Ara
  • Hüseyin Baran DELİL

Kardeşler Arasında Miras Paylaşımı

Baran Delil Avukatlık Bürosu

kardeşler arasında miras paylaşımı

Makale İçeriği:

  1. Mirasın Kardeşler Arasında Paylaştırılması

  2. Vasiyetname ve Karşılıksız Kazandırmalar

  3. Miras Bırakanın Çocukları - 1. Zümredeki Kardeşler

  4. Miras Bırakanın Kendi Kardeşleri - 2. Zümredeki Kardeşler

  5. Mirasçılığın Tespiti - Veraset İlamı

  6. Veraset İlamı Nereden ve Nasıl Çıkartılır

  7. Mirasın Paylaştırılması(Taksimi) Davası


Mirasın Kardeşler Arasında Paylaştırılması


Kardeşler arasında miras paylaşımı konusuna girmeden önce hangi zümredeki kardeşlerden bahsedildiği sorununun çözülmesi gerekmektedir. Çünkü kimi zaman kardeşler arasında miras paylaşımı konusunu araştıran ve büromuz ile iletişim kuran müvekkillerimizin ölenin kendi çocukları olan 1. zümre mirasçıları dahilindeki kardeşleri kastettikleri görülmektedir, ancak ölenin çocuklarının olmaması ve annesi ile babasının da sağ olmaması halinde ölenin kendi kardeşleri de mirasçı olabilecektir. Bu sorunun çözülmesi de, miras hukukumuzdaki zümre(derece) sisteminin detaylarını öğrenmeyi gerektirir. Çünkü miras hukukumuzda eşin mirasçılığı ve 1., 2. ve 3. zümre mirasçıları mirastan pay alabilmektedir.


Haliyle kardeşler derken 1. zümre veya 2. zümrede yer alan kardeşlerin hangisinin kast edildiği bilgisi önem arz etmektedir. Eğer miras bırakanın çocuklarından bahsediliyorsa, aşağıda daha detaylı anlatıldığı üzere birinci zümrenin mirasçılığı söz konusu olacaktır. Miras bırakanın çocukları veya torunları yani altsoyunun bulunmaması halinde ise ikinci zümrede yer alan kendi kardeşlerinin mirasçılığının söz konusu olma ihtimali ortaya çıkacaktır.


Tabii ki öncelikli olarak miras bırakanın vasiyeti ve ölüm olayından önce gerçekleştirilmiş olan karşılıksız kazandırmalar dikkate alınacaktır.


Görüldüğü üzere hayli karışık olan miras paylaşımı hususunda hak kaybı yaşanmaması adına, miras bırakanın yakınlarına bir miras avukatı aracılığıyla hukuki danışma hizmeti almalarını şiddetle tavsiye etmekteyiz.



Miras Bırakanın Vasiyeti ve Ölüm Olayından Önce Gerçekleştirilmiş Olan Karşılıksız Kazandırmalar


Yukarıda miras bırakanın vasiyeti ve ölmeden önce yaptığı karşılıksız kazandırmaların öncelikli olarak dikkate alınacağından bahsetmiştik. Miras bırakan, hukuki niteliği itibariyle ölüme bağlı tasarruf olarak tasniflendirilen bir vasiyetname ile mirasçılarının saklı miras payını ihlal etmemek üzere yasal mirasçılar dışında kimselere miras bırakabilir. Burada saklı payı ihlal edilen mirasçıların tenkis davası açarak saklı pay ihlalini giderebilmek gibi bir hakları da söz konusudur. Aynı şekilde ölüm olayından önce yapılan karşılıksız kazandırmalar ve satış gösterilerek yapılan hukuki işlemlerin de somut olayın özelliklerine göre tenkis davası veya muvazaa sebebiyle tapu iptali ve tescil davası gibi davalara konu olabilmesi ihtimali söz konusudur. Duruma ilişkin olarak alanında uzman bir miras avukatı ile görüşülme yapılmalı ve somut olayın gereklerine göre hukuki ve stratejik hazırlık yapılmalıdır.



Miras Bırakanın Altsoyu(Çocukları, Torunları vb.) Varsa - Birinci Zümredeki Kardeşlerin Mirasçılığı


Miras bırakanın altsoyu, kendi çocukları, torunları ve torunlarının çocukları şeklinde kendinden sonra gelen ve kendisi ile soybağı bulunan jenerasyonları kapsamaktadır. Birinci zümrede yer alan kardeşler, murisin yani miras bırakanın çocuklarıdır. Bu kardeşler mirası murisin eşi ile paylaşıyorlarsa, eşin payı 1/4 olacaktır. Kardeşler ise geriye kalan 3/4 payı kendi aralarında eşit olarak paylaşacaktır. Örneğin eş ile birlikte 5 kardeş mirasçı ise, her biri 3/4'lük miras payının 1/5'ine sahip olacağından dolayı kardeşlerden her birine 3/20 pay düşecektir. Modern Türk hukuk sistemimizde erkek kardeşlerin, kadın kardeşlerden daha fazla pay alması gibi bir durum kural olarak söz konusu değildir.


Miras bırakanın çocuklarından biri kendisinden önce vefat etmişse, vefat etmiş olan çocuğun payı da miras hukuku kurallarına göre bölüştürülecektir. Miras bırakandan önce vefat etmiş olan çocuğun kendi altsoyu bulunması halinde miras payı bu altsoya eşit bir şekilde bölüştürülür. Örneğin miras bırakanın A, B, C ve D adında 4 çocuğu varsa ve D, miras bırakandan önce vefat etmişse, eşin 1/4 payı çıkarıldıktan sonra 4 çocuğun hepsi sağ imiş gibi her bir çocuğun 3/16 payı olduğu kabul edilir, miras bırakandan önce vefat etmiş olan D'ye düşmesi gereken 3/16 oranında miras payı, kendi çocukları arasında eşit bir şekilde tekrar bölüştürülür.


Her bir kardeşin yasal payları üzerinde murisin saklı pay hakkına dokunmamak kaydıyla tasarruf hakkı bulunması bu kuralın istisnasıdır. Saklı payı ihlal edilen mirasçılar ise tenkis davası açmak suretiyle bu haklarının güvence altına alınmasını sağlayabileceklerdir.


Eğer miras bırakan vefat ettiğinde eşi sağ değil ise eşin 1/4 payı da söz konusu olmayacağından dolayı kardeşler mirasın tamamını kendi aralarında eşit paylaşacaklardır.


Yasal pay, saklı pay ve tenkis davası konusunda detaylı bilgi için tıklayınız: Tenkis Davaları



Miras Bırakanın Kendi Kardeşlerinin Mirasçılığı - İkinci Zümrenin Mirasçılığı


Miras bırakanın kendi kardeşlerinin mirasçı olabilmesi için, birinci zümrede hiçbir mirasçı bulunmaması gerekmektedir. Birinci zümre içerisinde yani miras bırakanın altsoyları arasında tek bir kişi dahi mevcut ve sağ ise miras birinci zümrede kalacak, ikinci zümreye intikal etmeyecektir.


Ancak miras bırakanın altsoyu yok ise, miras ikinci zümre olan miras bırakanın anne ve babasına kalacaktır. Miras bırakanın anne ve babasının her ikisi de sağ ise, anne ve baba ikinci zümrenin başı olduklarından dolayı miras bırakanın kardeşlerine miras kalmayacaktır. Ancak anne veya baba ya da her ikisinin birden miras bırakandan önce vefat etmiş olması halinde miras bırakanın kardeşleri eşit paylarla mirasçı olacaklardır. Miras bırakanın sağ eşinin olması halinde eşin ikinci zümre ile birlikte mirasçılığı halinde 2/4 oranında miras payı olacağı da unutulmamalıdır. Görüldüğü üzere: Mirasta paylaşım hususu kimi zaman oldukça karmaşık hale gelebildiğinden dolayı, olası bir hak kaybının önlenmesi adına mutlaka Ankara miras avukatı aracılığıyla danışma ve dava temsil desteği alınmasını tavsiye etmekteyiz.



Mirasçılığın Tespiti - Veraset İlamı


Veraset ilamı, mirasçılık hakkını gösterir resmi belgedir. Veraset ilamının alınabilmesi için tek bir mirasçının başvurusu yeterlidir. Diğer mirasçılar veraset ilamının çıkarılması için başvuru yapmasa dahi, veraset ilamında tüm mirasçıların miras hukukundan doğan hakları ve miras payları belirtilir. Aksi durumda, yani hukuken miras hakkı olan bir mirasçının miras hakkının veraset ilamında yer almaması veya veraset ilamında yanlışlıkların bulunması halinde hak kaybının yaşanmaması adına veraset ilamının iptali davası açılması gerekecektir.



Veraset İlamı Nasıl Alınır? Veraset İlamı Nereden ve Nasıl Çıkartılır?


Veraset ilamı için yasal ve atanmış mirasçılar talepte bulunabilmektedir. Veraset ilamı talepli bir dilekçe ile miras bırakanın son yerleşim yerinde bulunan Sulh Hukuk Mahkemesi ya da mirasçılardan her birinin yerleşim yerinde bulunan Sulh Hukuk Mahkemesine veya ölüm belgesi ve nüfus kayıt örneği ile birlikte notere giderek talepte bulunulabilir. Bu aşamayla ilgili olarak, Sulh Hukuk Mahkemesinde hukuki sürecin mahkemenin iş yükü sebebiyle noterlere göre çok daha yavaş işlediğinin bilincinde olmak gerekir. Noterde Sulh Hukuk Mahkemesine nazaran çok daha çabuk sonuç alındığı görülmektedir. Zaten eskiden noterlere verilmemiş olan bu yetkinin sonradan noterlerin yetkisi dahiline alınmasının da sebebi mahkemelerin iş yükünü azaltmaktan ibarettir.



Mirasın Taksimi(Paylaştırılması) Davası


Mirasçıların kendi aralarında, mirasın paylaştırılması hususunda anlaşmazlığa düşülmesi halinde miras, mahkeme yoluyla paylaştırılacaktır. Mirasın paylaşımını isteme hakkı, kaynağını Anayasamızda yer alan mülkiyet hakkı ve Türk Medeni Kanunumuzda yer alan 642. maddeden almaktadır. Mirasçılardan biri imza veya vekalet vermiyorsa, mirasın paylaşımına dair onayı yoksa, taraflardan birinin sulh hukuk mahkemesine başvurusuyla miras mahkeme tarafından, miras hukuku hükümlerine uygun olarak paylaştırılır.


Türk Medeni Kanunumuzun "Paylaşmayı İsteme Hakkı" başlıklı 642. maddesine göre: "Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir. Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh mahkemesinden isteyebilir. Mirasçılardan birinin istemi üzerine hâkim, terekenin tamamını ve terekedeki malların her birini göz önünde tutarak, olanak varsa taşınmazlardan her birinin tamamının bir mirasçıya verilmesi suretiyle paylaştırmayı yapar. Mirasçılara verilen taşınmazların değerleri arasındaki fark para ödenmesi yoluyla giderilerek miras payları arasında denkleştirme sağlanır. Paylaşmanın derhâl yapılması, paylaşım konusu malın veya terekenin değerini önemli ölçüde azaltacaksa; sulh hâkimi, mirasçılardan birinin istemi üzerine bu malın veya terekenin paylaşılmasının ertelenmesine karar verebilir."


ankara miras avukatı

Desert in Dark

Büromuzda randevusuz görüşme yapılmamaktadır. Lütfen öncelikle arayıp randevu alınız.