• Hüseyin Baran DELİL

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi


edinilmiş mallara katılma rejimi

Bu başlığın altında hukuk sistemimizdeki mal rejimlerinden yalnızca "edinilmiş mallara katılma rejimi" ele alınacak olup, genel olarak diğer mal rejimleri veya özel olarak diğer mal rejimlerinden biri hakkında bilgi almak istiyorsanız mal rejimleri ile alakalı üst başlığımıza bu linkten ulaşabilirsiniz: Evlilikte Mal Rejimleri



EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİ


Edinilmiş mallara katılma rejimi, edinilmiş mallar ile eşlerden her birinin kişisel mallarını kapsar.


Edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Bir eşin edinilmiş malları özellikle şunlardır:

  1. Eşin çalışmasının karşılığı olan edinimler,

  2. Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,

  3. Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,

  4. Kişisel malların sağladığı gelirler,

  5. Edinilmiş malların yerine geçen değerler.


Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle, bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mallara dahil olması gereken malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını kabul etme hakkına sahiptirler. Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını da kararlaştırma hakkına da sahiptirler. Yani; edinilmiş mal rejimine tabi olarak bu çeşit gelirleri mal rejimine dahil edebilir yahut ayırabilirler.


Edinilmiş mal rejimi içerisinde belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen malların tamamı onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilecektir. Yani; bir malın kişisel mal olması sebebiyle edinilmiş sayılmamasını ve mal tasfiyesinde bu hususun göz önünde bulundurulmasını isteyen taraf, bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Hukuk düzenimizin geneline sirayet etmiş olan ispat kuralları burada da geçerlidir, bir iddiadan menfaat edinecek olan kimse bu iddiasını ispatla mükelleftir.


Her eş, yasal sınırlar içerisinde kişisel malları ile edinilmiş mallarını yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir. Eşlerden biri diğerinin rızası olmaksızın paylı mülkiyet konusu maldaki payı üzerinde tasarrufta bulunamaz. Ancak eşler arasında bu durum bir düzenleme yahut aksine bir anlaşma ile kararlaştırılmışsa tek taraflı olarak tasarrufta bulunulabilir.


Eşlerden her biri, kendi borçlarından bütün malvarlıklarıyla sorumludur. Yani edinilmiş mal rejiminde eşlerin kişisel malları haricinde sayılan her türlü mal edinilmiş mallara tabi olup, mal sayılmayan değerler ise katılma alacağı nezdinde hesaba katılmaktadır. Peki kişisel mallar nelerdir ve katılma alacağı nedir? Ankara boşanma avukatı olarak bu soruları kanun ve uygulamalarla cevaplandıracağız.



Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminde Kişisel Mallar


Aşağıdaki mallar, Türk Medeni Kanunumuzun 220. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejiminde kanunen kişisel mal sayılan mallardır:

  1. Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,

  2. Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,

  3. Manevî tazminat alacakları,

  4. Kişisel mallar yerine geçen değerler.

Yani; eşlerin evlilik öncesi malları, eşlerin manevi tazminat alacakları(kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan), eşlerin miras yoluyla geçen malları, kişisel malların yerine geçen değerler bütünü, eşlerden birinin karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği mallar ve niteliği gereği eşlerden birinin kişisel kullanımına yarayan eşyalar edinilmiş mal sayılmayacak ve tasfiyede hesaba katılmayacaklardır. Bu durum kanunla düzenlenmiştir.


Bunun yanında eşlerin sözleşmeyle kişisel mal sayabileceği mallar da söz konusudur ve kanunda belirtilmiştir: Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle, bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mallara dahil olması gereken malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını kabul edebilirler. Yine eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını da kararlaştırabilirler.


Katılma Alacağı Nedir? Katılma Alacağı Hangi Şartlarda Talep Edilebilir?


Katılma alacağı, yasal mal rejiminin tasfiyesi sonucunda kanundan doğan bir alacak hakkıdır. Katılma alacağı talep etmek için eşin çalışıp çalışmaması, maddi katkısının olup olmaması aranmaz. Katılma alacağı 1926 tarihli Medeni Kanun’da düzenlenmemiş olup, 2002 tarihli medeni kanunla düzenlenerek yer bulmuştur.

Konuya dair Yargıtay içtihatları da yol gösterici niteliktedir. Eski Medeni Kanun’da katılma alacağında eşin ev işlerinden sorumlu olması katılma alacağı alması için bir hak sayılmazken, 2002 tarihli Medeni Kanun ile bu durum değiştirilmiştir. Eşlerin katılma alacağını talep etmesi için çalışması yahut maddi katkısının olması şartı kaldırılmıştır.


Katılma alacağına hak kazanılmış olup olmadığı ve bu katılma alacağının miktarı ile tespiti, her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilip hesaplanmalıdır. Bu nedenle ihtiyaç halinde, sonradan ortaya çıkabilecek ve telafisi güç hak kayıplarının önüne geçilebilmesi adına mutlaka alanında uzman bir aile avukatından hukuki danışma ve temsil hizmeti alınmalıdır.


Mal Rejiminin Sona Ermesi Ve Malların Tasfiyesi


Edinilmiş mallara katılma rejiminde; mal rejimi,

  • Eşlerden birinin ölümü halinde,

  • Eşlerin başka bir mal rejimini kabul etmesi halinde sona erecektir.

Yine;

  • Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesi halinde ve

  • Mahkemece eşlerin mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâlinde ise mal rejimi dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sona erecektir.

Mal rejiminin sona ermesi ve malların tasfiyesi halinde; her eş, diğer eşte bulunan mallarını geri alır. Tasfiye sırasında, paylı mülkiyete konu bir mal varsa, eşlerden biri kanunda öngörülen diğer olanaklardan yararlanabileceği gibi, daha üstün bir yararı olduğunu ispat etmek ve diğerinin payını ödemek suretiyle o malın bölünmeden kendisine verilmesini isteyebilir. Eşler karşılıklı borçları ile ilgili düzenleme yapabilirler.

Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır. Böyle bir malın daha önce elden çıkarılmış olması hâlinde hâkim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler. Eşler, aralarında yazılı bir anlaşma yapmak suretiyle; değer artışında pay almaktan vazgeçebilirler veya alacakları pay oranını değiştirebilirler.

Eşlerin kişisel malları ile edinilmiş malları, mal rejiminin sona ermesi anındaki durumlarına göre ayrılır. Eşlerden birine sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarınca yapılmış olan toptan ödemeler veya iş gücünün kaybı dolayısıyla ödenmiş olan tazminat, toptan ödeme veya tazminat yerine ilgili sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumunca uygulanan usule göre ömür boyunca irat bağlanmış olsaydı, mal rejiminin sona erdiği tarihte bundan sonraki döneme ait iradın peşin sermayeye çevrilmiş değeri ne olacak idiyse, tasfiyede o miktar da kişisel mal olarak hesaba katılır.


Edinilmiş mallara değer olarak eklenecek bazı hususlar ise:

  1. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar,

  2. Bir eş mal rejimi sürmekte iken diğer eşin katılma alacağını azaltmak yani halk arasında söylemi ile mal kaçırmak maksadıyla bir devir yapmışsa bunlar da elenecek değer olarak hesaba katılır. Bu tür durumlarda; ihbar edilmiş olması koşuluyla mahkeme kararı kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.


Bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları edinilmiş mallardan veya edinilmiş mallara ilişkin borçları kişisel mallarından ödenmiş ise, tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir. Her borç, ilişkin bulunduğu mal kesimini yükümlülük altına sokar.


Hangi kesime ait olduğu anlaşılamayan borç, edinilmiş mallara ilişkin sayılır. Bir mal kesiminden diğer kesimdeki malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunulmuşsa, değer artması veya azalması durumunda denkleştirme, katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine veya mal daha önce elden çıkarılmışsa hakkaniyete göre yapılır.


Artık değer, eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır. Değer eksilmesi göz önüne alınmaz.


Mal rejiminin tasfiyesinde malların sürüm değerleri esas alınır.


Bir eşin malik olarak bizzat işletmeye devam ettiği veya sağ kalan eş ya da altsoyundan birinin kendisine bir bütün olarak özgülenmesini istemeye haklı olduğu bir tarımsal işletme için değer artışından alacağı pay ve katılma alacağı, bunların gelir değeri göz önünde tutularak hesaplanır. Tarımsal işletmenin maliki veya mirasçıları, diğer eşe karşı ileri sürebilecekleri değer artışı payının veya katılma alacağının, işletmenin sadece sürüm değeri üzerinden hesaplanmasını isteyebilir. Değerlendirmeye ve işletmenin kazancından mirasçılara pay ödenmesine ilişkin miras hukuku hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.


Özel hâller gerektirdiği takdirde hesaplanan değer, uygun bir miktarda artırılabilir. Özellikle sağ kalan eşin geçim koşulları, tarımsal işletmenin alım değeri, ayrıca tarımsal işletme kendisine ait olan eşin yaptığı yatırımlar veya malî durumu özel hâllerden sayılır.

Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar, tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılırlar. Edinilmiş mallara hesapta eklenecek olan malların değerleri, malın devredildiği tarih esas alınarak hesaplanır.


Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Alacaklar takas edilir. Ancak, zina veya hayata kast nedeniyle boşanma davası görülüyorsa, hakim kusurlu eşin artık değer üzerindeki payının azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.


Artık değere katılmada; eşler aralarında yapacakları bir mal rejimi sözleşmesiyle başka bir esası kabul edebilirler. Ancak bu tür bir anlaşma yapıldığı takdirde, eşlerin ortak olmayan çocukları veya onların altsoylarındaki saklı payları zedelenemez.


Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, kanundaki artık değere katılmaya ilişkin düzenlemeden farklı anlaşmalar, ancak mal rejimi sözleşmesinde bunun açıkça öngörülmüş olması hâlinde geçerlidir. Yani taraflar arasında yapılan artık değere katılmaya ilişkin anlaşmaların geçerli olabilmesi şartı mal rejiminde bunun açıkça öngörülmüş olmasıdır.


Katılma alacağı ve değer artış payı herhangi bir ayın ile veya para olarak ödenebilir. Aynî(para dışındaki her türlü kıymetli mal) ödemede malların sürüm değeri esas alınır; bir mesleğin icrasına ayrılmış birimler ile işletmelerin ekonomik bütünlüğü göz önünde tutulur. Katılma alacağının ve değer artış payının derhâl ödenmesi ödeyecek eş için ciddî güçlükler doğuracaksa veya bu durum ödeyecek eşin ekonomik mahvına sebep olacaksa, borçlu eş ödemelerinin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir. Aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür; durum ve koşullar gerektiriyorsa ayrıca borçludan teminat istenebilir.


Eşlerden birinin ölmesi halinde; mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilen başka düzenlemeler saklı kalmak üzere, sağ kalan eş, eski yaşantısını devam ettirebilmesi için, ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde, katılma alacağından mahsup edilmek veya bu katılma alacağı yetmezse üzerine bedel eklemek suretiyle, kendisine intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir. Sağ kalan eş, aynı koşullar altında ev eşyası üzerinde kendisine mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya ölen eşin yasal mirasçılarının istemiyle intifa veya oturma hakkı yerine, konut üzerinde mülkiyet hakkı tanınabilir. Sağ kalan eş, mirasbırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek veya sanatı icra etmesi için gerekli olan bölümlerde bu hakları kullanamaz. Tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hukuku hükümleri saklıdır.


Tasfiye sırasında, eğer borçlu eşin malvarlığı veya terekesi katılma alacağını karşılamaz ise, alacaklı eş veya mirasçıları, edinilmiş mallarda hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak talep edebilir. Dava hakkı, alacaklı eş veya mirasçılarının haklarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.



Mal Rejimi Tasfiyesi Davası / Mal Paylaşımı Davası


Mal rejiminin tasfiyesi davası, boşanma davası ile birlikte açılabilir ancak davanın görülmesi için boşanma kararının kesinleşmesi bekleneceğinden Ankara Boşanma Avukatı olarak bizim önerimiz boşanma davasının kesinleşmesinden sonra açılmasıdır. İlgili dava Aile Mahkemesi’nde nispi harç ödenerek açılır.


Mal paylaşımı davası hakkında detaylı bilgi için tıklayınız: Mal Paylaşımı Davası


Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ile İlgili Örnek Yargıtay Kararı



Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2020/2221 E.  2020/8237 K. 15.12.2020 tarihli kararı:

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Kayseri 5. Aile Hukuk Mahkemesinin 07.01.2020 tarihli ve 2017/540 Esas, 2020/8 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, katılma alacağı Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek olmadığına, tasfiyeye konu taşınmaz ile iki araç eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde satın alınıp davalı adına tescil edildiğine ve mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihi itibariyle davalı adına kayıtlı ve mevcut olduklarına, edinilmiş mal niteliğinde olan dava konusu taşınmazın tapu kaydında gözüken ipotek şerhinin taşınmazın davalı adına tescilinden altı ay sonraki tarihte davalı tarafça çekilen tüketici kredisi nedeniyle konulduğuna, taşınmaz alımıyla ilgili borcun varlığı davalı tarafça ispatlanamadığına, edinilmiş mal niteliğindeki 2001 model araçla birlikte taşınmazın tasfiye tarihi itibariyle sürüm değerlerinin yarısı üzerinden davacı lehine katılma alacağı hesap edilmesi, yine edinilmiş mal niteliğindeki 2015 model araç için satın alımında davalı adına çekilen 24 ay vadeli banka kredisinin mal rejimi içinde ödenen ve mal rejimi sona erdikten sonraya sarkan taksitleri dikkate alınıp oranlanmak suretiyle Daire uygulamasına uygun şekilde davalı lehine TMK'nin 230. maddesi gereği denkleştirme yapıldıktan sonra kalan artık değer üzerinden davacının katılma alacağının hesaplanması yerinde olduğuna ve hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 2.783,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 8.346,00 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,15.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.




Desert in Dark

Büromuzda randevusuz görüşme yapılmamaktadır. Lütfen öncelikle arayıp randevu alınız.