanma protokolü ile mahkemeye sunmaları durumunda açılan bir dava türüdür. Bu dava türünde, eşler arasında boşanma kararı, nafaka, çocukların velayeti, mal paylaşımı gibi konularda taraflar arasında anlaşma sağlanmış olur. Anlaşmalı boşanma davasının temel avantajları, daha kısa sürede sonuçlanması ve daha az masraflı olmasıdır.
Anlaşmalı boşanma protokolü, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin 3. fıkrası (TMK m.166/3) uyarınca evliliğini anlaşmalı olarak sonlandırmak isteyen eşlerin; boşanmanın mali sonuçları (nafaka, tazminat, mal paylaşımı) ile varsa müşterek çocukların durumu (velayet, kişisel ilişki, iştirak nafakası) hakkında vardıkları mutabakatı yazılı hale getirdikleri hukuki bir belgedir. Bu protokol, anlaşmalı boşanma dava dilekçesi ile birlikte aile mahkemesine sunulur ve hakimin onayı ile mahkeme ilamının bir parçası haline gelir. Protokolün eksiksiz ve hukuka uygun hazırlanması, davanın tek celsede sonuçlanması ve ileride hak kaybı yaşanmaması açısından büyük önem taşımaktadır.
Türk Medeni Kanunu'na göre, anlaşmalı boşanma davası açabilmek için çiftlerin evliliklerinin en az bir yıl sürmüş olması gerekmektedir.
Türk Medeni Kanunumuzun 166/3. Maddesine Göre: "Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz."
Anlaşma, her iki tarafın da boşanmayı istemesi ve boşanma şartları konusunda mutabık kalınması durumunda mahkeme tarafından onaylanır. Anlaşmalı boşanmaya dair protokol, kural olarak boşanma dava dilekçesi ile birlikte mahkemeye sunulur ve hakim tarafından incelenir. Aynı zamanda, çekişmeli olarak görülmekte olan boşanma davasının da sonradan bir dilekçe ile anlaşmalı boşanma davasına çevrilmesi mümkündür. Hakim anlaşma hükümlerinin, tarafların ve varsa çocukların menfaati ile kamu düzenine uygun olduğuna kanaat getirirse boşanmaya karar verir.
Ülkemizde her gün, çeşitli sebeplerle yüzlerce evli çift boşanma kararı almaktadır. TÜİK tarafından açıklanan istatistiklere göre 2024 yılında yaklaşık 180 bin çift evliliğini sonlandırmıştır. Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından açıklanan istatistikler incelendiğinde, boşanan çiftlerin büyük bir kısmının anlaşmalı boşanma davası yolu ile boşandığı görülmektedir. Bu durum, doğal olarak boşanmayı düşünen çiftleri "Anlaşmalı boşanma süreci nasıl yürütülür?", "Anlaşmalı boşanma protokolü nasıl hazırlanır?", "Anlaşmalı boşanma protokolünde nelere dikkat edilmelidir?" sorularının cevabını aramaya itmektedir.
Bu makalemizde yalnızca spesifik olarak anlaşmalı boşanma protokolünün nasıl hazırlanması gerektiği ve protokol hazırlanırken nelere dikkat edilmesi gerektiği hususları üzerinde duracağız. Anlaşmalı boşanma davaları hakkında genel olarak bilgi almak istiyorsanız, bu konu hakkındaki üst başlığımızı okumak için tıklayın: Anlaşmalı Boşanma Davası
Anlaşmalı Boşanmanın Şartları
TMK m.166/3 hükmü uyarınca anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için dört temel koşulun birlikte sağlanması gerekmektedir:
İlk olarak evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır; bir yıldan kısa evlilikler çekişmeli usule tabidir,
İkinci olarak taraflar ya birlikte dava açmalı ya da açılan davayı diğer eş duruşmada açıkça kabul etmelidir; tek taraflı irade yeterli olmaz,
Üçüncü koşul, eşlerin hazırladığı boşanma protokolünün (nafaka, velayet, mal paylaşımı vb.) dava dilekçesiyle sunulması ve hâkim huzurunda serbest iradeleriyle sözlü olarak onaylanmasıdır,
Son olarak hâkim, özellikle çocukların yararı ve kamu düzeni bakımından protokolü inceler; eksik veya sakıncalı bulursa değişiklik önerebilir. Bu şartlar tamamsa hâkim, çoğu zaman tek celsede boşanmaya hükmeder.
Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nedir?
Anlaşmalı boşanma protokolü, anlaşmalı boşanma davası sürecinde eşlerin üzerinde mutabık kaldıkları konuları içeren ve her iki tarafın da imzaladığı yazılı bir belgedir. Bu protokol, mahkeme tarafından onaylandığında ilam niteliği kazanır; yani tıpkı bir mahkeme kararı gibi icra edilebilir hale gelir. Bu sebeple protokoldeki her bir madde, tarafların boşanma sonrasındaki hak ve yükümlülüklerini doğrudan belirler. Bu protokol, boşanma sürecinin temelini oluşturur ve eşlerin haklarını, sorumluluklarını ve boşanmanın şartlarını belirler.
Anlaşmalı boşanma davasında mahkeme, kararını anlaşmalı boşanma protokolüne göre verir. Ancak anlaşmalı boşanma protokolü tek başına yeterli değildir. Taraflar mutlaka duruşmada bizzat hazır bulunmalı ve boşanma iradelerini sözlü olarak açıklamalıdır.
Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Hangi Hususlar Yer Alır?
Anlaşmalı boşanma protokolünde genellikle aşağıdaki konular detaylı bir şekilde yer alır:
Tarafların müşterek çocukları varsa, bu çocukları velayetinin hangi eşe bırakılacağı,
Müşterek çocuklarla diğer eş arasındaki kişisel görüş tarihlerinin belirlenmesi,
Nafaka,
Maddi ve manevi tazminat,
Kişisel eşyaların iadesi,
Mal rejimine tabi olan taşınır ve taşınmaz mallar ile 3. kişiler nezdinde bulunan hak ve alacakların paylaşımı ve mal rejiminin tasfiyesi,
Ev eşyalarının paylaşımı,
Ziynet eşyalarının iadesi,
Vekalet ücreti ve yargılama giderleri,
Ortak konutun(aile konutunun) kullanımı ve tahliyesi,
Borçların paylaşımı(ortak krediler, bireysel borçlar),
Soyadı kullanımı(boşanma sonrası eşin soyadını kullanmaya devam edip etmeyeceği)
Bu hususların hepsinin anlaşmalı boşanma protokolünde yer alması zorunlu değildir; ancak anlaşmalı boşanma protokolüyle adil paylaşım esaslı olarak tüm bu hususların düzenlenmesi, sonradan ortaya çıkabilecek her türlü uyuşmazlığın meydana gelme ihtimalini minimize edecektir.
Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nasıl Hazırlanmalıdır?
Anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanmadan önce, taraflarca veya taraf vekillerince boşanmaya ilişkin tüm hususlar üzerinde görüşülmeli ve mümkün olduğunca sağlıklı bir iletişim kurulmalıdır. Tarafların sağlıklı iletişim kuramamaları halinde, taraflardan birinin avukatı her iki taraf arasındaki görüşmenin gerçekleşebilmesi için iletişim sağlayabileceği gibi, her iki taraf da bu görüşme için bir anlaşmalı boşanma avukatı ile anlaşmak suretiyle kendisini avukatı aracılığıyla temsil ettirebilir.
Anlaşmalı boşanmayı arzu eden taraflar, boşanma hususu üzerinde, boşanma davasının ferileri(nafaka, tazminat, velayet, müşterek çocukla kişisel ilişki hususları) üzerinde ve ziynet eşyaları ile mal paylaşım hususu üzerinde anlaşma sağlamalıdır. Mal rejiminin tasfiyesi ile ziynet eşyalarına ilişkin olarak tarafların anlaşmaları zaruri değildir, ancak yeni davalara sebebiyet verilmemesi ve gelecekte meydana gelebilmesi muhtemel her türlü hukuki ve ekonomik zararların önüne geçilebilmesi adına bu hususlara da protokolde yer verilmesini şiddetle tavsiye etmekteyiz. Böylece ilerleyen süreçte boşanma davasının akabinde ayrıca bir mal paylaşımı davası ya da ziynet eşyalarının iadesi davası açılmasına gerek olmaksızın evlilik birliği sona erdirilebilecek ve ek masraflardan da kaçınılabilecektir. Taraflar, ziynet eşyaları ve mal paylaşımına ilişkin hak ve taleplerinden açıkça feragat etmedikleri müddetçe, bu talepleri boşanma sonrasında ayrı bir dava açmak yoluyla ileri sürebilmektedirler.
Mal paylaşımı ve ziynet eşyaları için geçerli olan bu durum, yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminata ilişkin hak ve talepler için geçerli değildir. Anlaşmalı boşanma davalarında, çekişmeli boşanma davalarının aksine taraflar açısından kusur tespiti yapılmamaktadır. Bu durumun sonucu olarak ise anlaşmalı boşanma protokolünde düzenlenmeyen yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat, kusur tespitinin mevcudiyetini ve kendisine karşı talepte bulunulmakta olan tarafın kusurluluğunu gerektirdiğinden dolayı, anlaşmalı boşanma davasında kararın verilmesi ve kesinleşmesi akabinde sonradan talep edilememektedir. Bu noktada önemle belirtilmelidir ki, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.06.2022 tarihli kararı (2019/8-335 E., 2022/850 K.), protokolde açıkça düzenlenmeyen mal rejiminin tasfiyesi taleplerinin boşanma sonrasında ayrı bir dava ile ileri sürülebileceğini teyit etmiştir. Ancak yoksulluk nafakası ve maddi/manevi tazminat talepleri acısından durum farklıdır; bu haklardan protokolde açıkça feragat edilmemiş olsa dahi, anlaşmalı boşanma davasında kusur tespiti yapılmaması sebebiyle boşanma kesinleştikten sonra ayrı bir dava ile bu taleplerin ileri sürülmesi mümkün olmamaktadır. Bu sebeple, protokolde yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminata ilişkin taleplerin açıkça düzenlenmesi ya da bu haklardan feragat ediliyorsa feragatin de açıkça belirtilmesi büyük önem taşımaktadır. Örneğin zina sebebiyle, şiddetli geçimsizlik sebebiyle veya herhangi bir başka çekişmeli boşanma dava türü sebebiyle boşanma davasında yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talep edilmemesi halinde kusursuz veya daha az kusurlu olan taraf bu davanın sonuçlanmasından sonra 1 yıllık süre içerisinde bu davaları açabilmektedir, çünkü bu davalarda tahkikat aşaması yürütülmekte ve kusur tespiti yapılabilmektedir. Ancak bu durum açıkladığımız nedenden dolayı anlaşmalı boşanma davalarında mümkün olmamaktadır. Dolayısıyla bu taleplerde bulunmak isteyen tarafların mutlaka anlaşmalı boşanma protokolünde bu hususların yer almasını sağlamasını tavsiye etmekteyiz.
Velayet, çocuk ile kişisel görüş ve iştirak nafakası hususları ise protokolde bu hak ve taleplerden feragat edilmiş olsa dahi sonradan talep edilebilecektir. Çünkü bu hususlar kamu düzenini ilgilendirmektedir.
Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Sık Yapılan Hatalar
Anlaşmalı boşanma protokolünün hatalı veya eksik hazırlanması, davanın reddine, sürecin uzamasına ya da tarafların telafisi güç hak kayıpları yaşamasına sebebiyet verebilmektedir. Uygulamada en sık karşılaşılan hataları aşağıda sıralamaktayız.
a) Muğlak ve Belirsiz İfadeler Kullanılması
Protokolde "ev eşyaları paylaşıldı", "taraflar anlaştığı zamanlarda çocuğu görecektir" veya "mallar eşit bölüşülecektir" gibi genel ifadeler kullanılması, ileride yoruma açık maddeler bırakarak uyuşmazlıklara yol açabilmektedir. Her madde, somut miktar, tarih, süre ve koşulları içerecek şekilde açık ve net yazılmalıdır.
b) Nafaka Artış Oranının Belirlenmemesi
Protokolde yalnızca nafaka miktarı belirtilip yıllık artış oranına yer verilmemesi, nafaka alacaklısının her yıl ayrı bir nafaka artırım davası açmak zorunda kalmasına neden olmaktadır. Nafaka artış oranının(ÜFE, TÜFE veya bunların ortalaması) protokolde açıkça belirlenmesi büyük önem taşımaktadır.
c) Feragat Kavramının Yanlış veya Bilinçsiz Kullanılması
Protokolde "nafaka ve tazminat istemiyorum" şeklinde bir feragat beyanında bulunulması halinde, boşanma kararı kesinleştikten sonra bu taleplerden bir daha geri dönülemez. Tarafların bu sonucun farkında olmadan feragat beyanında bulunmaları, uygulamada sıkça karşılaşılan ve ciddi hak kayıplarına yol açan bir hatadır.
d) Ziynet Eşyalarının Belirtilmemesi veya Genel İfade Kullanılması
"Düğün takıları kadına verilmiştir" gibi genel bir ifade yerine, ziynet eşyalarının adet, ayar ve cinsinin (örneğin: 22 ayar 5 adet bilezik, 1 adet tam altın vb.) tek tek sayılması gerekmektedir. Ziynet eşyalarına ilişkin sessiz kalınması veya genel bir ibra ifadesi kullanılması halinde, hak sahibi tarafın bu eşyalar üzerindeki talebini kaybetme riski bulunmaktadır.
e) Çocuğun Gelecekteki İhtiyaçlarının Göz Ardı Edilmesi
Protokolde yalnızca mevcut koşullara göre belirlenen nafaka ve düzenlemeler, çocuğun ilerleyen yıllardaki eğitim, sağlık ve diğer masrafları karşısında yetersiz kalabilmektedir. Özellikle eğitim giderlerinin (özel okul, kreş, dershane, üniversite) kim tarafından ve ne şekilde karşılanacağı protokolde açıkça düzenlenmelidir.
f) Kişisel İlişki Takviminin Yeterince Detaylandırılmaması
Velayeti almayan ebeveyn ile çocuk arasındaki kişisel ilişkinin "tarafların anlaşacağı şekilde" gibi belirsiz ifadelerle düzenlenmesi, ileride ciddi uyuşmazlıklara yol açmaktadır. Hafta sonu görüşmeleri, yarıyıl ve yaz tatilleri, dini bayramlar ve çocuğun doğum günü gibi özel günler ayrı ayrı ve saatleriyle birlikte belirlenmelidir.
g) Taşınmaz ve Araçların Somut Bilgileri Olmaksızın Paylaşılması
Mal paylaşımı maddesinde taşınmazların ada, parsel ve bağımsız bölüm numaralarının, araçların ise plaka bilgilerinin yazılmaması halinde devir işlemleri sorunlu hale gelebilmekte ve tapu iptal tescil davası açılması gerekebilmektedir.
h) İnternetten İndirilen Hazır Şablonların Doğrudan Kullanılması
Matbu protokol örnekleri yalnızca genel bir çerçeve sunmakta olup, her evliliğin kendine özgü mali ve kişisel dinamiklerini kapsamamaktadır. Hazır şablonların kişisel duruma uyarlanmadan doğrudan kullanılması, mahkemece reddedilme ve hak kaybı riskini artırmaktadır. Bu sebeple protokolün bir boşanma avukatı tarafından veya avukat danışmanlığında hazırlanması şiddetle tavsiye edilmektedir.
Anlaşmalı Boşanma Protokolünün Bağlayıcılığı ve Protokolden Dönme
Anlaşmalı boşanma protokolü, mahkeme tarafından onaylanarak kararın eki haline geldiğinde ilam niteliği kazanır. Bu aşamadan sonra protokol, tıpkı bir mahkeme kararı gibi bağlayıcı ve icra edilebilir hale gelir. Protokolde kararlaştırılan nafaka ödenmezse icra takibi başlatılabilir, mal devri gerçekleştirilmezse tapu iptal ve tescil davası açılabilir.
Ancak boşanma kararı kesinleşene kadar, tarafların protokolden dönmeleri mümkündür. Yargıtay, bu hususta "anlaşmalı boşanma yönünde oluşan irade beyanından tarafların karar kesinleşinceye dek geri dönmeleri mümkündür" ilkesini benimsemiştir. Dolayısıyla protokolü imzalayan bir eş, karar kesinleşmeden önce mahkemede beyan vermek suretiyle anlaşmalı boşanmadan vazgeçebilir. Bu durumda dava, çekişmeli boşanma davasına dönüştürülür.
Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ise protokolün tamamının iptali kural olarak mümkün değildir. Ancak irade sakatlığı(hata, hile, korkutma) hallerinde sınırlı olarak iptal davası yoluna başvurulabilir. Öte yandan, velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası gibi kamu düzenini ilgilendiren hususlarda, şartların esaslı şekilde değişmesi halinde yeni bir dava açılarak değişiklik talep edilebilir. Örneğin, nafaka borçlusunun gelir durumunun önemli ölçüde değişmesi veya çocuğun üstün yararının gerektirmesi halinde mahkemeden uyarlama istenebilir.
Anlaşmalı Boşanma Davası Süreci ve Süresi
Anlaşmalı boşanma davası, çekişmeli boşanma davasına kıyasla çok daha kısa sürede sonuçlanan bir dava türüdür. Sürecin adımları şu şekilde özetlenebilir:
İlk olarak eşler, boşanmanın tüm sonuçları hakkında müzakere ederek karşılıklı mutabakata varır. Ardından bu mutabakat, yazılı bir anlaşmalı boşanma protokolü haline getirilir ve her iki tarafça imzalanır. Akabinde anlaşmalı boşanma dava dilekçesi hazırlanarak protokol ile birlikte görevli ve yetkili aile mahkemesine sunulur. Mahkeme, başvurudan sonra genellikle 1 ila 8 hafta içinde duruşma günü verir. Duruşmada her iki tarafın da bizzat hazır bulunması zorunludur; hakim, tarafları ayrı ayrı dinleyerek boşanma iradelerinin serbestçe oluştuğunu teyit eder ve protokolü inceler. Protokol uygun bulunursa genellikle tek celsede boşanma kararı verilir. Kararın kesinleşmesi için tarafların istinaf/temyiz haklarından feragat etmesi halinde karar aynı gün kesinleşir; aksi halde iki haftalık kanun yolu süresinin geçmesi beklenir. Bu aşamada taraflar süreci hızlandırmak amacıyla karşılıklı olarak istinaftan feragat dilekçesi verip dosyanın hemen kesinleştirilmesini talep edebilmektedir. Kesinleşen karar, nüfus müdürlüğüne bildirilerek nüfus kayıtları güncellenir.
Toplamda süreç, eksiksiz hazırlanmış dosyalarda yaklaşık 1 ila 3 ay arasında tamamlanmaktadır. Sürenin uzaması genellikle protokoldeki eksiklikler, tarafların duruşmaya katılmaması veya hakimin protokolde değişiklik talep etmesi gibi sebeplerden kaynaklanmaktadır.
Anlaşmalı Boşanma Davası Masrafları
Anlaşmalı boşanma davasının masrafları, mahkeme harçları ve avukatlık ücretinden oluşmaktadır. Mahkeme harçları her yıl güncellenmekte olup, başvuru harcı, karar ve ilam harcı ile gider avansını kapsamaktadır. Avukatlık ücreti ise Türkiye Barolar Birliği tarafından her yıl yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen alt sınırın altında olmamak kaydıyla, avukatın belirlediği ücrete göre şekillenmektedir. Anlaşmalı boşanma davasında avukatlık ücretleri, protokolün karmaşıklığı, mal varlığı durumu ve davanın bulunduğu şehre göre değişiklik gösterebilmektedir.
Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin taraflar arasında ne şekilde paylaşılacağı hususları da anlaşmalı boşanma protokolünde açıkça düzenlenebilir.
Çekişmeli Boşanma Davasının Anlaşmalı Boşanmaya Çevrilmesi
Çekişmeli olarak açılmış ve yürütülmekte olan bir boşanma davası, yargılamanın her aşamasında anlaşmalı boşanma davasına çevrilebilir. Bunun için tarafların boşanma ve boşanmanın tüm feri sonuçları hakkında anlaşmaya varması ve bu anlaşmayı bir protokol ile mahkemeye sunması yeterlidir. Yargıtay kararlarına göre, istinaf aşamasında dahi taraflarca protokol sunulması halinde tarafların duruşmaya çağrılıp bizzat beyanlarının alınması ve anlaşmalı boşanma koşullarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu durumda yeniden harç ve masraf ödenmesine gerek bulunmamaktadır. Çekişmeli davanın anlaşmalıya çevrilmesi, özellikle uzun süren ve yıpratıcı hale gelen boşanma davalarında taraflara önemli bir avantaj sağlamaktadır. Çekişmeli boşanma davası hakkında detaylı bilgi almak için çekişmeli boşanma davası başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Anlaşmalı boşanma protokolü hazırlamak için avukat tutmak zorunlu mudur?
Kanunen zorunlu değildir. Ancak hak kaybı yaşanmaması, protokolde belirsiz veya eksik madde bırakılmaması ve sürecin hızlı ilerlemesi için bir boşanma avukatından destek alınması şiddetle tavsiye edilmektedir. Avukatsız hazırlanan protokoller, sıklıkla eksik veya hukuka aykırı maddeler içerdiğinden mahkemece uygun bulunmayabilmektedir.
Anlaşmalı boşanma protokolü sonradan değiştirilebilir mi?
Mahkeme kararının eki haline gelen protokolün maddi ve manevi tazminat, mal paylaşımı gibi hükümleri kesinleşir ve kural olarak değiştirilemez(irade sakatlığı ve hukuki ehliyetsizlik gibi hallerde ileri sürülebilecek hak ve talepler saklıdır). Ancak velayet, iştirak nafakası ve kişisel ilişki gibi kamu düzenini ilgilendiren konularda şartların esaslı şekilde değişmesi halinde yeni bir dava ile değişiklik talep edilebilir.
Protokolde mal paylaşımı düzenlenmezse ne olur?
Mal paylaşımı(mal rejiminin tasfiyesi) protokolde düzenlenmezse, taraflar boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrı bir mal paylaşımı davası açarak taleplerini ileri sürebilirler. Ancak bu durum ek masraf ve zaman kaybına yol açacağından, mal paylaşımının da protokolde düzenlenmesini tavsiye etmekteyiz.
Hakim, anlaşmalı boşanma protokolünü reddedebilir mi?
Evet. Hakim, protokolü özellikle çocukların menfaatine aykırı bulursa, kamu düzenine aykırı hükümler tespit ederse veya tarafların iradelerinin serbest olmadığına kanaat getirirse protokolde değişiklik yapılmasını isteyebilir. Tarafların bu değişiklikleri kabul etmemesi halinde anlaşmalı boşanma talebi reddedilir ve dava çekişmeli boşanma davasına dönüşebilir.
Anlaşmalı boşanma tek celsede sonuçlanır mı?
Protokolün eksiksiz ve hukuka uygun hazırlanmış olması, her iki tarafın duruşmada bizzat hazır bulunması ve hakimin protokolü uygun bulması halinde anlaşmalı boşanma davası genellikle tek celsede sonuçlanmaktadır.
Protokolü imzaladıktan sonra vazgeçmek mümkün müdür?
Evet. Yargıtay içtihatlarına göre, eşler boşanma kararı kesinleşinceye kadar tek taraflı irade beyanları ile protokolden dönebilirler. Bu durumda anlaşmalı boşanma talebi reddedilir ve dava çekişmeli boşanma davasına dönüşür. Ancak boşanma kararı kesinleştikten sonra protokolden dönmek kural olarak mümkün değildir.
Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer?
Eksiksiz hazırlanmış dosyalarda süreç, dava açılmasından kararın kesinleşmesine kadar yaklaşık 1 ila 3 ay arasında tamamlanmaktadır.
Anlaşmalı Boşanma Protokolü Örneği
ANLAŞMALI BOŞANMAYA DAİR PROTOKOL
1. TARAF : İSİM SOYİSİM, (T.C. Kimlik No: 123456789)
ADRES, ADRES, ADRES
2. TARAF : YYYYYYYY, (T.C. Kimlik No: 987654321)
ADRES, ADRES, ADRES
HÜKÜMLER :
İş bu anlaşmalı boşanma protokolü, Sayın Mahkemeye sunulmak üzere hazırlanmış olup, Sayın Mahkemece onaylandıktan sonra geçerli olacaktır. Taraflar aşağıdaki hususlarda anlaşmaya varmışlardır:
1) BOŞANMA HUSUSU : Her iki taraf da karşılıklı olarak boşanmayı kabul etmişlerdir. Evlilik birliğinin sona erdirilmesi konusunda her iki taraf da mutabıktırlar.
2) VELAYET HUSUSU : Taraflar, müşterek çocukları ZZZZZ'in velayetinin YYYYY’de bırakılması ve müşterek çocuk ZZZZZ’in XXXXX ile her ayın 1. ve 3. Haftası hafta sonu cumartesi saat 10.00 ile pazar 17.00 saatleri arasında, dini bayramların ikinci günü saat 10.00 ile üçüncü günü saat 16.00 arasında ve Temmuz ayının 1. Günü saat 10.00 ile Temmuz ayının 15. Günü saat 17.00 tarihleri arasında yatılı kişisel ilişki kurması konusunda mutabıktırlar.(KENDİ İRADENİZE VE ANLAŞMANIZA GÖRE DOLDURUNUZ)
3) NAFAKA HUSUSU: Boşanma sebebiyle; YYYYY, XXXXX'E irat şeklinde aylık ....... Türk Lirası yoksulluk nafakası ödemesi gerçekleştirecektir.
XXXXX, YYYYY’e müşterek çocuk ZZZZZ için her ay ....... TL iştirak nafakası ödemeyi kabul ve beyan etmektedir.
İşbu nafaka tutarları, her yılın Ocak ayında TÜİK tarafından açıklanan bir önceki yıla ait yıllık ÜFE oranında artırılacaktır.
4) TAZMİNAT HUSUSU: Boşanma sebebiyle her iki taraf birbirlerinden herhangi bir şekilde maddi tazminat ve manevi tazminat talebinde bulunmadıklarını ve bulunmayacaklarını kabul ve beyan etmektedir.(veya "XXXXX, YYYYY'e ........ TL maddi ve ........ TL manevi tazminat ödemesi gerçekleştirilecektir.")
5) EŞYALAR HUSUSU: Taraflar, müşterek konut olan ADRES, ADRES, ADRES adresinde bulunan eşyalardan YYYYY’in istediği tüm eşyaları alabileceği konusunda mutabıktırlar.
6) ZİYNET EŞYALARI HUSUSU: YYYYY, tüm ziynet eşyalarını almış olup, XXXXX’den yana herhangi bir ziynet eşyası alacağı olmadığını kabul ve beyan etmektedir. Taraflar, karşılıklı olarak ziynet alacağı talebinde bulunmamakta ve bu talep haklarından da ileriye dönük gayri kabili rücu olarak feragat etmektedirler.
7) MAL PAYLAŞIM HUSUSU: Taraflar, evlilik birliği süresince edinilen taşınır ve taşınmaz mallar ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklar hususunda aşağıdaki şekilde anlaşmaya varmışlardır:
a) .......... İli, .......... İlçesi, .......... Mahallesi, .......... Ada, .......... Parsel, .......... Bağımsız Bölüm numaralı taşınmaz, boşanma kararının kesinleşmesini müteakip .......... gün içinde ...........'e devredilecektir. Tapu devir harcı ve masrafları .......... tarafından karşılanacaktır.
b) .......... plaka numaralı .......... marka .......... model araç ..........'de kalacaktır.
c) Bunlar dışında tarafların birbirlerinden edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan katılma alacağı da dahil olmak üzere herhangi bir mal rejimi tasfiyesi talebi bulunmamaktadır.
(KENDİ İRADENİZ VE MAL VARLIĞINIZ DOĞRULTUSUNDA DOLDURUNUZ)
8) VEKALET ÜCRETİ VE MAHKEME MASRAFLARI KONUSU: Taraflar karşılıklı olarak birbirlerinden mahkeme masrafları ve vekalet ücreti talep etmeyeceklerdir, geçmişe dönük olarak bu neviden ileri sürülmüş olan taleplerinden de feragat etmektedirler.
9) SOYADI KULLANIMI HUSUSU: Davalı/Davacı ............, anlaşmalı boşanma kararının kesinleşmesinden sonra evlenmeden önceki soyadını kullanacaktır. (VEYA: "Taraflar, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra da davalı eşin, davacı eşin soyadını kullanmasına muvafakat ettikleri konusunda mutabıktırlar.")
10) ORTAK BORÇLAR HUSUSU: Tarafların evlilik birliği süresince müştereken kullandıkları .......... Bankası nezdindeki .......... numaralı kredi hesabının kalan borcunun .......... tarafından ödeneceği hususunda taraflar mutabıktırlar. Bunun dışında tarafların birbirlerinden herhangi bir alacak ve borç talepleri bulunmamaktadır.
SONUÇ : Taraflar, serbest iradeleriyle yukarıda belirtilen konularda anlaşma sağlamış olup, bu koşullara binaen boşanmayı kabul etmektedirler. Tüm bu nedenlerle, iş bu protokol, bir nüshası Nöbetçi Aile Mahkemesine sunulmak üzere 3 nüsha olarak hazırlanmış olup, taraflarca mahkemeye bir nüshası Sayın Mahkemeye sunulacaktır.
Sayın Mahkemece işbu 10 maddeden ibaret protokolün kabulü ile anlaşma doğrultusunda boşanmaya karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. .../.../2026 (TARİH YAZIN)
1. TARAF 2. TARAF
İSİM SOYİSİM İSİM SOYİSİM
İMZA İMZA





