• Hüseyin Baran DELİL

Soybağının Reddi (Nesebin Reddi) Davası

Baran Delil Avukatlık Bürosu


soybağının reddi davası nesebin reddi davası ankara avukat

Soybağının (Nesebin) Reddi Davası


Soybağının (Nesebin) Reddi Davasının Konusu

Bu davanın konusu, babalık karinesine göre baba ile çocuk arasında kurulmuş olan soy bağının gerçeği yansıtmadığı, gerçekte çocuğun başka bir erkek ile kurulmuş olan cinsel ilişkinin sonucunda dünyaya geldiği, karinenin aksine kocanın baba olmadığı hususlarını kapsamaktadır.

Anne ile çocuk arasında soy bağı doğumla kurulur. Baba ile çocuk arasında soy bağı ise, tanıma, evlilik ve hâkim kararıyla kurulabilmektedir.


Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün içinde doğan çocuğun babası koca olarak kabul edilir. Bu süreye iddet müddeti denilmektedir ve iddet müddeti geçtikten sonra doğacak olan çocuğun kocaya bağlanması, bir şekilde annenin evlilik sırasında gebe kaldığının, çocuğun ana rahmine evlilik birliği içerisinde düştüğünün ispatıyla mümkündür. Evlenmeden başlayarak en az yüzseksen gün geçtikten sonra ve evliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla üçyüz gün içinde doğan çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır. Buna babalık karinesi denilmektedir. Tabii evlilik birliği sona erdikten sonra da cinsel birleşme sağlanmış olabilir. İspat yükümlülüğü somut olaya uygun düşecek şekilde yerine getirilmelidir.


Babalık karinesine göre evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak iddet müddeti içerisinde doğan çocuğun babası koca olacaktır. Baba olmadığını iddia eden koca, bu karinenin aksini ispat etmelidir.


Koca, soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir. Bu dava ana ve çocuğa karşı açılır. Çocuk da dava hakkına sahiptir. Bu dava ana ve kocaya karşı açılır.


Babalık karinesini çürütmeye ilişkin ispat yükü de iddiayı ortaya atan kişinin üzerindedir; davayı açan taraf koca ise, koca, baba olmadığını ya da olamayacağını ispat edecektir.

Çocuk, evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmüşse, davacının başka bir kanıt getirmesi gerekmez. Ancak, gebe kalma döneminde kocanın karısı ile cinsel ilişkide bulunduğu konusunda inandırıcı kanıtlar varsa, kocanın babalığına ilişkin karine geçerliliğini korur.


Bu durumun ispat edilebilmesi için kocanın üreme yetisinin bulunmadığına dair sağlık kurulu raporu alması, gebe kalma döneminde anne ile birlikte olamayacağını ispatlaması (mesela o tarihte yurtdışında bulunduğunun ispatlanması), anne ile ayrı yaşadığını, cinsel ilişkinin olmadığını hususlarını ispat etmek zorundadır. Bu hususta hakim tarafından DNA testi gerçekleştirilmesi yönünde de karar verilebilecektir.


TMK Madde 284’e göre: “Soybağına ilişkin davalarda, aşağıdaki kurallar saklı kalmak kaydıyla Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uygulanır:

  1. Hâkim maddî olguları re'sen araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder.

  2. Taraflar ve üçüncü kişiler, soybağının belirlenmesinde zorunlu olan ve sağlıkları yönünden tehlike yaratmayan araştırma ve incelemelere rıza göstermekle yükümlüdürler. Davalı, hâkimin öngördüğü araştırma ve incelemeye rıza göstermezse, hâkim, durum ve koşullara göre bundan beklenen sonucu, onun aleyhine doğmuş sayabilir.


Bu tür davalarda hâkim; maddi olguları, re’sen araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder, dolayısıyla hakim tarafların kabul ve beyanları ile bağlı değildir; resen yani kendiliğinden somut olaya ilişkin maddi delilleri araştırır, tanık beyanlarını, bilirkişi raporlarını inceler, mevcut DNA raporu vb. belgeleri de dikkate alarak vicdanına göre bir karar verir.

Yukarıda alıntılamış olduğumuz Türk Medeni Kanunumuzun 284. maddesinde de belirtilmiş olduğu gibi: Bu tip davalarda taraflara ve üçüncü kişilere, inceleme ve araştırma zorunluluğunun doğduğu hallerde, sağlıkları yönünden tehlike oluşturmayan inceleme ve araştırmalara rıza gösterme zorunluluğu getirilmiştir.


Soy Bağının (Nesebin) Reddi Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme

Soybağının reddi davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin olmadığı yerlerde ise asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakacaktır.


Yetki hususuna ilişkin olarak, TMK Madde 283’e göre: “Soybağına ilişkin davalar, taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılır.


Soybağının Reddi Davasında Hak Düşürücü Süre


Koca, davayı, doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl, içinde açmak zorundadır. Çocuk, ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde dava açmak zorundadır. Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa, bir yıllık süre bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.


Eskiden her halde doğumdan başlayarak 5 yıl geçtikten sonra, kocanın böyle bir talepte bulunabilmesi mümkün olamamaktaydı. Ancak bu durum Anayasa Mahkemesi’nin 25/6/2009 tarihli ve E.: 2008/30, K.: 2009/96 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.

Çocuk için kayyım atanmışsa, atanmış olan kayyım, atama kararının kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde soy bağının reddi davasını açmak zorundadır.


Bu davayı açmakta haklı menfaati bulunan kimseler de, örneğin kocanın alt soyu, anası, babası veya çocuğun gerçek babası olduğunu iddia eden kişi; çocuğun doğumunu veya kocanın ölümünü ya da kocanın ayırt etme gücünü sürekli olarak kaybettiğini veya koca hakkında gaiplik kararı verildiğini öğrenmelerinden başlayarak bir yıl içinde soy bağının reddi davasını açabilirler.

Soybağının Reddi (Nesebin Reddi) Davasında Biyolojik Babaya Yönelik Tazminat Davası

Tazminat davası, haksız fiilde bulunan kişinin, zarar gören kişinin zararını karşılaması amacıyla açılan davalara verilen isimdir. Tazminat davasında kişilik hakları ihlal edilen şahıs, uğramış olduğu maddi veya manevi zararının tazminini talep etmektedir. Soybağının reddi davasında nesep bağının kaldırılmasına karar verilen baba, tüm şartlar gerçekleşmişse, biyolojik babadan çocuğa/çocuklara dair yapılan masrafları talep edebilecektir.


Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2019/85 Esas, 2019/314 Karar sayılı kararında:

“Dosya kapsamından; davalılardan E. Ç.’nın davacı ile evli olduğu sırada davalılardan A. V. ile davacının bilgisi dışında birlikteliğinden diğer davalı çocukların doğduğu anlaşılmaktadır. Davacının kendinden olduğunu sandığı çocuklar için gelişim süreçleri boyunca masraf yaptığı tartışmasızdır. Davacı bu giderleri davalı E. Ç. ile olayda kusurları bulunmayan davalı çocuklardan isteme imkanı bulunmasa da, çocukların biyolojik babası olan davalılardan A. K.’dan tazminini isteyebilir. Zira, davalı tarafından yapılması gereken harcamalar, durumdan haberi olmayan davacı tarafından yapılmıştır. Davacının maddi zararının tam olarak kanıtlanması ve tespiti mümkün değilse de, BK’nun 42/2 maddesinde hâkime tanınan “adalete tevfikan tayin” yetkisi istisna bir hükümdür. Haksız eyleme dayalı tazminat davalarında BK’nun 42/1 maddesi uyarınca ve genel olarak zararın varlığını ve miktarını ispat yükü davacıya aittir. Zarar miktarının ispatının mümkün olmaması halinde BK’nun 42/2 maddesi hakime adalete tevfikan tayin yetkisi tanımıştır. Şu hâlde, çocukların yaşı, eğitim durumu ve diğer şartlarla birlikte hayatın olağan akışı da gözetilerek takdir edilip, uygun bir miktar maddi tazminata da hükmedilmesi gerekirken reddedilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır…” ifadeleri ile, şartlarının oluşması halinde biyolojik babanın tazminat yükümlülüğünün bulunacağı belirtilmiştir.


Tıbbi İncelemeye İlişkin Karar Verilmiş Olmasına Rağmen Buna Rıza Gösterilmemesi

Tüm şartlar gerçekleşip tıbbi inceleme zorunluluğu doğduğunda taraflar ya da üçüncü kişi incelemeye rıza göstermezse sonucu ne olacaktır. Bu durumda kimsenin, zorla polis veya jandarma marifetiyle DNA incelemesi için kan örneğinin alınması, tahlil yaptırmaya zorlanması söz konusu değildir.

Ancak mahkeme tarafından tıbbi incelemenin gerekli görülmesi halinde bu incelemeyi kabul etmeyen taraf, iddiada bulunduğu ifadelerin aksi durum gerçekmiş gibi bir değerlendirme ile karşı karşıya kalabilecektir.

Soybağının (Nesebin) Reddi Davasının Kabulle Sonuçlanması

Soy Bağının Reddi(Nesebin Reddi) Davasının kabul ile sonuçlanması halinde; soy bağı ret edilen çocuğun üzerine kayıtlı olduğu babanın kaydında yer alan nüfus kaydı, kayden baba olarak görünen kocanın kaydına konuya ilişkin açıklama yapılmak suretiyle silinir.

Annesinin bekârlık (kızlık) hanesine, annenin bekârlık soyadı ile taşınır ve kaydedilir.


Annenin bekârlık hanesi tespit edilemezse, kayıtlı bulunduğu hanedeki nüfus kaydı kapatılır. Kayıtlı bulunulan idari birimdeki sonuna yeni bir aile sıra numarası altında anasının soyadı ile kaydı taşınır.


Soy bağı reddedilmiş olan çocuk, gerçek baba tarafından tanınabilir. Gerçek baba ile anne evlenirse evlenme ile soy bağı kurulabilir, gerçek babaya karşı babalık davası açılabilir.

Soybağı Reddedilen Çocuk İçin Ödenmiş Nafakaların Geri Ödenmesi

Soy bağının reddine ilişkin hüküm geçmişe etkili olarak sonuç doğurur, dolayısıyla hükmün etkileri geçmişe yürür. Çocuk doğumundan itibaren soy bağını ret eden kocaya ait olmayacak şekilde yeni bir hukuki statüye girer. Koca kendinden olmayan çocuk için ödemek zorunda kaldığı, boşanma kararında hüküm altına alınan iştirak nafakasını geri almaya hak kazanır.


Bunun yanında yukarıda bahsettiğimiz gibi diğer tüm şartların da mevcut olması halinde kayıtlarda baba olan kişinin, biyolojik babaya yönelik olarak tazminat davası açması da söz konusu olabilecektir.



İlginizi Çekebilecek Bazı Yayınlarımız:



NOT: Profesyonel olarak hukuki bir meslekle uğraşmayan kimseler, bir avukattan ücreti mukabilinde yardım almak zorunda olmasalar dahi hukuki usul ve esaslara ilişkin kurallar oldukça katı uygulandığı için en küçük bir hata, geri dönülmez kayıplar yaşatabilecektir. Bu nedenle boşanma davası için Ankara boşanma avukatı ile iletişime geçip Ankara aile avukatının profesyonel hukuki yardımından yararlanın. Detaylı bilgi için: Buraya tıklayarak bize ulaşın!

Desert in Dark

Büromuzda randevusuz görüşme yapılmamaktadır. Lütfen öncelikle arayıp randevu alınız.