Yabancılar HukukuBağlı olduğu rehber: Yabancılar Hukuku: Taşınmaz, Vatandaşlık ve Şirket İşlemleri 2026
Evlilik Yoluyla Türk Vatandaşlığı: Üç Yıl Şartı, Belgeler ve Mülakat 2026
Türk vatandaşıyla evlenmek, Türk vatandaşlığını kendiliğinden kazandırmaz. En az üç yıldır evli olan ve evliliği devam eden yabancı, aile birliği içinde yaşıyorsa, evlilik birliğiyle bağdaşmayan bir faaliyette bulunmuyorsa ve millî güvenlik ile kamu düzeni bakımından engel oluşturacak bir durumu yoksa vatandaşlık başvurusu yapabilir. Başvuru yurt içinde yerleşim yerinin bulunduğu valiliğe, yurt dışında Türk dış temsilciliğine yapılır; emniyet soruşturması, arşiv araştırması ve eşlerle yapılan mülakattan sonra kararı İçişleri Bakanlığı verir. Şartları taşımak vatandaşlık hakkı vermez; ret kararına karşı yazılı bildirimi izleyen günden itibaren altmış gün içinde iptal davası açılabilir.
Evlilik Yoluyla Türk Vatandaşlığı Nedir?
Evlilik yoluyla Türk vatandaşlığı, Türk vatandaşıyla evli olan yabancının, bu evliliğe dayanarak yaptığı başvuru üzerine İçişleri Bakanlığı (Bakanlık) kararıyla Türk vatandaşlığını kazanmasıdır. Kanundaki adı “Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması” olan bu yol, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun (TVK) 16. maddesinde düzenlenmiştir:
Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 16. maddesi:
“(1) Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. Başvuru sahiplerinde; a) Aile birliği içinde yaşama, b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama, c) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama, şartları aranır. (2) Başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü nedeniyle evliliğin sona ermesi halinde birinci fıkranın (a) bendindeki şart aranmaz. (3) Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancılar evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde evlenmede iyiniyetli iseler Türk vatandaşlığını muhafaza ederler.”
Maddenin ilk cümlesi kuralın özüdür: evlilik vatandaşlığı kazandırmaz, yalnız başvuru imkânı verir. Başvuru sahibi adına vatandaşlık dosyası düzenlenip Bakanlığa gönderilir; Bakanlıkça yapılan inceleme ve araştırma sonucunda durumu uygun bulunanlar Bakanlık kararıyla Türk vatandaşlığını kazanabilir, uygun görülmeyenlerin talepleri reddedilir (TVK’nın 19. maddesinin birinci fıkrası). Vatandaşlık başvuru ya da mülakat tarihinde değil, kazanma kararının tarihinden itibaren hüküm ifade eder (TVK’nın 20. maddesinin birinci fıkrası).
Bu kural yeni değildir. Yürürlükten kalkan 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 12.06.2003 tarihli 4866 sayılı Kanunla değiştirilen 5. maddesi de “Bir Türk vatandaşı ile evlenme, kendiliğinden Türk vatandaşlığını bahşetmez” diyor; en az üç yıllık evlilik, fiilen birlikte yaşama ve evliliğin devamı şartlarını arıyordu. Bugün yürürlükte olan 5901 sayılı Kanun 2009’da yürürlüğe girmiş ve aynı yaklaşımı 16. maddede sürdürmüştür.
Evlilik yolu, vatandaşlığın genel olarak kazanılmasından ayrıdır. Genel yolda başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmek ve yeteri kadar Türkçe konuşabilmek gibi şartlar aranır (TVK’nın 11. maddesinin birinci fıkrası); 16. madde bu şartları saymaz. Yatırım yoluyla kazanma ise Kanun’un 12. maddesindeki istisnai hâllere dayanır ve Bakanlığın teklifi üzerine Cumhurbaşkanı kararıyla sonuçlanır; ayrıntısı yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı yazımızdadır.
Evlilik Yoluyla Vatandaşlık İçin Şartlar Nelerdir?
Başvuru için dört unsur birlikte aranır: en az üç yıldır süren ve devam eden bir evlilik ile 16. maddenin birinci fıkrasındaki üç şart. Bu şartlar başvuru makamının araştırması, il emniyet müdürlüğünün soruşturması, Millî İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün arşiv araştırması ve komisyon mülakatıyla incelenir.
a) En Az Üç Yıllık ve Devam Eden Evlilik
Başvuru sahibi bir Türk vatandaşıyla en az üç yıldan beri evli olmalı ve evlilik başvuru sırasında devam etmelidir. Kanun “evli” olmayı aradığı için nişanlılık ya da resmî evlilik olmaksızın birlikte yaşama bu süreye girmez. Sürenin nasıl hesaplandığı aşağıda ayrı başlıkta anlatılmıştır.
b) Aile Birliği İçinde Yaşama
Eşlerin evlilik birliğini fiilen sürdürmesi aranır; il emniyet müdürlüğü yabancının aile birliği içinde yaşayıp yaşamadığını araştırır ve kanaatini soruşturma formuna yazar (Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 28. maddesinin birinci fıkrası). Danıştay Onuncu Dairesinin kararları bu şartın nasıl değerlendirildiğini gösterir:
- Aynı çatı altında yaşamamak tek başına şartı ortadan kaldırmaz. Daire, 10.03.2021 tarihli ve 2016/13579 E., 2021/1030 K. sayılı kararında, Türk eşi cezaevindeyken onu düzenli olarak maddi yönden destekleyen ve eşinin ailesiyle aynı apartmanda yaşayan başvurucunun “eşi ile evlilik birliğini fiilen aynı çatı altında olmasa da manevi olarak sürdürmeye devam ettiği” sonucuna varmış, davayı reddeden idare mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur.
- Mülakat tutanağıyla ortaya konan ayrılık reddi haklı kılar. 28.12.2020 tarihli ve 2016/1315 E., 2020/6961 K. sayılı kararda mülakat tutanağında eşlerin “birbirlerini ve ailelerini tanımadıkları, aynı evi paylaşmadıkları” belirtilmişti. Daire, aile birliği içinde yaşanmadığının bu tutanakla sabit olduğunu kabul ederek ret işlemini iptal eden idare mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur.
- Aile birliği somut olarak ortaya konmalıdır. 23.11.2021 tarihli ve 2017/145 E., 2021/5759 K. sayılı kararda Türk eş bazı mülakatlara gelmemiş, son mülakatta eşler sorulara yeterli cevap verememiş ve çelişkili beyanda bulunmuştu. Daire, aile birliği şartının “her türlü şüpheden uzak, somut biçimde ortaya konulması gerekirken” bu yönde bilgi ve belge sunulmadığını belirterek davanın reddine ilişkin kararı oy birliğiyle onamıştır.
Dış temsilcilikler de başvuruda birlikte yaşamayı gösteren belgeler isteyebilir; Almatı Başkonsolosluğu bunları ortak tapu, banka hesabı ve fatura olarak saymaktadır.
c) Evlilik Birliğiyle Bağdaşmayan Faaliyette Bulunmama
Yönetmelik, il emniyet müdürlüğünün başvurucunun “Evlilik birliği ile bağdaşmayacak şekilde fuhuş yapmak ve fuhuşa aracılık etmek gibi davranışlarının olup olmadığı” hususunu araştıracağını belirtir (28. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi). Bu şart, evliliğin ve aile birliğinin varlığından ayrı olarak incelenir.
ç) Millî Güvenlik ve Kamu Düzeni Bakımından Engel Bulunmaması
Bu şartın tespiti için Millî İstihbarat Teşkilatından ve Emniyet Genel Müdürlüğünden arşiv araştırması istenir (Yönetmelik’in 35. maddesinin ikinci fıkrası). Ceza kaydının başvuruya etkisi, Danıştay kararlarındaki farklı görüşlerle birlikte aşağıda ayrı başlıkta anlatılmıştır.
d) Türkiye’de İkamet ve Türkçe Bilme Şartı Var mı?
Kanun’un 16. maddesi Türkiye’de belirli bir süre ikamet etmeyi ya da Türkçe bilmeyi şart koşmaz; kesintisiz beş yıl ikamet ve yeteri kadar Türkçe konuşabilme şartları genel yola aittir (TVK’nın 11. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (e) bentleri). Bu nedenle yurt dışında yaşayan eşler de dış temsilcilik aracılığıyla başvurabilir.
Ancak yerleşim yeri Türkiye’de olan başvurucudan en son tarihli ikamet tezkeresi istenir (Yönetmelik’in 26. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi). Yönetmelik ikameti de “Yabancının yasal ikamet izniyle Türkiye’de bulunmasını” ifade eden bir kavram olarak tanımlar (3. maddenin birinci fıkrasının (h) bendi). Danıştay Onuncu Dairesi bu belge şartını hukuka uygun bulmuştur:
Danıştay Onuncu Dairesinin 11.06.2025 tarihli ve 2021/406 E., 2025/2887 K. sayılı kararı:
“... yerleşim yeri Türkiye'de bulunduğu halde Türkiye'de ikamet izni olmayan yabancıların kamu düzenine aykırı bu durumları sebebiyle vatandaşlık başvurularının, eksik belge nedeniyle işleme alınamayacağı ya da olumsuz sonuçlanacağı kuşkusuzdur.”
Daire bu kararı, Yönetmelik hükmünün iptali istemiyle ilk derece olarak Danıştayda açılan davada oy birliğiyle ve temyiz yolu açık olarak vermiştir. Aynı hüküm daha önce 22.05.2024 tarihli ve 2019/10218 E., 2024/2102 K. sayılı kararla da hukuka uygun bulunmuş; Daire o kararda yerleşim yeri belgesinin ikamet izninin yerine geçemeyeceğini belirtmiştir. Bu nedenle Türkiye’de yaşayan başvurucu, başvurudan önce ikamet izninin geçerli olduğunu kontrol etmelidir. Türk vatandaşının yabancı eşine verilen aile ikamet izni aşağıda ayrı başlıkta anlatılmıştır.
e) Şartları Taşımak Vatandaşlık Hakkı Verir mi?
Hayır. TVK’nın 10. maddesinin birinci fıkrasına göre “aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz”. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 17.05.2023 tarihli ve 2022/2372 E., 2023/1014 K. sayılı kararında bunu evlilik yolu bakımından şöyle ifade etmiştir:
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17.05.2023 tarihli kararı:
“Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanma talebiyle başvuruda bulunan yabancının, 5901 sayılı Kanun'un 16. maddesindeki şartları taşıyıp taşımadığına yönelik inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra, vatandaşlığa alınmanın hükümranlık hakları kapsamında olması nedeniyle istemin kabul edilip edilmeyeceği hususunda Devletin geniş takdir yetkisi bulunmaktadır.”
Kurul bu kararı oy çokluğuyla vermiştir. Olayda ret, Millî İstihbarat Teşkilatının başvurucunun vatandaşlığa alınmasını uygun bulmadığı değerlendirmesine dayanıyordu; Kurul reddi hukuka uygun bularak işlemi iptal eden idare mahkemesinin ısrar kararını (bozma kararına uymayıp önceki kararında direnmesini) bozmuştur. Geniş takdir yetkisi ret işleminin yargısal denetimini ortadan kaldırmaz: aynı yetkiyi kabul eden Danıştay Onuncu Dairesi, 15.10.2025 tarihli ve 2023/5620 E., 2025/4552 K. sayılı kararında, dayandığı ceza kararı ortadan kalkmış bir başvurucunun reddini iptal etmiştir (aşağıda, sabıka kaydı başlığında).
Üç Yıllık Süre Ne Zaman Dolar?
Üç yıl, başvuru tarihinde dolmuş olmalıdır. Başvuru tarihi, form dilekçenin müracaat makamınca (başvurunun yapıldığı valilik ya da dış temsilcilik) evrak kaydına alındığı tarihtir (Yönetmelik’in 64. maddesinin altıncı fıkrası). Üç yıl dolmadan yapılan başvuru kabul edilmez:
Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 25. maddesinin ikinci fıkrası:
“Başvuruda bulunan yabancı hakkında müracaat makamlarınca araştırma yapılır. Araştırma sonucunda yabancının; a) Bir Türk vatandaşı ile üç yıldan beri evli olmadığı, b) Evliliğin boşanma veya müracaat tarihinden önce ölüm gibi nedenlerle son bulduğu, c) Herhangi bir suçtan dolayı yargılamasının devam ettiği veya hükümlü ya da tutuklu olduğu, ç) 26 ncı madde uyarınca istenen belgeleri ibraz edemediği, anlaşıldığı takdirde başvurusu kabul edilmez ve bu hususta ilgilisine gerekli tebligat yapılır.”
Erken yapılan başvuru kabul edilmez ve durum başvurucuya tebliğ edilir; süre dolduktan sonra yeniden başvurulması gerekir. Bu nedenle başvuru, üç yıl tamamlandıktan sonra yapılmalıdır.
Türk eş vatandaşlığı sonradan kazanmışsa, evlilikte geçen sürenin hesaplanmasında eşin Türk vatandaşlığını kazandığı tarih esas alınır (Yönetmelik’in 25. maddesinin üçüncü fıkrası). Örneğin evlilik sırasında yabancı olan ve iki yıl sonra Türk vatandaşlığını kazanan eşin yabancı eşi için üç yıl, bu kazanma tarihinden başlar.
Yurt dışında yabancı makamlar önünde yapılan evlilik, Türk Medeni Kanunu’na (TMK) uygun olmak ve butlanı gerektiren bir sebep bulunmamak kaydıyla geçerlidir; evlilik en geç otuz gün içinde dış temsilciliğe bildirilir ve nüfus kütüğüne tescil edilir (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 24. maddesi). Başvuru dosyasındaki Türk eşe ait nüfus kayıt örneği müracaat makamınca sistemden alınır (Yönetmelik’in 26. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi); yurt dışından yapılan başvurularda evlilik kaydının resmî makamlarda bulunup bulunmadığı da araştırılır (30. maddenin dördüncü fıkrası). Almatı Başkonsolosluğu, başvuru şartları arasında “Evliliğin Türkiye’de nüfus kütüklerine tescil edilmiş olması” şartını da saymaktadır. Bu nedenle yurt dışında evlenen çiftin evliliği başvurudan önce Türk nüfus kütüğüne tescil ettirmiş olması gerekir. Üç yılın yurt dışındaki evlenme tarihinden mi, tescil tarihinden mi hesaplanacağına ilişkin Kanunda ve Yönetmelikte açık bir düzenleme bulunmamaktadır.
Başvuru Nereye ve Nasıl Yapılır?
Başvuru yurt içinde ikamet edilen yer valiliğine, yurt dışında dış temsilciliklere yapılır (TVK’nın 37. maddesi). Yönetmelik ayrıntıyı şöyle düzenler:
Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 64. maddesinin birinci fıkrası:
“Türk vatandaşlığının kazanılması, kaybı, ispatı ve çok vatandaşlığa ilişkin başvurular yurt içinde yerleşim yerinin bulunduğu valiliğe, yurt dışında ise dış temsilciliklere bizzat veya bu hakkın kullanılmasına ilişkin özel vekâletname ile yapılır. Posta yoluyla yapılan müracaatlar kabul edilmez.”
Yurt içinde valilik adına başvuruyu il nüfus ve vatandaşlık müdürlüğü alır (Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü [NVİ], Vatandaşlık Hizmetleri Sıkça Sorulan Sorular). Dış temsilcilik; Türkiye Cumhuriyetinin yabancı ülkelerdeki büyükelçiliği, başkonsolosluğu ya da konsolosluğudur (Yönetmelik’in 3. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi).
Vekâletle başvuru. Kanun ve Yönetmelik başvurunun özel vekâletnameyle yapılmasına izin verir. NVİ ise “Parmak izi zorunlu olan başvurularda bizzat başvuru yapılması gerekmekte” olduğunu, başvurudan sonraki aşamalarda istenecek eksik evrak ve diğer işlemlerin asaleten ya da vekâleten yürütülebileceğini belirtir; hangi başvuruların parmak izi gerektirdiğini aynı sayfada saymaz. Dış temsilcilikler de şahsen başvuru isteyebilir; Almatı Başkonsolosluğu belgelerle şahsen müracaat edilmesini istemektedir. Mülakat ise her durumda yabancı eş ve Türk eşle yapılır (Yönetmelik’in 29. maddesinin birinci fıkrası ve 30. maddesinin ikinci fıkrası); vekil, eşlerin yerine mülakata giremez. Bu nedenle başvurunun vekille yapılması düşünülüyorsa yöntem önceden müracaat makamına sorulmalıdır.
Başvuruda Hangi Belgeler İstenir?
Müracaat makamı, başvuran yabancı adına aşağıdaki belgelerden oluşan bir dosya düzenler (Yönetmelik’in 26. maddesinin birinci fıkrası):
- İsteği belirten form dilekçe (NVİ’nin Vat-6 başvuru formu),
- Türk vatandaşı eşe ait nüfus kayıt örneği; bu belgeyi müracaat makamı sistemden alır,
- Hangi devletin vatandaşı olunduğunu gösteren pasaport veya benzeri belge; vatansız kişi için temini mümkünse buna ilişkin belge,
- Kimlik bilgilerini gösteren doğum belgesi veya nüfus kayıt örneği gibi bir belge,
- Yerleşim yeri Türkiye’de ise en son tarihli ikamet tezkeresi (ikamet izni),
- Herhangi bir suç nedeniyle kesinleşmiş mahkeme kararı varsa onaylı bir örneği,
- Doğum tarihinin ay ve günü bulunmuyorsa ülkenin yetkili makamlarından alınmış tamamlayıcı belge; bu belge alınamıyorsa 5490 sayılı Kanun’un 39. maddesine göre işlem yapılmasını kabul eden imzalı beyan,
- Hizmet bedelinin Maliye veznesine yatırıldığını gösteren makbuz.
NVİ’nin başvuru belgeleri listesi bunlara “2 Adet 50x60 mm boyutunda beyaz fonda, desensiz ICAO tarafından belirlenen ve makinede okunabilen biyometrik fotoğraf” ekler ve yabancı belgelerin usulüne göre onaylanmış belgenin noter tasdikli Türkçe tercümesini ister. Yönetmelik’e göre yabancı makamlardan alınan diploma, pasaport gibi belgelerin Türkçe tercümeli ve noter tasdikli olması yeterlidir (67. maddenin ikinci fıkrası).
Başvuru formunda yabancı kimlik numarası, evlenme tarihi, daha önce bir suçtan mahkûmiyet ve devam eden bir yargılama bulunup bulunmadığı ile birlikte vatandaşlık kazanması istenen ergin olmayan çocukların bilgileri sorulur. Başvurucu formdaki bilgilerin doğruluğunu beyan eder; vatandaşlığın yalan beyan ya da önemli hususların gizlenmesiyle kazanıldığının sonradan anlaşılması iptal sebebidir (aşağıda).
Dış temsilcilikler ek belge isteyebilir. Almatı Başkonsolosluğu örneğin evlenme cüzdanını, eşlerin birlikte yaşadığını gösteren belgeleri, başvurucuyu tanıyan iki Türk vatandaşından alınacak referans mektuplarını, sabıka kaydı ve adres kaydı belgelerini istemektedir. Yönetmelik de yurt dışı başvurularda, yabancının bulunduğu devletin kanunları izin veriyorsa sabıka kaydı istenmesini öngörür (30. maddenin dördüncü fıkrası). Bu nedenle yurt dışından başvuracak kişi, belge listesini başvuracağı temsilcilikten ayrıca almalıdır.
Yabancı vatansızsa ya da uyruğunda bulunduğu devletin makamlarından istenen belgeyi alamıyorsa durum Bakanlığa bildirilir ve alınacak talimata göre işlem yapılır; Bakanlık belgenin istenmemesi yolunda talimat verirse, belgede bulunması gereken bilgileri içeren yazılı beyan alınır (Yönetmelik’in 39. maddesi). Birlikte işlem görecek çocuklar için doğum belgesi, muvafakat belgesi ve gerektiğinde velayet kararı gibi ek belgeler istenir (38. madde); ayrıntı aşağıda çocuklar başlığındadır.
Başvuru Ücreti (Hizmet Bedeli) Ne Kadar?
Evlilik yoluyla vatandaşlık başvurusunda harç değil, hizmet bedeli ödenir; 2026 yılı için bedel 957,26 TL’dir. Bedelin tutarını İçişleri Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı birlikte belirler (TVK’nın 45. maddesinin birinci fıkrası).
- Tutar (2026): Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması için 957,26 TL.
- Kaynak ve tarih: Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, 2026 Yılı Vatandaşlık Başvurusu Hizmet Bedelleri, 14.01.2026.
- Ödeme: Yurt içinde bedel Maliye veznesine yatırılır, makbuz başvuru dosyasına konur (Yönetmelik’in 26. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi). Yurt dışında bedeli dış temsilcilik tahsil eder; örneğin Houston Başkonsolosluğu tutarı, başvuru tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası satış kuru üzerinden hesaplanan ABD doları olarak alır. Ödeme biçimi başvurulacak temsilcilikten öğrenilmelidir.
- Muafiyet: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na göre geliri olmayanlardan ve onlarla birlikte işlem gören ergin olmayan çocuklarından hizmet bedeli alınmaz (TVK’nın 45. maddesinin ikinci fıkrası).
Tutar ilgili yıl için belirlenen tarifeye bağlı olduğundan, başvuru günü geçerli tutar müracaat makamından teyit edilmelidir.
Başvurudan Sonra Süreç Nasıl İşler?
Süreç sırasıyla ön araştırma, emniyet soruşturması, arşiv araştırması, komisyon mülakatı ve Bakanlık kararından oluşur. Yurt içi başvuruda süreç Yönetmelik’in 25 ilâ 29. maddelerine göre yürür; yurt dışı başvuruların farkı ayrıca belirtilmiştir.
a) Ön Araştırma ve Dosyanın Düzenlenmesi
Müracaat makamı önce başvurunun kabul edilip edilmeyeceğini araştırır. Üç yıl dolmamışsa, evlilik başvurudan önce boşanma ya da ölümle sona ermişse, başvurucu hakkında yargılama sürüyorsa, başvurucu hükümlü ya da tutukluysa veya istenen belgeler ibraz edilmemişse başvuru kabul edilmez (25. maddenin ikinci fıkrası). Şartları taşıdığı anlaşılan yabancı adına dosya düzenlenir ve il emniyet müdürlüğünden soruşturma yapılması istenir (27. madde). Dosya biri asıl, biri fotokopi olmak üzere iki takım hazırlanır; asıl takım Bakanlığa gönderilir (73. maddenin birinci fıkrası).
b) Emniyet Soruşturması
İl emniyet müdürlüğü aile birliğini, evlilik birliğiyle bağdaşmayan davranışları ve millî güvenlik ile kamu düzeni bakımından engel hâlini araştırır; olumlu ya da olumsuz kanaatini soruşturma formuna yazar ve tutanakları forma ekler (28. maddenin birinci fıkrası). Evliliğin vatandaşlık amacıyla yapılıp yapılmadığı konusunda kanaate varılamazsa, Türk vatandaşı eşin yakınlarının ifadelerine de başvurularak kanaat oluşuncaya kadar periyodik olarak soruşturmaya devam edilir (72. maddenin ikinci fıkrası).
c) Arşiv Araştırması
Millî güvenlik ve kamu düzeni engelinin tespiti için Millî İstihbarat Teşkilatından ve Emniyet Genel Müdürlüğünden arşiv araştırması istenir (35. maddenin ikinci fıkrası, 72. maddenin birinci fıkrası). Yapılan araştırma ve soruşturma bir yıl geçerlidir; gerekli görülen hâllerde bu süre beklenmeden yenilenebilir (72. maddenin dördüncü fıkrası).
ç) Komisyon Mülakatı
Soruşturması tamamlanan dosya, il nüfus ve vatandaşlık müdürlüğünce vatandaşlık başvuru inceleme komisyonuna gönderilir (28. maddenin ikinci fıkrası). Komisyon, il valisi ya da görevlendireceği vali yardımcısının başkanlığında il nüfus ve vatandaşlık müdürlüğü, il emniyet müdürlüğü, il jandarma komutanlığı, il millî eğitim müdürlüğü ve sosyal hizmetler il müdürlüğü temsilcilerinden oluşur (69. maddenin ikinci fıkrası). Komisyon kararlarını oy çokluğuyla alır ve başvuru şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkin kanaatini belirtir (70. maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları; TVK’nın 18. maddesi). Mülakattan sonra dosya karar alınmak üzere Bakanlığa gönderilir (29. maddenin ikinci fıkrası). Mülakat aşağıda ayrı başlıkta anlatılmıştır.
d) Yurt Dışından Yapılan Başvurular
Yurt dışında dosyayı dış temsilcilik düzenler. Konsolosluk işlemlerinden sorumlu muavin konsolos ya da daha üst yetkili, eşleri ayrı ayrı ve birlikte mülakata alır ve kanaatini mülakat formuna yazar; ülkenin kanunları izin veriyorsa sabıka kaydı istenir, evlilik kaydı araştırılır ve dosya karar alınmak üzere Bakanlığa gönderilir (Yönetmelik’in 30. maddesi).
e) Bakanlık Kararı ve Tebliğ
Karar İçişleri Bakanlığınındır; komisyonun ya da temsilciliğin kanaati karar değildir. Bakanlık dosyayı inceler ve varsa eksik bilgi ve belgeleri tamamlatır (35. maddenin birinci fıkrası). Aranan şartları taşıyanlar Bakanlık kararıyla Türk vatandaşlığını kazanabilir; şartları taşımayanların talepleri Bakanlıkça reddedilir (35. maddenin beşinci ve on birinci fıkraları). Karar, müracaat makamları aracılığıyla ilgiliye tebliğ edilir (TVK’nın 41. maddesi; Yönetmelik’in 86. maddesinin birinci fıkrası). Danıştay kararlarında bu işlemler, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün işlemi olarak yer almaktadır.
f) Başvuru Ne Kadar Sürer?
Türk Vatandaşlığı Kanunu’nda ve Yönetmelikte Bakanlığın karar vermesi için özel bir süre öngörülmemiştir. Ancak idareye yapılan başvuruya otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve dava yolu açılır (2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 10. maddesinin ikinci fıkrası); bu zımni ret yolu aşağıda, ret başlığında anlatılmıştır. Yönetmelik ise yalnız komisyonun, gündem olması hâlinde en geç on beş gün içinde toplanacağını (70. maddenin üçüncü fıkrası) ve araştırma ile soruşturmanın bir yıl geçerli olduğunu (72. maddenin dördüncü fıkrası) düzenler. Başvurunun hangi aşamada olduğu, başvuru numarası ve doğum tarihiyle NVİ’nin internet sitesindeki “Vatandaşlık Başvurum Ne Aşamada?” bölümünden izlenebilir. Başvuru numarası il nüfus ve vatandaşlık müdürlüklerinden, başvuru 10.11.2024’ten sonra yapılmışsa dış temsilciliklerden de öğrenilebilir.
Mülakat Nasıl Yapılır, Neye Bakılır?
Mülakat, evliliğin gerçek bir evlilik mi, yoksa vatandaşlık kazanmak için yapılmış bir evlilik mi olduğunu belirlemek üzere eşlerin hem ayrı ayrı hem birlikte dinlenmesidir. Yönetmelik’in 29. ve 30. maddeleri mülakatta sorulacak soruları belirlemez; neye bakıldığı Danıştay kararlarına yansıyan tutanaklardan anlaşılır.
Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 29. maddesinin birinci fıkrası:
“Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancı ve eşi, komisyon tarafından ayrı ayrı ve birlikte mülakata tabi tutulmak suretiyle evliliğin gerçek bir evlilik ya da Türk vatandaşlığını kazanmak amacıyla yapılmış bir evlilik olup olmadığı araştırılır.”
Yurt dışında mülakatı muavin konsolos ya da daha üst yetkili yapar (30. maddenin ikinci fıkrası). Mülakat sonucunda oluşan kanaat mülakat formuna yazılır (29. maddenin ikinci fıkrası).
Danıştay kararlarına yansıyan mülakat tutanaklarında eşlerin birbirlerini ve ailelerini tanıyıp tanımadıkları, aynı evi paylaşıp paylaşmadıkları, ortak çocuklarının bulunup bulunmadığı ve ayrı ayrı verdikleri cevapların birbiriyle çelişip çelişmediği değerlendirilmiştir (yukarıda anılan 2020/6961 ve 2021/5759 sayılı kararlar). Yönetmelik’in bu maddeleri mülakatın hangi dilde yapılacağına ve tercüman kullanılıp kullanılamayacağına ilişkin bir hüküm de içermez; evlilik yolunda Türkçe bilme şartı aranmadığı yukarıda belirtilmiştir.
İdare, evliliğin “sırf vatandaşlık için” yapıldığını kendisi değerlendirebilir mi? Danıştay Onuncu Dairesinin kararları bu konuda zaman içinde farklılaşmıştır:
- Daire, 05.10.2015 tarihli ve 2012/8144 E., 2015/4051 K. sayılı kararında oy çokluğuyla, “yargı yerlerince verilmiş bir karar olmadıkça idarece, evliliğin formalite (muvazaalı) olduğu konusunda bir değerlendirme yapılarak idari işlem tesisine hukuken olanak bulunmamaktadır” demiştir. Olayda komşu beyanlarından eşlerin aynı evde yaşadığı ve evliliğin devam ettiği anlaşılmış, davayı reddeden idare mahkemesi kararı bozulmuştur.
- Daire, 11.02.2021 tarihli ve 2016/1180 E., 2021/445 K. sayılı kararında yine oy çokluğuyla, idarece başvuruların “mevzuatta yer alan şartlara uygunluğu yönünden değerlendirme yapılarak işlem tesis edilmesinde hukuki bir engel bulunmamaktadır” demiştir. Ancak o olayda mülakatta evliliğin ciddi olmadığı kanaatine varılmasına karşın eşlerin evlilikten doğmuş bir çocuğu bulunuyordu; Daire aile birliği ve evlilik birliğiyle bağdaşmayan faaliyette bulunmama şartlarının sağlandığını kabul ederek eksik incelemeye dayanan reddi iptal eden idare mahkemesi kararını sonucu itibarıyla onamıştır. Karşı oyda, şartlar taşınsa dahi Devletin hükümranlık hakkını kullanarak vatandaşlık vermeyebileceği savunulmuştur.
Yukarıda anılan 2020 ve 2021 tarihli diğer kararlarda da Daire, idarenin mülakat ve soruşturma sonuçlarına dayanarak aile birliği şartını değerlendirmesini kabul etmiş, ancak bu değerlendirmenin dosyadaki somut tespitlerle desteklenmesini aramıştır.
Sabıka Kaydı Vatandaşlık Başvurusunu Engeller mi?
Ceza kaydı kimi hâllerde engeldir. Başvurucu hakkında herhangi bir suçtan yargılama devam ediyorsa ya da başvurucu hükümlü veya tutukluysa başvuru kabul edilmez (Yönetmelik’in 25. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi); taksirli suçlar hariç altı aydan fazla hapis cezası alanlar ise vatandaşlığı kazanamaz (72. maddenin beşinci fıkrası). Hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan başvurucu, kararın onaylı örneğini dosyaya koyar (26. maddenin birinci fıkrasının (e) bendi). Yönetmelik, millî güvenlik ve kamu düzeni şartı bakımından altı ay ölçütünü de koyar:
Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 72. maddesinin beşinci fıkrası:
“... taksirli suçlar hariç olmak üzere ertelenmiş, zamanaşımına uğramış, hükmün açıklanması geriye bırakılmış, paraya çevrilmiş veya affa uğramış olsa dahi, altı aydan fazla hapis cezası alanlar Türk vatandaşlığını kazanamaz.”
Aynı fıkra, Anayasa ile kurulu devlet düzenini yıkma yolunda faaliyette bulunduğu, terörle mücadele mevzuatı kapsamındaki suçlarla ilgili faaliyette bulunduğu, isyan, casusluk ve vatana ihanet suçlarına katıldığı ya da silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığı, insan kaçakçılığı ve insan ticareti yaptığı veya bunlarla ilişki içinde bulunduğu tespit edilenlerin de vatandaşlığı kazanamayacağını belirtir. Aşağıdaki kararlarda geçen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), mahkemenin hükmü kurduğu hâlde açıklamayarak sanığı belirli bir denetim süresine tabi tutmasıdır; denetim süresi koşullara uygun tamamlanırsa hüküm ortadan kaldırılır ve dava düşer.
Altı ay ölçütünü içeren ibarenin iptali istemleri Danıştayda reddedilmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 25.10.2021 tarihli ve 2021/2016 E., 2021/2025 K. sayılı kararında Daire kararının bu kısmını onamış; Danıştay Onuncu Dairesi de 15.10.2025 tarihli ve 2023/5620 E., 2025/4552 K. sayılı kararında ibareye yönelik davayı reddetmiştir. Kural yürürlüktedir; ancak somut başvuruya nasıl uygulanacağı konusunda Danıştay kararları ayrışmaktadır:
- Suçun niteliğine bakılması gerektiği görüşü. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu aynı 2021/2025 sayılı kararında, oy çokluğuyla, Kanun’un gerekçesi dikkate alındığında “kanun koyucunun iradesinin, devletin varlığına ve işleyişine yönelik olarak kamu düzenini ciddi düzeyde bozan suçları işleyenlerin Türk vatandaşı olmasının engellenmesi yönünde olduğu” sonucuna varmıştır. Olayda hükmün açıklanması geri bırakılmış altı ay yirmi gün hapis cezasına konu yaralama suçunun vatandaşlığa engel nitelikte olmadığı kabul edilmiş, ret işlemine karşı davayı reddeden Daire kararının bu kısmı bozulmuştur.
- Bu görüşün yerleşik sayılmadığı karar. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 03.03.2025 tarihli ve 2024/2042 E., 2025/484 K. sayılı kararında, yine oy çokluğuyla, resmî belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanması geri bırakılmış bir yıl sekiz ay hapis cezası bulunan başvurucunun reddini hukuka uygun bulan idare mahkemesinin ısrar kararını onamıştır. Kurul, Dairenin dayandığı 2021 tarihli kararı için “Kurulumuzun anılan kararının yerleşik içtihat niteliğini haiz olmadığı, somut uyuşmazlığın niteliğine göre farklı yönde kararlarının da bulunduğu” tespitini yapmış; bozma kararına uyulan dosyada temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı yapılması gerektiğini de belirtmiştir.
- Ortadan kalkan hükme dayanılamayacağı görüşü. Danıştay Onuncu Dairesi, 15.10.2025 tarihli ve 2023/5620 E., 2025/4552 K. sayılı kararında, kasten yaralama suçundan verilen on bir ay yirmi gün hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, denetim süresi sonunda hükmün kaldırılarak davanın düşürüldüğü ve başvurunun bundan sonra yapıldığı olayda, “düşme kararı sonucu hukuken ortadan kalkan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının idari işlemlere esas alınmasının, masumiyet karinesinin ihlali niteliğinde olacağı açıktır” diyerek ret işlemini iptal etmiştir. Karar, ilk derece olarak oy birliğiyle ve temyiz yolu açık olarak verilmiştir.
Bu nedenle ceza kaydı bulunan başvurucunun durumu, 72. maddenin beşinci fıkrasındaki ölçütle birlikte suçun niteliği ve hükmün sonradan ortadan kalkıp kalkmadığı yönünden ayrıca değerlendirilmelidir; Danıştay kararları bu noktada tek bir yönde değildir. Taksirli suçlar altı ay ölçütünün dışındadır.
Başvuru Sürerken Eş Ölürse ya da Boşanılırsa Ne Olur?
Başvurudan sonra Türk eşin ölümü aile birliği içinde yaşama şartını kaldırır ve başvuru sürer; başvurudan önce ölüm ya da boşanma hâlinde başvuru kabul edilmez. Başvurudan sonra gerçekleşen boşanmanın sonucunu Kanun ve Yönetmelik açıkça düzenlemez; bu durum başvurunun ya da süren ret davasının aleyhe sonuçlanmasına yol açabilir.
- Başvurudan sonra Türk eşin ölümü: Evlilik başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümüyle sona ererse aile birliği içinde yaşama şartı aranmaz (TVK’nın 16. maddesinin ikinci fıkrası). Diğer şartlar aranmaya devam eder; Kanun’un gerekçesi de bu hâlde “diğer şartların taşınması kaydıyla Türk vatandaşlığı kazanılabilecektir” demektedir.
- Başvurudan önce ölüm ya da boşanma: Evlilik başvuru tarihinden önce boşanma ya da ölüm gibi nedenlerle sona ermişse başvuru kabul edilmez (Yönetmelik’in 25. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi).
- Başvurudan sonra boşanma: Kanunda ve Yönetmelikte, başvurudan sonra ancak Bakanlık kararından önce gerçekleşen boşanmanın sonucunu açıkça düzenleyen bir hüküm bulunmamaktadır. Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası yalnız Türk eşin ölümünü düzenler ve yalnız aile birliği şartını kaldırır; birinci fıkra ise “evliliği devam eden” yabancıdan ve aile birliği içinde yaşama şartından söz eder. Vatandaşlık da Bakanlık kararının tarihinden itibaren hüküm ifade eder (20. maddenin birinci fıkrası). Ölüm dışındaki bir sebeple evlilik sona erdiğinde aile birliği şartı kalkmadığından, Bakanlık kararından önce gerçekleşen boşanma başvurunun ya da süren ret davasının aleyhe sonuçlanmasına yol açabilir. Danıştay Onuncu Dairesi, 03.11.2020 tarihli ve 2016/15683 E., 2020/4435 K. sayılı kararında, ret işlemine karşı açılan dava sürerken başvurucunun boşandığını ileri süren idarenin temyizi üzerine “aile birliği içinde yaşama ve evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama şartlarının birlikte bulunmasının gerektiği kuşkusuzdur” demiş; başvurucunun boşanıp boşanmadığının ve bu şartların varlığını devam ettirip ettirmediğinin araştırılarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ret işlemini iptal eden idare mahkemesi kararını bozmuştur. Karar esas yönünden oy birliğiyle, gerekçe yönünden oy çokluğuyla verilmiştir. Daire başvurunun kendiliğinden reddedileceğini söylememiş, şartların boşanma dikkate alınarak araştırılmasını istemiştir.
- Evlilik sona erdikten sonra başka yol: Evliliği sona eren yabancı, şartlarını taşıyorsa vatandaşlığı genel yoldan isteyebilir; bu yolda kesintisiz beş yıl ikamet, yeteri kadar Türkçe konuşabilme ve geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olma gibi şartlar aranır (TVK’nın 11. maddesi).
Evliliğin sona ermesinin Türkiye’de kalma hakkına etkisi aşağıda ikamet başlığında anlatılmıştır. Boşanma kararı yurt dışında alınmışsa kararın Türkiye’de tanınması ve tescili ayrı bir konudur; ayrıntısı yurt dışı boşanma kararının tanınması ve tescili yazımızdadır.
Başvuru Kabul Edilmezse ya da Reddedilirse Ne Yapılır?
Bakanlığın ret kararına karşı, yazılı bildirimi izleyen günden itibaren altmış gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilir. Valiliğin başvuruyu kabul etmemesi ise ayrı bir işlemdir; ona karşı dava valiliğe karşı, valiliğin bağlı olduğu idare mahkemesinde açılır. Şartlar taşınıyorsa yeniden başvuru da yapılabilir.
a) Başvurunun Kabul Edilmemesi ile Ret Kararı Farklıdır
İki ayrı işlem vardır. Valilik ya da dış temsilcilik, ön araştırmada üç yıl şartının dolmadığını, evliliğin başvurudan önce sona erdiğini, yargılamanın sürdüğünü ya da belgelerin eksik olduğunu tespit ederse başvuruyu kabul etmez (Yönetmelik’in 25. maddesinin ikinci fıkrası). Bu, müracaat makamının işlemidir ve ilgiliye tebliğ edilir. Dosya Bakanlığa gittikten sonra verilen ret kararı ise İçişleri Bakanlığının işlemidir (TVK’nın 19. maddesinin birinci fıkrası).
Valilik, Bakanlığın ret kararını yalnız bildiriyorsa işlem yine Bakanlığındır. Danıştay Onuncu Dairesi, il nüfus ve vatandaşlık müdürlüğü yazısının Bakanlık kararının bildirilmesine yönelik olduğunu belirterek yetkili mahkemeyi Bakanlık işlemine göre belirlemiştir (aşağıda). Yetkili mahkeme, işlemi yapan idari merciin bulunduğu yere göre belirlendiğinden (İYUK’un 32. maddesinin birinci fıkrası), tebliğ edilen yazının valiliğin kendi kararını mı, Bakanlık kararını mı bildirdiği dava açmadan önce belirlenmelidir.
Kabul edilmeme belge eksikliğinden kaynaklanıyorsa eksik tamamlanarak yeni başvuru yapılabilir. Valiliğin işlemi de idari işlemdir ve dava konusu edilebilir: Danıştay Onuncu Dairesi, ikamet tezkeresi bulunmadığı için başvuruyu kabul etmeyen Hatay Valiliği işlemini, dayanağı Yönetmelik hükmüyle birlikte açılan davada incelemiş ve hukuka uygun bulmuştur (yukarıda anılan 2024/2102 sayılı karar). Valiliğin başvuruyu kabul etmeme ya da işleme koymama işlemine karşı dava ise valiliğe karşı, valiliğin bulunduğu yerin bağlı olduğu idare mahkemesinde açılır (İYUK’un 32. maddesinin birinci fıkrası; aşağıda anılan Danıştay Onuncu Dairesinin 2023/2151 sayılı kararı). Yönetmelik hükmü de birlikte dava edilmedikçe bu dava Danıştayda açılmaz; Ankara İdare Mahkemesi de ancak valilik bu mahkemenin yargı çevresindeyse yetkilidir.
b) İdare Cevap Vermezse: Zımni Ret
İdareye yapılan başvuruya otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır; ilgili, otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, yani idare mahkemesinde altmış gün içinde (İYUK’un 7. maddesi) dava açabilir. Dava açılmamış ya da dava süreden reddedilmişse ve idare otuz günden sonra cevap verirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açılabilir (İYUK’un 10. maddesinin ikinci fıkrası). Vatandaşlık başvurusunda davalının ve yetkili mahkemenin belirlenmesi, sessizliğin hangi aşamada oluştuğuna bağlıdır:
- Dosya valilikte kalmışsa: Danıştay Onuncu Dairesi, yetki uyuşmazlıklarını çözdüğü kararlarında valiliğe yapılan vatandaşlık başvurusunun zımnen reddini valiliğin işlemi saymış ve davanın valiliğe karşı, valiliğin bağlı olduğu idare mahkemesinde görüleceğine karar vermiştir. Evlilik yoluna ilişkin 25.04.2023 tarihli ve 2023/1795 E., 2023/2151 K. sayılı kararda, Kilis Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğüne yapılan başvuru valilik bünyesindeki komisyonca “ülkemize katkı sağlayacağı kanaatinin oluşmadığından” bahisle kabul edilmemiş; zımni ret davasında Gaziantep İdare Mahkemesi yetkili bulunmuştur. Daire, soy bağına dayanan başvurularda da aynı ölçütü uygulamıştır: 20.01.2021 tarihli ve 2021/78 E., 2021/85 K. ve 03.03.2021 tarihli ve 2021/796 E., 2021/874 K. sayılı kararlarda Adana İdare Mahkemesi, 20.10.2022 tarihli ve 2022/4720 E., 2022/4626 K. sayılı kararda İstanbul İdare Mahkemesi yetkili bulunmuş; bu kararlarda Bakanlıkça tesis edilmiş bir işlem bulunmadığı esas alınmıştır. Kararların hepsi oy birliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.
- Başvuru doğrudan Bakanlığa yapılmışsa: Daire, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne yapılan yeniden kazanma başvurusunun zımnen reddinde Ankara İdare Mahkemesini yetkili bulmuştur (06.03.2025 tarihli ve 2025/653 E., 2025/1440 K. sayılı karar; oy birliği, kesin).
- Dosya Bakanlığa gönderilmiş ve Bakanlık cevap vermemişse: Bu duruma ilişkin, evlilik yolunda doğrudan bir Danıştay kararı bulunamamıştır. İşlemi yapan merciin bulunduğu yeri esas alan 32. maddenin birinci fıkrası ve yukarıdaki kararların ölçütü, işlemin Bakanlığa ait sayılacağını ve Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olacağını düşündürmektedir; ancak bu bir çıkarımdır.
Bu nedenle dava açmadan önce dosyanın valilikte mi, Bakanlıkta mı olduğu müracaat makamından öğrenilmelidir. Yetkisiz idare mahkemesine açılan dava yetki yönünden reddedilir ve dosya yetkili mahkemeye gönderilir (İYUK’un 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi); yanlış mahkeme seçimi davayı düşürmez, ancak zaman kaybettirir.
c) Dava Süresi
Bakanlığın ret kararına karşı iptal davası açma süresi, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayarak altmış gündür (İYUK’un 7. maddesi). Bu süre, özel kanunda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde uygulanan genel süredir.
Dava açmadan önce, dava süresi içinde işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi ya da yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapan makamdan istenebilir. Bu başvuru işlemeye başlamış dava süresini durdurur; otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve dava süresi, başvuruya kadar geçen süre de hesaba katılarak yeniden işlemeye başlar (İYUK’un 11. maddesi). Bu başvuru zorunlu değildir.
ç) Yetkili Mahkeme, Görev ve Davalı
Bakanlığın ret kararına karşı dava Ankara İdare Mahkemesinde açılır. Danıştay Onuncu Dairesi, Aksaray ve Ankara idare mahkemeleri arasındaki yetki uyuşmazlığını çözdüğü 21.11.2024 tarihli ve 2024/5576 E., 2024/5208 K. sayılı kararında şöyle demiştir:
Danıştay Onuncu Dairesinin 21.11.2024 tarihli kararı:
“Bu durumda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 32. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen genel yetki kuralı uyarınca davaya bakmaya yetkili mahkemenin, dava konusu işlemi tesis eden İçişleri Bakanlığının bulunduğu yerin idari yargı yetkisi yönünden bağlı bulunduğu Ankara İdare Mahkemesi olduğu sonucuna varılmıştır.”
Karar oy birliğiyle ve kesin olarak verilmiştir. Olayda ret kararı Niğde Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü yazısıyla bildirilmiş, Daire bu yazıyı yalnız bir bildirim saymıştır. Yetki kamu düzenindendir (İYUK’un 32. maddesinin ikinci fıkrası). Davalı, işlemi yapan İçişleri Bakanlığıdır.
Dava idare mahkemesinde görülür. Danıştay Onuncu Dairesi, evlilik yoluyla kazanılan vatandaşlığın geri alınmasına ilişkin Bakanlık işlemine karşı doğrudan Danıştayda açılan davayı, uyuşmazlık 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 24. maddesi kapsamında olmadığından görev yönünden reddetmiş ve dosyayı idare mahkemesine göndermiştir (11.09.2025 tarihli ve 2025/3954 E., 2025/3746 K. sayılı karar). Buna karşılık bireysel işlemle birlikte Cumhurbaşkanınca çıkarılan Yönetmelik’in bir hükmünün de iptali istenirse dava ilk derece olarak Danıştayda görülür (2575 sayılı Kanun’un 24. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi); yukarıda anılan 2024/2102, 2025/2887 ve 2025/4552 sayılı kararlar bu şekilde açılan davalarda verilmiştir.
d) İptal Kararı Vatandaşlık Kazandırır mı?
Hayır. İptal kararı ret işlemini ortadan kaldırır; Bakanlık yeniden değerlendirme yapar. Danıştay Onuncu Dairesi 2025/4552 sayılı kararında bunu açıkça belirtmiştir:
Danıştay Onuncu Dairesinin 15.10.2025 tarihli kararı:
“... dava konusu uygulama işleminin yukarıda belirtilen gerekçeyle iptal edilmesinin, davacının doğrudan Türk vatandaşlığına alınması sonucuna doğurmayacağı, davalı idare tarafından mevzuatın aradığı diğer hususlar yönünden ve takdir yetkisi çerçevesinde yeniden bir değerlendirme yapılarak sonucunda olumlu veya olumsuz yeni bir işlem tesis edilebileceği muhakkaktır.”
e) Kanun Yolu
İdare mahkemesinin kararına karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilir (İYUK’un 45. maddesinin birinci fıkrası). Bölge idare mahkemesinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir (45. maddenin altıncı fıkrası). Fıkradaki bu cümle, Anayasa Mahkemesinin 27.03.2025 tarihli ve E.2024/189, K.2025/83 sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hâli yönünden iptal edilmiş; iptal, kararın yayımlandığı 26.06.2025 tarihli ve 32938 sayılı Resmî Gazete ile yürürlüğe girmiştir. Kabul üzerine yeniden verilen kararlar bakımından bugün 46. maddenin ikinci fıkrası uygulanır. Aynı Kanun’un 46. maddesine 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla eklenen ikinci fıkra, birinci fıkra kapsamında olmayan davalarda bölge idare mahkemesinin ilk derece kararını kaldırarak yeniden verdiği kararlara karşı otuz gün içinde Danıştayda temyiz yolunu açmıştır; ancak idare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle görülen davalar bu imkânın dışındadır. Danıştayın ilk derece olarak verdiği nihai kararlar ise tebliğden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir (46. maddenin birinci fıkrası).
f) Yeniden Başvuru
Ret kararından sonra şartlar taşınıyorsa ikamet edilen yer valiliğine ya da dış temsilciliğe yeniden başvurulabilir; NVİ bu durumda başvurunun yeniden değerlendirilmesinin mümkün olduğunu belirtir. Yeni başvuruda müracaat makamınca yeni bir başvuru dosyası düzenlenir (Yönetmelik’in 73. maddesinin üçüncü fıkrası).
Kazanılan Vatandaşlık Sonradan Kaybedilir mi?
Boşanma, 16. maddede vatandaşlığı sona erdiren bir sebep olarak sayılmamıştır. Evlilik yoluyla kazanılan vatandaşlığı sonradan etkileyebilecek başlıca yollar, kazanma kararının iptali, geri alınması ve evliliğin butlanına karar verilmesidir. Bunlardan ayrı olarak, evlilikle kazanılan vatandaşlık da diğer vatandaşlıklar gibi, yabancı bir devletin Türkiye’nin menfaatlerine uymayan hizmetini bildirime rağmen bırakmamak ya da izin almaksızın yabancı bir devlet hizmetinde gönüllü olarak askerlik yapmak gibi TVK’nın 29. maddesinde sayılan ve evlilikle ilgisi olmayan eylemler hâlinde Cumhurbaşkanı kararıyla kaybettirilebilir.
a) Yalan Beyan ya da Gizleme: İptal
Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 31. maddesi:
“Türk vatandaşlığını kazanma kararı; ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda vuku bulmuş ise kararı veren makam tarafından iptal edilir.”
Evliliğin sırf vatandaşlık kazanmak için yapıldığı ve başvuruda bu durumun gizlendiği sonradan anlaşılırsa, işleyecek yol kazanma kararının bu maddeye göre iptalidir; Kanun bu iptal için bir süre öngörmemiştir. Bu hâlin herhangi bir şekilde öğrenilmesi üzerine Bakanlık ilgili hakkında araştırma ve soruşturma yapar ya da yaptırır (Yönetmelik’in 57. maddesinin ikinci fıkrası). İptal kararı karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder ve ilgiliye bağlı olarak vatandaşlık kazanan eş ve çocuklara da uygulanır (TVK’nın 32. maddesi); kazanma tarihi ile iptal tarihi arasında Türk vatandaşı olarak yapılmış işlemlere ise uygulanmaz (Yönetmelik’in 58. maddesinin birinci fıkrası). İptal kararında malların tasfiyesi gerekli görülmüşse kişi en geç bir yıl içinde Türkiye’deki mallarını tasfiye etmek zorundadır; iptal kararına karşı yargı yoluna başvurulursa tasfiye dava sonuna bırakılır (TVK’nın 33. maddesi).
Türk eşin kendisi vatandaşlığı sonradan kazanmış ve onun vatandaşlığı iptal edilmişse, bu iptal kararı evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanan eşine tesir etmez (Yönetmelik’in 58. maddesinin ikinci fıkrası).
b) Hukuki Şartlar Oluşmadan Verilen Karar: Geri Alma
Vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin kararlar, hukuki şartlar oluşmadan ya da mükerrer olarak verildiği sonradan anlaşılırsa geri alınır (TVK’nın 40. maddesi). Danıştay Onuncu Dairesinin 2025/3746 sayılı kararında aktardığı Yönetmelik hükmüne göre “Geri alınan karar, ilk karar tarihinden itibaren hükümsüz hale gelir.”
Hukuki şartların bulunup bulunmadığı kural olarak vatandaşlığa alınma tarihine göre belirlenir. Danıştay Onuncu Dairesi, istisnai yolla kazanılan vatandaşlığın geri alınmasına ilişkin 04.12.2025 tarihli ve 2022/4453 E., 2025/5775 K. sayılı kararında, hukuki şartların oluşup oluşmadığının “tespiti, kural olarak, kişinin Türk vatandaşlığına alındığı tarih itibarıyla yapılmalıdır” demiş; vatandaşlığın kazanılmasından sonra ortaya çıkan ve önceki dönemle bağlantılı olmayan olguların geri alma sebebi sayılamayacağını belirterek işlemi oy birliğiyle iptal etmiştir. Karar istisnai yola ilişkindir ve temyiz yolu açık olarak verilmiştir; evlilik yolunda da aynı 40. madde uygulandığından ölçüt bu yol için de yol gösterici niteliktedir. Evlilik yoluyla kazanılan vatandaşlığın geri alınmasına karşı dava idare mahkemesinde görülür (yukarıda anılan 2025/3746 sayılı karar).
c) Evliliğin Butlanı
Butlan, evliliğin kanunda sayılan sebeplerle hâkim kararıyla geçersiz sayılmasıdır. Batıl bir evlilik ancak hâkimin kararıyla sona erer; mutlak butlan hâlinde bile evlenme, hâkimin kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur (TMK’nın 156. maddesi). Evliliğin yalnız vatandaşlık kazanmak için yapılmış olması, TMK’nın 145. maddesinde sayılan mutlak butlan sebepleri (eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması, sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksunluk, evlenmeye engel akıl hastalığı ve evlenmeye engel hısımlık) arasında yer almaz; böyle bir evlilikte vatandaşlık bakımından belirleyici yol yukarıda anlatılan iptaldir. Butlanın vatandaşlığa etkisini Kanun ve Yönetmelik ayrı ifadelerle düzenler.
Kanun’a göre, yukarıda aktarılan 16. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancılar, evlenmenin butlanına karar verilmesi hâlinde evlenmede iyi niyetli iseler Türk vatandaşlığını muhafaza ederler. Yönetmelik ise şöyle der:
Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 31. maddesi:
“(1) Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanan kişi, evliliğinin butlanına karar verilmesi halinde Türk vatandaşlığını kaybeder. Ancak, evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancı, Bakanlıkça yapılacak inceleme sonucunda evlenmede iyiniyetli olduğunun tespiti durumunda Türk vatandaşlığını muhafaza eder. (2) Butlanına karar verilmiş evlenmeden olan çocuk ise ana ve babalarının evlenmede iyiniyetli olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk vatandaşlığını muhafaza eder.”
NVİ’ye göre butlan kararı verilen yabancının vatandaşlığını muhafaza edip etmeyeceği konusu “Valilik aracılığıyla Bakanlıktan sorulur”. TMK da evlenirken iyi niyetli bulunan eşin bu evlenmeyle kazanmış olduğu kişisel durumunu koruyacağını öngörür (158. maddenin birinci fıkrası).
Çocuklar ve Çifte Vatandaşlık
Türk vatandaşı ana ya da babadan evlilik birliği içinde doğan çocuk Türk vatandaşıdır ve bu, yabancı eşin başvurusuna bağlı değildir. Yabancı eşin velayeti altındaki önceki ilişki çocukları ise belirli şartlarla ana ya da babayla birlikte Türk vatandaşlığını kazanabilir. Kanun’un 16. maddesinde önceki vatandaşlıktan çıkma şartı yer almaz.
a) Ortak Çocuklar
Türkiye içinde veya dışında Türk vatandaşı ana ya da babadan evlilik birliği içinde doğan çocuk Türk vatandaşıdır (TVK’nın 7. maddesinin birinci fıkrası). Bu çocuğun vatandaşlığı, yabancı ebeveynin evlilik yoluyla başvurusuna bağlı değildir.
b) Yabancı Eşin Önceki İlişkiden Çocukları
Vatandaşlığı kazanan ana ya da babanın velayeti kendisinde bulunan çocukları, diğer eşin muvafakat etmesi hâlinde Türk vatandaşlığını kazanır; muvafakat verilmezse ana ya da babanın mutad meskeninin bulunduğu ülkedeki hâkim kararına göre işlem yapılır (TVK’nın 20. maddesinin ikinci fıkrası; Yönetmelik’in 37. maddesi). Çocukların ana ya da babayla birlikte işlem görmesi esastır (37. maddenin sekizinci fıkrası). Muvafakat noter huzurunda ya da müracaat makamında işlemi yapan memur huzurunda verilir (68. maddenin birinci fıkrası). Ergin olmayan çocukların başvurusu veli ya da vasileri tarafından yapılır (64. maddenin ikinci fıkrası).
NVİ’ye göre başvuru süreci tamamlanmadan reşit olan çocuk, vatandaşlığı ana ve babaya bağlı olarak kazanamaz; şartları taşıyorsa bireysel olarak başvurmalıdır. Ana ya da babayla birlikte işlem görmeyen çocuk ergin olduktan sonra başvurursa genel yola ilişkin 11. madde uygulanır (TVK’nın 20. maddesinin üçüncü fıkrası). Ana ya da babaya bağlı olarak vatandaşlığı kazanan çocuk, ergin olmasından itibaren üç yıl içinde Türk vatandaşlığından ayrılabilir; bu ayrılık onu vatansız bırakacaksa bu hak kullanılamaz (TVK’nın 34. maddesi).
c) Önceki Vatandaşlık Korunur mu?
Kanun’un 16. maddesinde ve başvuru belgelerini sayan Yönetmelik’in 26. maddesinde önceki vatandaşlıktan çıkma şartı yer almaz. Kanun, çok vatandaşlığı Türk vatandaşının aynı anda birden çok vatandaşlığa sahip olması olarak tanımlar (TVK’nın 3. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi) ve çok vatandaşlığın nüfus kaydına işlenmesini düzenler (44. madde). Birden fazla yabancı devlet vatandaşlığı bulunan başvurucunun işlemlerinde, Bakanlıkça daha sıkı ilişki içinde bulunduğu tespit edilen devletin vatandaşlığı esas alınır (Yönetmelik’in 64. maddesinin dördüncü fıkrası). Başvurucunun kendi ülkesinin, başka bir devletin vatandaşlığını kazanan vatandaşına hangi sonucu bağladığı ise o ülkenin hukukuna göre belirlenir ve başvurudan önce ayrıca araştırılmalıdır.
Başvuru Sürerken Türkiye’de İkamet ve Çalışma
Vatandaşlık başvurusu ikamet izninin yerine geçmez; yerleşim yeri Türkiye’de olan başvurucudan güncel ikamet izni istenir (yukarıda, şartlar başlığı). Türk vatandaşının yabancı eşi için ikamet ve çalışmada şu kurallar uygulanır:
a) Aile İkamet İzni
Türk vatandaşının yabancı eşine her defasında üç yılı aşmayacak şekilde aile ikamet izni verilebilir (6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun (YUKK) 34. maddesinin birinci fıkrası). Destekleyici eşte gelir, sağlık sigortası, barınma ve adli sicil şartları aranır (35. maddenin birinci fıkrası); Türk vatandaşlarıyla evli yabancılar bakımından destekleyicinin Türkiye’de en az bir yıldır ikamet izniyle kalması şartı uygulanmaz (35. maddenin ikinci fıkrası). Evliliğin aile ikamet izni alabilmek amacıyla yapılmamış olması gerekir (35. maddenin üçüncü fıkrasının (c) bendi); makul şüphe varsa valilik evliliğin sırf ikamet izni için yapılıp yapılmadığını araştırır ve bu amaçla yapıldığı tespit edilirse izin verilmez, verilmişse iptal edilir (37. maddenin birinci fıkrası).
b) Boşanma ya da Eşin Ölümü Hâlinde
Boşanma hâlinde Türk vatandaşıyla evli yabancıya, en az üç yıl aile ikamet izniyle kalmış olmak kaydıyla kısa dönem ikamet izni verilebilir; yabancı eşin aile içi şiddet nedeniyle mağdur olduğu ilgili mahkeme kararıyla sabitse üç yıllık süre şartı aranmaz (YUKK’nın 34. maddesinin altıncı fıkrası). Destekleyicinin ölümü hâlinde, ona bağlı aile ikamet izniyle kalanlara süre şartı aranmadan kısa dönem ikamet izni verilebilir (34. maddenin yedinci fıkrası).
c) Çalışma İzni
Bir Türk vatandaşıyla evli olan ve eşiyle Türkiye’de evlilik birliği içinde yaşayan yabancıya, çalışma izni bakımından 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu’nun 7, 9 ve 10. maddelerinin uygulanmasına ilişkin istisnalar tanınabilir (16. maddenin birinci fıkrasının (g) bendi). Türk vatandaşıyla en az üç yıl süreyle Türkiye’de evlilik birliği içinde yaşayan yabancı adına yapılan başvuruda çalışma izni, iş veya hizmet sözleşmesinin süresini aşmamak üzere üç yıla kadar düzenlenebilir (Uluslararası İşgücü Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 36. maddesi). Bu hükümler çalışma izni yükümlülüğünü kaldırmaz; istisna ve kolaylık sağlar.
Vatandaşlık Kazanılınca Hangi İşlemler Yapılır?
Vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin karar başvuru makamına iletilir; vatandaşlığı kazanan kişi duyuru belgesini başvuru makamından (il nüfus ve vatandaşlık müdürlüğü ya da dış temsilcilik) imza karşılığında teslim alır. Bu belgeyle ilçe nüfus müdürlüğüne ya da dış temsilciliğe Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı başvurusu yapılır (NVİ, Vatandaşlık Hizmetleri Sıkça Sorulan Sorular). Kişinin yabancılar kütüğündeki kaydı, yeni kaydıyla bağ kurularak kapatılır (Yönetmelik’in 35. maddesinin on ikinci fıkrası); duyuru belgesi alındığı hâlde yabancı kimlik numarası aktif görünüyorsa müracaat makamına dilekçe verilebilir.
Askerlik. Türk vatandaşlığını sonradan kazananlar askerliklerini, vatandaşlığı kazandıkları tarihteki yaş ve öğrenim durumlarına göre o yıl askerlik çağına giren yükümlüler gibi yaparlar. Vatandaşlığa alınmadan önce geldikleri ülkede askerlik yaptıklarını ya da askerlik hizmetini yerine getirmiş sayıldıklarını belgeleyenler ile vatandaşlığa alındıkları yıl 22 ve daha büyük yaşta olanlar askerlik yapmış sayılır. Askerlik yükümlüsü olanların askerliği istekleri hâlinde vatandaşlığa alındıkları tarihten itibaren iki yıl süreyle ertelenir. Bu kişiler seferberlik hâlinde ihtiyaca göre askere sevk edilebilir (7179 sayılı Askeralma Kanunu’nun 43. maddesinin birinci fıkrası).
Sıkça Sorulan Sorular
Türk vatandaşıyla evlenen yabancı kendiliğinden Türk vatandaşı olur mu?
Hayır. Evlenme vatandaşlığı doğrudan kazandırmaz. En az üç yıldır evli olan ve evliliği devam eden yabancı başvuru yapabilir; vatandaşlık, İçişleri Bakanlığının kararıyla ve karar tarihinden itibaren kazanılır (TVK’nın 16, 19 ve 20. maddeleri).
Nişanlılık ya da resmî nikâhsız birlikte yaşama üç yıla sayılır mı?
Hayır. Kanun, Türk vatandaşıyla en az üç yıldan beri evli olmayı arar. Üç yıl başvuru tarihinde, yani form dilekçenin evrak kaydına alındığı tarihte dolmuş olmalıdır; dolmamışsa başvuru kabul edilmez.
Türkiye’de yaşamadan başvuru yapılabilir mi?
Evet. Kanun’un 16. maddesi Türkiye’de ikamet süresi şartı aramaz; yurt dışında yaşayan yabancı dış temsilciliğe başvurur. Yerleşim yeri Türkiye’de olan başvurucudan ise en son tarihli ikamet izni istenir.
Türkçe bilmek şart mı?
Hayır. Yeteri kadar Türkçe konuşabilme şartı genel yola aittir ve 16. maddede yer almaz. Yönetmelik mülakatın dilini ve tercüman kullanımını da düzenlemez.
Başvuru avukat aracılığıyla yapılabilir mi?
Evet, özel vekâletnameyle yapılabilir; Kanun ve Yönetmelik buna izin verir, posta ile başvuru ise kabul edilmez. Ancak NVİ parmak izi zorunlu başvurularda bizzat başvuru istendiğini belirtir, dış temsilcilikler de şahsen başvuru isteyebilir. Mülakat her durumda eşlerin kendileriyle yapılır.
Başvuru ne kadar sürer?
Kanunda ve Yönetmelikte Bakanlığın karar vermesi için özel bir süre öngörülmemiştir. Başvuruya otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve dava açılabilir (İYUK’un 10. maddesi). Başvurunun durumu, başvuru numarası ve doğum tarihiyle NVİ’nin “Vatandaşlık Başvurum Ne Aşamada?” sayfasından izlenebilir.
Başvuru ücreti ne kadar?
Hizmet bedeli 2026 yılı için 957,26 TL’dir (NVİ, 14.01.2026). Bedel, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na göre geliri olmayanlardan ve onlarla birlikte işlem gören ergin olmayan çocuklarından alınmaz.
Başvuru sürerken Türk eş ölürse başvuru düşer mi?
Hayır. Evlilik başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümüyle sona ererse aile birliği içinde yaşama şartı aranmaz; diğer şartlar aranmaya devam eder. Ölüm başvurudan önce gerçekleşmişse başvuru kabul edilmez.
Vatandaşlık kazanıldıktan sonra boşanma vatandaşlığı sona erdirir mi?
Hayır. Boşanma, 16. maddede vatandaşlığı sona erdiren bir sebep olarak sayılmamıştır. Ancak kazanma kararı yalan beyan ya da önemli hususların gizlenmesiyle alınmışsa iptal edilir, hukuki şartlar oluşmadan verildiği sonradan anlaşılırsa geri alınır (TVK’nın 31 ve 40. maddeleri).
Türk vatandaşlığı için önceki vatandaşlıktan çıkmak gerekir mi?
Hayır; Kanun’un 16. maddesinde ve Yönetmelik’in başvuru belgelerini sayan 26. maddesinde böyle bir şart yer almaz. Başvurucunun kendi ülkesinin başka bir vatandaşlığın kazanılmasına bağladığı sonuçlar ise o ülkenin hukukuna göre ayrıca araştırılmalıdır.
Ret kararına karşı dava hangi sürede ve hangi mahkemede açılır?
Yazılı bildirimi izleyen günden itibaren altmış gün içinde, İçişleri Bakanlığına karşı açılır (İYUK’un 7. maddesi). Danıştay Onuncu Dairesi, Bakanlığın ret kararına karşı davada Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna karar vermiştir (2024/5208 sayılı karar). Valiliğin başvuruyu kabul etmemesi ya da cevapsız bırakması ayrı bir işlemdir; bu işleme karşı dava valiliğe karşı, valiliğin bağlı olduğu idare mahkemesinde açılır. Dava açmadan önce işlemi kimin yaptığı ve dosyanın valilikte mi, Bakanlıkta mı olduğu belirlenmelidir.
Ret kararından sonra yeniden başvurulabilir mi?
Evet. Şartlar taşınıyorsa ikamet edilen yer valiliğine ya da dış temsilciliğe yeniden başvurulabilir; yeni başvuruda yeni bir dosya düzenlenir (Yönetmelik’in 73. maddesinin üçüncü fıkrası).
