Aile HukukuBağlı olduğu rehber: Aile Hukuku Nedir? Aile Hukuku Davaları Nelerdir?
Nafaka Ödenmezse Ne Olur? Nafaka Ödememe Suçunun Cezası Nedir? Nafaka Nasıl Ödenir? 2026
Nafaka Nedir?
Nafaka, bir kişinin, giderlerine katılmakla yükümlü olduğu kişi ve/veya kişilerin ihtiyaçları için mahkeme kararı gereği yapması gereken ödemedir. Nafaka türleri: yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, tedbir nafakası ve yardım nafakası olarak sayılabilir. Bu nafaka türlerinin her biri hukuki mahiyeti itibarıyla diğerlerinden farklılık göstermektedir.
Nafaka yükümlülüğünün ihlali hâlinde nafaka alacağı icra takibine konu edilebilir. Bunun yanında, makalemizin devamında ayrıntısıyla açıklayacağımız şartların varlığı hâlinde, alacaklının şikâyeti üzerine nafaka yükümlüsü hakkında üç aya kadar tazyik hapsine de karar verilebilmektedir.
Nafaka Türleri Nelerdir?
Türk Medeni Kanunumuzda düzenlenmiş olan nafaka türleri:
- Tedbir Nafakası,
- Yoksulluk Nafakası,
- İştirak Nafakası ve
- Yardım Nafakasıdır.
Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan tarafın, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimini sağlayabilmek için diğer taraftan, diğer tarafın mali gücü oranında isteyebileceği nafaka türüdür. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 175. maddesi bugün bu nafakanın “süresiz olarak” istenebileceğini öngörmektedir. İrat biçiminde ödenen nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklının evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK’nın 176. maddesinin üçüncü fıkrası).
Anayasa Mahkemesi, 04.06.2026 tarihli ve 2025/156 E., 2026/131 K. sayılı kararıyla TMK’nın 175. maddesinin birinci fıkrasındaki “...süresiz olarak...” ibaresini oy çokluğuyla iptal etmiştir (30.09.2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete). Mahkemeye göre yoksulluk nafakası yükümlülüğünün “hiçbir ölçüt belirlenmeksizin kategorik olarak süresiz öngörülmesi kusurlu olması dahi gerekmeyen nafaka borçlusu açısından ağır bir külfete neden olmaktadır”. Mahkeme, yoksulluk nafakasının kural olarak durumun gerektirdiği ölçüde belirli bir süreyle sınırlandırılabileceğini, belirli koşullarda ise yaşam boyu nafakaya hükmedilmesine imkân tanınabileceğini ve bu ölçütlerin kanunda açıkça gösterilmesi gerektiğini belirtmiştir. İptal hükmü, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra, 30.06.2027’de yürürlüğe girecektir; o tarihe kadar mevcut kural uygulanır. Anayasa’nın 153. maddesine göre iptal kararları geriye yürümez ve yürürlüğü ertelenen iptalin doğuracağı boşluğu dolduracak kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisinde öncelikle görüşülür.
İştirak nafakası, eşlerin her birinin müşterek çocukların eğitim, sağlık, bakım vb. giderlerine gelirleri oranında katılmaları yükümlülüğünden doğmaktadır ve boşanma davaları açısından kaynağını TMK’nın 182. maddesinde bulmaktadır. Boşanmada velayet hakkı kendisine bırakılmayan taraf, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmakla yükümlüdür. Dolayısıyla iştirak nafakasında nafaka yükümlüsünün boşanmada herhangi bir kusurunun olup olmadığı hususu dikkate alınmamaktadır.
Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim tarafından, dava süresince eşlerin ekonomik durumuna göre gerekli görülecek önlemlerin alınmasına ilişkin TMK’nın 169. maddesine dayanan nafaka türüdür ve tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için tarafların kusur durumuna bakılmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 06.10.2025 tarihli ve 2024/5441 E., 2025/8247 K. sayılı kararında da TMK’nın 169. maddesine göre “nafakaya hükmedilmesi için boşanma veya ayrılık davasının açılmış olması yeterli olup, kusursuz olmak şartı aranmamıştır” denilmiştir. Bu kural gereği, şartları oluşmuşsa boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu olan eş de tedbir nafakası alabilmektedir. Boşanma davasının sonuçlanması hâlinde yoksulluk ve/veya iştirak nafakasının şartları oluşmuşsa tedbir nafakasının iştirak ve/veya yoksulluk nafakası olarak devamına hükmedilir.
Yardım nafakası ise TMK’nın 364 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür; kardeşlerin nafaka yükümlülüğü ise refah içinde bulunmalarına bağlıdır.
Nafaka Ödenmezse Ne Olur?
Mahkeme kararıyla belirlenen nafaka ödenmezse alacaklı icra takibi başlatabilir; takip kesinleşince borçlunun maaşı, emekli aylığı ve malları haczedilebilir. Şartları varsa alacaklının icra ceza mahkemesine şikâyeti üzerine borçlu hakkında üç aya kadar tazyik hapsine de karar verilir.
Nafaka, kanundan doğan ve mahkeme kararı ile belirlenen bir yükümlülüktür. Nafaka alacakları kanunda öncelikli alacaklar arasında sayılmıştır: haczedilen malın satış bedeli alacaklılar arasında paylaştırılırken, İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 140. maddesi uyarınca 206. maddedeki iflas sırası esas alınır ve haciz talebinden önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş nafaka alacakları birinci sırada yer alır. Maaş haczinde de Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre işleyen aylık nafakanın tamamı borçlunun maaşından her ay kesilebilir; ayrıntısını aşağıda, maaş ve emekli maaşı haczi başlığında açıklıyoruz.
Ancak bu noktada nafakanın hangi kararla hükme bağlandığına bakmak gerekmektedir. Boşanma davası sürerken ara kararla hükmedilen tedbir nafakasının icra yoluyla takibi, ilamsız icra takibi yoluyla gerçekleştirilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 11.10.2018 tarihli ve 2018/13828 E., 2018/9636 K. sayılı kararına göre “Tedbir nafakasına ilişkin ara karar ilam olmadığı gibi, İİK'nun 38. maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden de değildir.” Tedbir nafakası davanın sonunda verilen hükümde yer almışsa aynı karara göre ilamlı takip yapılabilir ve bunun için hükmün kesinleşmesi beklenmez; Daire bu konuda “Anılan Yasa maddesinde, tedbir nafakasının infazı, ilamın kesinleşmesine bağlı tutulmamıştır.” demiştir. Yoksulluk ve iştirak nafakası ise boşanma hükmünün eklentisi olduğundan, boşanma hükmü kesinleştikten sonra ilamlı icra takibine konu edilir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 350. ve 367. maddelerinin ikinci fıkraları).
Nafaka borçlarının icrasında ayrıca, şikâyet süresi geçmemiş son aylara ait nafaka ile daha önceki dönemde birikmiş nafaka borçları açısından farklı uygulamalar söz konusu olmaktadır. Bu ayrımı aşağıdaki başlıklarda açıklıyoruz.
Son Üç Aylık Nafaka Alacağı Açısından Tazyik Hapsi
Nafaka ödenmezse, icra takibi başlatılmış ve icra emri borçluya tebliğ edilmişse, alacaklının şikâyeti üzerine borçlu hakkında üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Tazyik hapsi, şikâyet süresi geçmemiş ayların nafakası için istenebilir; bu da uygulamada şikâyetten geriye doğru yaklaşık son üç ayın nafakasıdır.
Nafaka nedeniyle icra takibi yürütülmesine rağmen nafakanın ödenmemesi hâlinde icra hukukumuza ilişkin istisnai bir uygulama ile karşı karşıya kalınması durumu söz konusu olacaktır. Ülkemiz hukuk sisteminde kural olarak borçlu bir kimsenin, salt borcunu ödememesi nedeniyle hapsedilmesi mümkün değildir. Ancak bu durumun bazı istisnaları mevcuttur ve nafakaya ilişkin kararların gereğinin yerine getirilmemesi de bu istisnai hâllerden birisidir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi:
“Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.
Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.”
Tazyik hapsine karar verilebilmesi için gereken şartlar, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 14.02.2023 tarihli ve 2023/893 E., 2023/837 K. sayılı kararında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.04.2005 tarihli ve 2005/17-7 E., 2005/37 K. sayılı kararına dayanılarak şöyle sayılmıştır:
- nafaka ödenmesinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması,
- aylık nafakanın tahsili için icra takibine başlanmış ve icra emrinin borçluya tebliğ edilmiş olması,
- borçlunun ilamda yazılı ödeme koşullarına uymaması,
- aylık nafakaya hükmedilmişse “icra emrinin tebliği ile şikayet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması”,
- borçlu tarafından nafakanın kaldırılması ya da azaltılması için açılmış bir davanın bulunmaması, dava açılmışsa sonuçlanmış olması,
- şikâyet hakkının kanuni süresi içinde kullanılması.
Listedeki "kesinleşmiş karar" şartı, boşanma davası sürerken ara kararla hükmedilen tedbir nafakasını dışarıda bırakmaz. Ara kararla hükmedilen tedbir nafakasının ödenmemesi üzerine yapılan şikâyette borçlu, takibin kesinleşmiş bir karara dayanmadığı gerekçesiyle beraat etmiş; Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 03.04.2019 tarihli ve 2019/4029 E., 2019/5398 K. sayılı kararında, yerine getirilmeyen nafakaya ilişkin kararın nafaka ilamı olabileceği gibi tedbir nafakasına ilişkin ara karar da olabileceğini belirten ihbarnameyi yerinde bularak bu kararı kanun yararına bozmuştur.
Takip talebinde birikmiş nafakanın yanında işleyecek (cari) aylık nafakanın da istenmiş olması gerekir. Yalnız geçmiş döneme ait birikmiş tedbir nafakasının istendiği bir takipte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kanun yararına bozma istemiş; Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 16.02.2021 tarihli ve 2020/9399 E., 2021/1570 K. sayılı kararında bu ihbarnameyi yerinde bularak tazyik hapsini kaldırmıştır.
Borçlu, nafakaya ilişkin davada kendisini bir avukatla temsil ettirmişse icra emrinin vekile de tebliğ edilmesi gerekir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 01.07.2025 tarihli ve 2025/4488 E., 2025/5031 K. sayılı kararında, icra emri borçlunun vekiline tebliğ edilmeden önce yapılan şikâyette suçun unsurlarının oluşmadığını belirten ihbarnameyi yerinde bulmuş ve borçlunun beraatine karar vermiştir.
Tazyik hapsi, şikâyet konusu yapılan ve şikâyet süresi geçmemiş aylara ait nafaka için verilir. Yukarıda andığımız 14.02.2023 tarihli kararda alacaklı, Eylül ayında havale edilen dilekçesiyle geriye doğru üç aylık nafakanın ödenmediğini ileri sürmüş; mahkeme ise Mart, Nisan ve Mayıs aylarının nafakası için tazyik hapsine hükmetmiştir. Daire kararı öncelikle, itirazın kararı veren hâkimle aynı kişi olan hâkim tarafından incelenmesi nedeniyle kanun yararına bozmuş; kabule göre de “dilekçenin havale edildiği Eylül ayından geriye doğru olan 3 ayın nafaka borcu ödenmediği için tazyik hapsine hükmedilmesi ve ilgili ayların nafaka borcu ödendiği takdirde cezanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği” vurgulanmıştır. Bu nedenle şikâyet süresi geçmiş daha eski aylara ait birikmiş nafaka için tazyik hapsi istenemez; bu alacaklar haciz yoluyla tahsil edilir.
Tazyik Hapsi Sabıka Kaydına İşler mi?
Hayır. Tazyik hapsi bir suç karşılığı verilen hapis cezası değil, borçluyu nafakayı ödemeye zorlamak için öngörülmüş bir yaptırımdır; adli sicile işlenmez, ertelenemez ve seçenek yaptırımlara çevrilemez.
Yargıtay kararlarında fiil "nafaka hükümlerine uymamak suçu" olarak anılmakla birlikte, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi yukarıda andığımız 14.02.2023 tarihli kararında tazyik hapsinin niteliğini şöyle açıklamıştır: “…disiplin hapsi veya tazyik hapsinin, bir suç karşılığı olmayıp kısmî bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış bir fiil karşılığı olarak uygulanan seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, ön ödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyen yaptırımlardır.” Tazyik hapsi nafaka borcunu ortadan kaldırmaz; ödenmeyen nafaka icra takibiyle istenmeye devam eder.
Birikmiş Nafaka Alacakları Açısından İcra Takibi
Birikmiş nafaka, zamanaşımına uğramamış olmak kaydıyla geçmişe dönük icra takibiyle istenir ve haciz yoluyla tahsil edilir; şikâyet süresi geçmiş birikmiş nafaka için tazyik hapsi istenemez.
Aynı takip içerisinde farklı hukuki statüye dâhil edilecek nafaka alacakları söz konusu olabilir. Zamanaşımına uğramamış birikmiş nafaka alacağı için geçmişe dönük icra takibine geçilebilmektedir (zamanaşımı için aşağıdaki başlığa bakınız). Haczedilen malların satış bedeli paylaştırılırken haciz talebinden önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş nafaka alacakları birinci sıradadır; bundan önceki dönemlere ait birikmiş nafaka alacakları ise imtiyazsız alacak olarak kendi sırasına göre işlem görür. Bu hususa ilişkin olarak İİK’nın 140. maddesi ile 206. maddesinin dördüncü fıkrasına dikkat edilmelidir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 206. maddesinin dördüncü fıkrası, birinci sıra:
“C) İflâsın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacakları.”
Aynı şekilde son üç aylık nafaka alacağına istinaden nafaka yükümlüsü aleyhine tazyik hapsi talep edilebilmekteyken, son üç ay haricinde birikmiş nafaka alacağı için böyle bir durum söz konusu değildir. Bu gibi detay hususlar da dikkate alınarak, hak kaybına uğranılmaması adına nafakaya ilişkin icra takiplerinin avukat yardımıyla yürütülmesi veya en azından bir avukat ile görüşülerek takibe ilişkin olarak hukuki danışma hizmeti temin edilmesini tavsiye etmekteyiz.
Nafaka Nedeniyle Borçlunun Maaşına ve Emekli Maaşına Haciz
Nafaka borcu için borçlunun maaşı da emekli aylığı da haczedilebilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre işleyen aylık nafakanın tamamı maaştan her ay kesilebilir; birikmiş nafaka için ise İİK’nın 83. maddesine göre kalan maaştan dörtte birden az olmamak üzere kesinti yapılır.
Kural olarak kişinin emekli maaşına haciz konulması mümkün değildir. Ancak 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 93. maddesine göre gelir, aylık ve ödenekler “88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez”; nafaka borçları bu yasağın dışındadır. Birikmiş nafaka için maaş ve emekli maaşı haczinde İİK’nın 83. maddesi uygulanır: borçlu ve ailesinin geçinmesi için gerekli miktar ayrıldıktan sonra kalan kısım haczedilebilir ve haczedilecek miktar maaşın dörtte birinden az olamaz.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 27.09.2018 tarihli ve 2018/3738 E., 2018/8845 K. sayılı kararında, birikmiş nafaka ile işleyecek yoksulluk nafakasının birlikte istendiği ve borçlunun emekli maaşının haczedildiği takipte, “işleyen aylık nafakanın tamamı için ve birikmiş nafaka alacağı için de bakiye maaşın ¼’ü oranında haczinde yasaya aykırılık bulunmamaktadır” denilmiştir.
Nafaka Borcu Sebebiyle İcra Takibi
Yukarıda bahsetmiş olduğumuz üzere, nafaka alacağı sebebiyle icra takibi yapılması mümkündür. Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus bulunmaktadır. Ara karar ile hükme bağlanan tedbir nafakalarına ilişkin olarak ilamsız icra yoluna başvurulması gerekmekteyken, mahkemece verilen nihai karar ile hükme bağlanan tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası veya yardım nafakası için ilamlı takip yoluna gidilmelidir. Takip talebinde birikmiş nafakanın yanında işleyecek aylık nafakanın da istenmesi, ileride tazyik hapsi istenebilmesi bakımından önemlidir.
Ayrıca yukarıda detaylı olarak bahsetmiş olduğumuz üzere birikmiş nafaka alacağı, haciz talebinden önceki son bir yıllık nafaka alacağı ve şikâyet süresi geçmemiş son aylara ait nafaka alacağına istinaden farklı uygulamalar söz konusu olabilmektedir. Bu hususlara ilişkin olarak bir avukatın yardımından faydalanılması tavsiye edilir.
Nafaka Ödenmezse Hapis Yatılır mı?
Evet, şartları varsa. Alacaklının icra ceza mahkemesine şikâyeti üzerine, şikâyet süresi geçmemiş ayların nafakası için borçlu hakkında üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir; şikâyete konu ayların nafakası ödenirse tazyik hapsi kalkar.
İİK’nın 354. maddesinin birinci fıkrasına göre şikâyetçi şikâyetinden vazgeçer ya da borcun ödendiği sabit olursa dava ve bütün sonuçlarıyla birlikte tazyik hapsi düşer. Hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra nafaka ödenirse borçlu tahliye edilir (İİK’nın 344. maddesi). Bu nedenle hakkında tazyik hapsi talebinde bulunulan kişi, şikâyete konu ayların nafakasını öder ve ödemeye ilişkin belgeyi icra ceza mahkemesine sunarsa tazyik hapsinden kurtulabilir; aksi hâlde nafaka yükümlüsü aleyhine tazyik hapsine hükmolunur.
Tazyik hapsi kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir. İtirazı, o yerde birden fazla icra ceza mahkemesi varsa numara olarak kararı veren mahkemeyi izleyen icra ceza mahkemesi, tek icra ceza mahkemesi varsa asliye ceza mahkemesi, icra ceza mahkemesi hâkimi ile asliye ceza mahkemesi hâkimi aynı kişiyse en yakın asliye ceza mahkemesi inceler; itiraz üzerine verilen karar kesindir (İİK’nın 353. maddesinin birinci fıkrası). Bu süre, 2024 yılında 7499 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle yedi günden iki haftaya çıkarılmıştır.
Nafaka Ödenmezse Ne Kadar Hapis Yatılır?
Nafaka yükümlülüğünün ihlali hâlinde üç aya kadar tazyik hapsine hükmedilir. Üç ay bir üst sınırdır; hapis süresi ödenmeyen nafakanın tutarına bağlı değildir. Aşağıda andığımız 13.05.2025 tarihli kararda belirtildiği üzere fiil, ilgili ayın nafakasının ödenmemesiyle oluşur; bu nedenle daha önce hakkında tazyik hapsine hükmedilmiş olan kişinin sonraki aylarda da yükümlülüğünü ihlal etmesi hâlinde tekrar şikâyette bulunulabilir ve yeniden tazyik hapsine hükmedilebilir. Tazyik hapsine ilişkin karar, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmez (İİK’nın 354. maddesi).
Çalışmayan Eş Nafakayı Ödeyemediği İçin Hapis Yatar mı?
Yatabilir. Çalışmamak tek başına tazyik hapsini engellemez; ancak nafakanın kaldırılması ya da azaltılması davası açılmışsa tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.
Çalışmayan eş de mahkeme kararı ile hükme bağlanan bir nafaka yükümlülüğünün bulunması hâlinde tazyik hapsine tabi tutulabilir. Ancak ekonomik durumu ile yükümlülük altında bulunduğu nafaka sorumluluğu arasında açık ve net bir tezat mevcut ise nafakanın kaldırılması ya da azaltılması talebinde bulunabilir. İİK’nın 344. maddesinin ikinci fıkrasına göre bu durumda tazyik hapsinin uygulanması davanın sonuna bırakılabilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 20.01.2026 tarihli ve 2026/227 E., 2026/222 K. sayılı kararında “dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir davanın bulunması halinde bekletici mesele yapılarak sonuçlanmasının beklenmesi gerekir” denilmiştir. Ancak aynı kararda, ayrıca açılmış bir kaldırma ya da azaltma davası bulunmadıkça, boşanma davası sürerken ara kararla hükmedilen tedbir nafakası için mahkemenin borçlunun gelirini araştırmasının bekletici mesele yapılamayacağı kabul edilmiştir.
Nafaka Nasıl Ödenir? Nafakanın Ödenmiş Olduğu Nasıl İspat Edilir?
Nafaka alacağına ilişkin olarak icra takibi başlatılmışsa, nafaka yükümlüsü tarafından ilgili icra dairesi hesabına ödeme yapılması gerekir. Ancak eğer henüz nafaka alacaklısı tarafından icra takibi başlatılmamışsa, nafaka alacaklısına elden veya banka hesabı üzerinden ödeme gerçekleştirilebilir. Bununla birlikte nafaka ödemesinin doğrudan nafaka alacaklısına yapılması hâlinde:
- Elden yapılan ödemelere istinaden yazılı ödeme belgesi alınmalı,
- Banka üzerinden havale yoluyla yapılan ödemelerde ise gönderimin hangi ayın nafakası için yapıldığı havalenin açıklama kısmına yazılmalıdır.
Nafaka Ödenmezse Nereye Şikâyet Edilebilir?
Nafakanın tahsili için icra dairesinde icra takibi başlatılır; tazyik hapsi için ise icra takibinin yapıldığı yerdeki icra ceza mahkemesine şikâyette bulunulur. Şikâyet, her ayın nafakası için o ayın nafakasının ödenmediği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde bir yıl içinde yapılmalıdır.
Nafaka yükümlüsü tarafından ödenmeyen nafaka alacaklarının ödenmesi için icra takibine başvurulabilir. Ara kararla hükmedilen tedbir nafakasının ödenmesi için ilamsız icra takibi, yoksulluk ve iştirak nafakası gibi nihai kararla hükme bağlanan nafakaların ödenmesi için de ilamlı icra takibi yoluna başvurulabilir.
Nafaka nedeniyle yürütülen icra takibine rağmen nafaka ödenmezse, nafaka yükümlüsünün üç aya kadar tazyik hapsine tabi tutulması istemiyle icra ceza mahkemesine şikâyette bulunulabilir. İİK’nın 348. maddesine göre bu şikâyette yetkili mahkeme, icra takibinin yapıldığı yerdeki mahkemedir. İİK’nın 347. maddesine göre ise “Bu Bapta yer alan fiillerden dolayı şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.”
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 13.05.2025 tarihli ve 2025/3010 E., 2025/3861 K. sayılı kararında, 2023 yılı Mart ayına ait nafaka için 26.07.2023 tarihinde şikâyette bulunulan olayda, “2023 yılı Mart ayına ait nafakanın ödenmemesi ile suçun oluştuğu, alacaklı vekilinin suçu öğrendiği tarihin, şikayete konu bu tarihli nafakanın ödenmediği tarih olarak kabul edilmesi gerektiği” belirtilmiş; üç aylık süre geçtiğinden şikâyet hakkı düşürülmüş ve tazyik hapsi kaldırılmıştır. Bu nedenle ödenmeyen her ay için şikâyet süresi ayrı işler ve şikâyette gecikilmemelidir.
Nafaka Borcu Zamanaşımı
Nafaka alacağı on yıllık zamanaşımına tabidir; ancak bu süre nafaka ilamının kesinleşmesinden değil, her ayın nafakasının işlediği tarihten itibaren hesaplanır. Takip gününden geriye doğru on yıldan eski nafaka zamanaşımına uğrar.
Nafaka alacakları da zamanaşımına tabi olabilecek nitelikteki alacaklardandır. Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 156. maddesinin ikinci fıkrasına göre borç bir mahkeme kararına bağlanmışsa yeni zamanaşımı süresi her zaman on yıldır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 23.09.2019 tarihli ve 2019/9724 E., 2019/13231 K. sayılı kararında bu sürenin nafakada nasıl işlediği şöyle açıklanmıştır: “Nafakaya ilişkin ilamlar, bir borcun veya bir hakkın varlığını belirten ilamlar gibi olmayıp, nafaka alacağı zaman geçtikçe borçlu zimmetinde tahakkuk edeceğinden, takip gününden geriye doğru on yıldan önce işlemiş olan nafaka alacağının zamanaşımına uğradığının kabulü gerekir.” Dolayısıyla nafaka ilamı on yıldan uzun süre önce kesinleşmiş olsa bile, takip tarihinden geriye doğru son on yıla ait nafaka istenebilir.
Zamanaşımı kendiliğinden dikkate alınmaz. TBK’nın 161. maddesine göre “Zamanaşımı ileri sürülmedikçe, hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz.” İlamlı takipte borçlu zamanaşımını, icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine başvurarak ileri sürebilir; icra emrinin tebliğinden sonraki dönemde gerçekleşen zamanaşımına dayanan istek ise her zaman yapılabilir (İİK’nın 33. maddesi). İlamsız takipte ise zamanaşımı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde ödeme emrine itiraz edilerek ileri sürülür (İİK’nın 62. maddesi). Başlatılmış ilamlı takip de son işlemden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (İİK’nın 39. maddesi). Bu nedenle birikmiş nafaka alacaklarının zamanaşımına uğramadan icra takibine konu edilmesi ve takibin takip edilmesi elzemdir.
Nafaka Takibinde ve Tazyik Hapsinde Süreler (28.10.2026 İtibarıyla)
- Tazyik hapsinin süresi: üç aya kadar (İİK’nın 344. maddesi).
- Tazyik hapsi için şikâyet süresi: her ayın nafakası için ödenmediği tarihten itibaren üç ay, her hâlde bir yıl (İİK’nın 347. maddesi).
- Tazyik hapsi kararına itiraz: tebliğden itibaren iki hafta (İİK’nın 353. maddesi).
- Tazyik hapsi kararının yerine getirilmesi: kesinleşmeden itibaren iki yıl içinde; bu süre geçerse karar yerine getirilmez (İİK’nın 354. maddesi).
- Nafaka alacağında zamanaşımı: takip gününden geriye doğru on yıl (TBK’nın 156. maddesi; Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 23.09.2019 tarihli kararı).
- Zamanaşımı itirazı: ilamlı takipte icra emrinin, ilamsız takipte ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün (İİK’nın 33. ve 62. maddeleri).
- İlamlı takibin zamanaşımı: son işlemden itibaren on yıl (İİK’nın 39. maddesi).
- Yoksulluk nafakasında “süresiz olarak” ibaresinin iptali: 30.06.2027’de yürürlüğe girer (Anayasa Mahkemesinin 2025/156 E., 2026/131 K. sayılı kararı).
Süreler, 28.10.2026 tarihinde mevzuat.gov.tr’deki güncel İcra ve İflas Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu metinlerinden ve Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankasından kontrol edilmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Bir ay nafaka ödenmezse hapis yatılır mı?
Tek başına yeterli değildir. Tazyik hapsi için önce icra takibi başlatılmış ve icra emri borçluya tebliğ edilmiş olmalı; icra emrinin tebliği ile şikâyet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcu bulunmalıdır.
Tazyik hapsi sabıka kaydına işler mi?
Hayır. Tazyik hapsi adli sicil kayıtlarına geçirilmez, ertelenemez ve seçenek yaptırımlara çevrilemez.
Nafaka ödenirse tazyik hapsi kalkar mı?
Evet. Şikâyete konu ayların nafakasının ödendiği sabit olursa dava ve tazyik hapsi düşer; hapis uygulanırken ödeme yapılırsa borçlu tahliye edilir.
Çocuğun iştirak nafakası ödenmezse de tazyik hapsi istenebilir mi?
Evet. İİK’nın 344. maddesi nafakaya ilişkin kararların tümünü kapsar; iştirak nafakası da bu kapsamdadır.
Ara kararla verilen tedbir nafakası ödenmezse tazyik hapsi istenebilir mi?
Evet. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, yerine getirilmeyen nafakaya ilişkin kararın tedbir nafakasına ilişkin ara karar da olabileceğini kabul etmiştir.
Birikmiş nafaka için tazyik hapsi istenebilir mi?
Şikâyet süresi geçmişse hayır. Tazyik hapsi yalnız şikâyet süresi içindeki ayların nafakası için istenebilir; daha eski birikmiş nafaka haciz yoluyla tahsil edilir.
Nafaka alacağı kaç yılda zamanaşımına uğrar?
On yılda. Süre her ayın nafakası için ayrı işler; takip gününden geriye doğru on yıldan eski nafaka zamanaşımına uğrar.
Yoksulluk nafakası artık süresiz değil mi?
Henüz değil. Anayasa Mahkemesinin “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararı 30.06.2027’de yürürlüğe girecektir; o tarihe kadar mevcut kural uygulanır. Mahkeme, belirli koşullarda yaşam boyu nafakaya imkân tanınabileceğini, ancak bu koşulların kanunda açıkça gösterilmesi gerektiğini belirtmiştir.
